Bildiğimiz gibi Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta
başrolünü oynadığı sahnenin yankıları büyük oldu. Belki söylediklerimiz
defalarca ifade edilmiştir. Biz yine bu tekrarları etmeden duramayacağız. Ne
demişler Ettekraru Ahsen velevkane yüz seksen. Yapacağımız tekrarın bazılarının
kafasına yerleşmesi gerekiyor.
Bu emekli bürokrat, elit gazeteci kısmını
artık anlamaya uğraşmıyoruz. Çünkü onların yaptığı saçmalıkların hiç birinin
lügatte adı yok. Psikolojide bu davranışa bir isim konmamış. Bu ağalarımız
Davos’ta geçen tartışmayı izlemediler. İzlemedikleri gibi bilmedikleri bir olay
hakkında yorum yapma zahmetine bile girmişler. Mesela “Kaptan Gemisinin”
başyazarı bunlardan birisidir. Tartışmayı sonradan youtube’dan izlediğini
Cumartesi günkü yazısında itiraf etti. Ama kendisi bir gün önce saydırmıştı
ağzına geleni. Haydi, genç gazetecileri anlayabiliriz de sizin gibi yaşınızı
almış bir gazetecinin bu hataya düşmesini neyle izah edebiliriz.
Bir olaya damdan düşer gibi atlamak insana
acı sonuçlar verir, insanı altından kalkılamayacak işlere sevk eder. Erdoğan’ın
tahrik olma, edilme sebeplerini görmeyip sadece olayı diplomatik üslupla
değerlendirmeleri anlamadan dinlemeden bir olay hakkında yorum yapma
hastalığının kendilerine ne kadar sirayet ettiğini gösterir. CHP’nin
milletvekillerine ne demeli ya.Sırf eleştirmek için eleştirdiler. Baykal
tepkilerin büyüklüğünü gördü ki Pazar günkü konuşmasında Erdoğan’a hak
veriyoruz demek zorunda kaldı.Bir MHP kadar olamadınız. Başbakan’ın en
muhaliflerinden olan MHP bir gün
bekledi. Ortamı ölçtü tarttı sonra hak verdi.
Benim düşüncelerime gelince, şunu söyleyeyim.
Dış politikasının yüzde doksanını beğenmediğim Erdoğan yerden göğe kadar haklı. Kibirliye
kibirli, küstaha küstah davranmazsanız kaybeden siz olursunuz.
Erdoğan bu çıkışıyla bir taşla pek çok kuş
vurdu. Seçimlerde partisinin oy oranını artıracak hamle yaptı. Filistin sorunun
uluslar arası platformda iyice dillendirilmesine katkıda bulundu. Türkiye’nin
reklamını yaptı. Arapların gözünde büyüdü.Türkiye’de masaya elini vuran lider
tanımlaması yapıldı. Başbakan öyle ya da böyle sesini duyurdu. Erbakan gibi
Libya liderinin yanında nezaketini devam ettirseydi ne olurdu? Onu pasif pısırık
ilan edenler Başbakan’a aynısını söylemeyecek miydi?
Yok, Hamas’mış, yok Deniz Feneriymiş, yok
Kasımpaşa üslubuymuş geçin bunları. Postayı koyan Erdoğan bağıranlar Şimon
Peres ve İsrail değil bizimkiler. İşte böyle bir Türkiye’de yaşıyoruz.
cuneytunal476@gmail.com