Salih Tuna
Yeni Şafak
Sana iki ay kimse çakmasın kafayı yersin!
Evet, karışım, "bileşik" değil.
Zira "bileşikleri" meydana getiren "elementler" özelliklerini kaybederler. (Halbuki birazdan adını vereceğim "elemanlar" N.Ş.A'da şahsiyetlerini sürdürüyorlar.)
Çok mu "kimyasal" oldu; peki, "romana" ne dersiniz?
Aziz Nesin, Zübük adlı ünlü romanında, Zübükzade İbraam Bey'in zübüklüğünü, birçok insanın içinde barındırdığı potansiyel "zübüklüğün" yansıması olarak anlatır ya, "bizimkisi" de o hesap!
Bir miktar Mustafa Mutlu saflığı...
Bir miktar Melih Aşık derbederliği...
Bir miktar Can Ataklı celadeti...
Bir miktar Nuray Mert izansızlığı...
Bir miktar M. Yakup Yılmaz solculuğu...(Bu Yakup 12-13 yaşından beri sosyalist olduğunu söylemiştir ki; tek başına bu bile sosyalizmin Türkiye'deki talihsizliğini açıklamaya yeter.)
Bir miktar Soner Yalçın tecessüsü...
Bir miktar Oray Eğin delikanlılığı...
Bir miktar Özdemir İnce şaşkınlığı...
Bir miktar Serdar Turgut malumatfuruşluğu...
Bir miktar Ahmet Hakan çeşitliliği...
Bütün bunların karışımı olsa da, "bizimki" alayından daha kurnaz, alayından daha "kıvrak", alayından daha "çeşit" bir insan evladıdır.
Evet, bildiniz, Ertuğrul Beyciğimden bahsediyorum.
TAMAMI İÇİN TIKLAYIN