Son Haberler
29.05.2012 Salı 17:17
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ERGÜN:
28.07.2010 13:29
SAKARYA (İHA) - Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 27 Nisan E muhtırası ile CHP'nin amaçları arasında tam bir amaç beraberliği olduğunun tespit edildiğini söyledi.
Bakan Ergün, bir dizi incelemelerde bulunmak üzere Sakarya'ya geldi. İlk olarak Sakarya Valiliği'ni ziyaret eden Ergün, basın mensuplarının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başbakan ile Büyükanıt AK Parti'yi iktidara taşımak için 27 Nisan e muhtırasında işbirliği yaptılar sözünü hatırlattı. Ergün de buna şöyle karşılık verdi: "27 Nisan günü olaylardan bağımsız olarak o sabah Türkiye'de TBMM Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci tur oylaması vardı. Muhalefet partisi 367 diye bir mevzuya takılmıştı.
367 kişi genel kurulda bulunmasın diye herkes elinden geleni yapıyordu. Çünkü 367 kişi genel kurulda bulunmazsa bu oylamanın geçersiz olduğuna dair Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunacaklarını açıkladılar. Onun için Anavatan Partisi hapsedildi. Bir operasyon orada yapıldı. Kimin yaptığını bilmiyoruz. Yalnız bir arkadaş kaçmış. Meclis'e gidemediler. Tuvalete dahi gidemediler." İkinci bir operasyonun CHP'de yapıldığını belirten Ergün, şöyle konuştu: "CHP'li arkadaşlar genel kurula girmediler. Genel kurula
milletvekillerini sokmadılar. Sadece gözlemci olarak bir temsilci bulundu. Ve dediler ki 367 kişi girecek mi girmeyecek mi. Saat 18.35'te CHP Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Bu oylama geçersizdir Cumhurbaşkanı seçimi yapılamaz diye. Bütün bu operasyonların amacı neydi Cumhurbaşkanı seçimine engel olmak. Aynı gün saat 23.05'te Genel Kurmay internet sitesinde bir bildiri yayınlandı. Aynı gün 18.35'te CHP Anayasa Mahkemesi'ne gitti. 4-5 saat sonra Genel Kurmay'ın internet sitesinden bir bildiri yayınlandı.
Bildirinin amacı neydi. Cumhurbaşkanının seçimine engel olmak. Bu kadar senkrenizasyon bu kadar işbirliği nasıl olabilir arkadaşlar."
E bildiri yayınlayanlar ile CHP'nin eylemleri arasında tam bir amaç beraberliği olduğunu anlatan Ergün, şunları söyledi: "Ve kısa vadede amaçlarına ulaştılar. Kısa vade de amaç neydi, Cumhurbaşkanlığı seçimine engel olmaktı. Engel oldular. Anayasa Mahkemesi tehdit edildi. Sayın Baykal tarafından eğer bizim istediğimiz kararı vermezseniz Türkiye karışır diye. Açın o günkü gazetelere bakın. Bizim istediğimiz kararı Anayasa Mahkemesi vermezse Türkiye karışır yani karıştırırız denmiştir. O gece internete
konulan bildiride gerekirse Türkiye siyasetine müdahale ederiz mesajı verilmiştir. Bu iki mesaj amaç beraberliği taşıyan mesaj değil midir. Ama önemli olan duruştur. Ertesi gün Türkiye'de ilk defa bir hükümet duruşunu ortaya koymuştur. İlk defa bir hükümet dik duruş sergilemiştir. Bunu yapanların yanlış yaptığını, bunu yapanların sorumluluk taşıyacaklarını ve bu sorumluluğun hesabını vereceklerini ifade etmiştir. Ve bundan sonra Türkiye'de her şey değişmiştir. Türkiye'nin akışı değişmiştir."
Nihayetinde seçim kararı alındığını anlatan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü: "İkinci hedeflerden biri de AK Parti hükümetini bitirmekti. Sürekli mitingler yapıldı. Miting alanlarına servis araçlarıyla kimler taşınmadı. Arkadaşlar bunlar o günün siyasi konjonktüründe hepimizin gördüğü ve yaşadığı olaylar. 22 Temmuz seçimleri için karar alındı. Ve AK Parti Türkiye'de ikinci defa iktidara geldi. Ama mücadele bitmiyor ki Cumhurbaşkanı seçimi yapıldı. Başka işler oldu bir kapatma davası yaşandı. Onun için
Kılıçdaroğlu'nun söylediği sözü tersine çevirirsek söylediği sözün muhatabı biz değil kendisidir. O bildiride CHP amaçları arasında tam bir amaç beraberliği tespit edilmiştir. Belki kısa vadede amaçlarına ulaştılar. Ama orta ve uzun vadede hükümetin duruşu sebebi nedeniyle amaçlarına ulaşamadılar. Herkes muhasebesini bu açıdan yapmalıdır."
Türkiye'nin büyük hedefleri olduğunu ifade eden Ergün, şunları anlattı: "2023 yılının Türkiye'sin de kişi başına düşen gelir 25-30 bin dolar olmasını hedefliyoruz. İhracatın 500 milyar dolara çıkarmış bir Türkiye olmasını istiyoruz. Cumhuriyet'in 100. yıldönümünde dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olsun istiyoruz. Aynı zamanda siyasi olarak hem küresel hem de bölgesel aktörü haline gelsin istiyoruz. Siyasi ve ekonomik kararların alındığı masada muhakkak bulunması lazım. Türkiye bölgesel güç olarak
mutlaka bulunması gerekir. Bunun için çaba harcıyoruz. Ama Türkiye bu hale kendi kendine gelmeyecek. Türkiye ilerliyor. Türkiye'de büyük bir potansiyel var. Bununla ilgili alt yapı oluşturuyoruz. Siyasi ve ekonomik alt yapılar oluşturuyoruz. Bunlar ne kadar iyi olursa yükselişimiz o kadar hızlı olacak. İlerleyişimiz hızlı olacak."
2023 yılı hedeflerine ulaşmak için hızı artırmak gerektiğini anlatan Ergün, sözlerine şöyle devam etti: "Bunun için üzerimizde yükleri azaltmamız lazım. Çok önemli reformları çıkarttık. Gerçekten büyük ilerleme kaydettik. Türkiye ihracatını 36 milyar dolardan 132 milyar dolara çıkarttı. Hızlı bir tempo gösterdik. Türkiye üretimini 230 milyar dolardan 740 milyar dolara çıkarttı. Türkiye üretimindeki seviye bu noktaya ulaştı. Fert başına düşen gelir 10 bin dolar üzerine ulaştı. Türkiye dünyanın 26.
ekonomisi iken 16. büyük ekonomisi haline geldi."
Türkiye'nin önemli bir sıçrama yaptığını anlatan Ergün, şöyle konuştu: "Ama bugün bazı ağırlıklarımızı bırakma günüdür. Türkiye reformlarını gerçekleştirebilirse daha hızlı ilerleyecektir. 12 Eylül'deki referandum bu konuları ilgilendiren referandumdur. Bazen bizden vergi indirimi olsun, enerji indirimi olsun istihdama destek verilsin diye teşvik istiyorsunuz. Bunların hepsinden önemli bunlardan daha önemlisi siyasi istikrar ve güven var. Eğer ülkede siyasi istikrar ve iyi bir hukuk devleti varsa iyi bir
demokrasi varsa iyi bir insan hakları ve özgürlükler zemini oluşturulursa bu en büyük teşviktir. Bundan daha iyi bir teşvik olamaz bunun değeri parayla ölçülemez. Diğerlerinin hepsinin parayla ölçülür değeri var. Ama hukuk devletinin değeri, iyi bir demokrasinin değeri, insan haklarının gelişmesinin değeri insan haklarına yapacağı katkı parayla ölçülemez. Eğer Türkiye bunu sağlayabilirse çok büyük bir değişimi sağlamış olacaktır. Hızı bugüne kadar daha farklı olacak. Aldığı mesele daha farklı olacaktır."
Bakan Ergün daha sonra büyükşehir belediyesi katı atık tesisinin açılışına katıldı.
(MA-İÇ-HO-Y)

28.07.2010 13:29:35 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.