Şanın yürüsün demagog!..
Gelgit şakraklı toplantıları; dillere yakışan yeni tabirlerle, ortamın cehaletini fırsat bilip, sahiplendiği dinleyenleri şişirme pahasına; hayranlık uyandırma, ilgi odaklama, takdir görüp, sınırlarını kaybetmiş tevazu içinde sırıtkan, sırıtan gülüşlerle nida nida; bilgi yoksunu, samimiyet yoksulu, yontulmamış egolu; hasetten hasletlenmiş gözler, özden dönme sözler, devşirme tafralarla, sakızcı, lezzetsiz dil tırtırlığı, kokusuz mumlar sıradanlığında, bir popülarite müptelası sıfatıyla; önemsiz demagog alıntıları ve benzetmeleriyle ballandıra ballandıra, nefessiz, acele acele anlatırken bir latife sever; kendisini göz ucuyla izleyenler, yavaş yavaş koltuklarında kaykılmakta ve iç çekmeler eşliğinde, söylenenleri iteleye öteleye, pirinçleri taşlarıyla, yanlışları sallanan başlarıyla, bir el kaldırıp söz almadan, uyuşmuş bir zihin bedenin olduğu yere çöken yılgınlığıyla, sevgiliyle geçirilen anlar tekrarı yahut gelecek zamanlar provası pembeliğinde, ayıksız bir efendilikle, her söylenene evet demekte...
Şanın yürüsün demagog!..
Bu konuda yok üstüne!..