Sarılmak...
Ve birbirini tamamlamış, tek parça görünen gençlere bakarken geçirdim aklımdan sarılma hissini, yağmur düşmez üzereyken...
Yan banktaki yaşlı adamın yüzüne sordum gördüklerimi, gülen gözlerimle göstererek onları...
Mutluluğun fevki anları, ne güzel işte!..
İki kişi sanıyorlar kendilerini koca dünyada o yüzden sıkı sıkı tutunuyorlar birbirlerine...
Yalnızlıklarını unutmaya çalışıyorlar muhtemelen...
Bertaraf edilen zorluklar var omuzlarından düşen görmüyor musun!..
Büyük cümleler sonrası ne kadar pişman olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlar, çok çok sıkı, çok çok uzun sarılarak, kendinden geçmiş kapakları inik gözleriyle...
Geceden akıllarını yiyen korkularından, endişelerinden arınıyorlar...
Ve güçleniyorlar...
Tarif edemedikleri, anlatamadıkları duygularını birbirlerine geçiriyorlar...
Tos vurarak yıkmaya uğraştıkları çığlıklarını sarılarak ezmeye çalışıyorlar...
Soğuk feryatlarına, ümitsizliklerine sıcak nefesler üflüyorlar...
İki ruhtan, bir ruh yaratmanın zevkini yaşıyorlar...
Bir de son demlerinde hissedecekler bu sıcaklığı...
Çok sevdikleri can dostları onları terk ederken...
Önce sevdikleri sonra kendileri kendilerini terk ederken...
Bilmem anlatabildim mi delikanlı!..