SEÇİM SONRASI AZGINLARI
Bu yazıda ki muhataplarımız, gerçek anlamda; “edepsizler, alçaklar. ahlaksızlardır!”
Yani din sahtekarlarıdır!..
Yani din sömürücüleridir…
Yani dini çıkarı için kullananlardır…
Yani seçim sonrası din maskesine bürünerek azgınlaşanlardır…
Öncelikle bunu belirtelim…
Bu köşede yazdığımız yazılarda yeri geldiğinde sahtekar dincileri eleştiririz.
Onlar adına, belki anlarlar diye önemli din bilginlerinin sözlerinden kitaplarından Kur’andan ve ayetlerden zaman zaman örnekler veririz.
Kısaca dini kullanarak dünya nimetlerine haksızca, utanmazca ve rezilce el koyan din bezirganlarından söz ederiz. Onları eleştiririz…
Hedefimizde hiçbir zaman gerçek dindarlar yoktur…
Onlara içtenlikle saygı duyarız…
Yobazlarla, düzenbazlarla işimiz olmaz…
Amma ve lakin, bize yorumlarıyla yanıt veren “militan dinci takımı” ( yani gerçek dindarlar değil, büyük olasılıkla cemaatçiliği çeteciliğe çevirmiş düzenbazlar) sürekli sözlerimizi saptırırlar…
Bizi dinden imandan uzak göstermeye çalışırlar…
Neredeyse şahsımızı din düşmanı ilan etmeye kalkarlar…
Çünkü yazdıklarımızı böyle anlamak ve olayı saptırmak işlerine gelir.
Zira onların da pek çoğu zaten tam anlamıyla din sahtekarıdırlar…
Gerçek Allah korkusu taşımayan, dini, namazı orucu, kişisel çıkarları uğruna kullanan, rant ve nema peşinde koşan, siyasete malzeme yapan uyanık cambazlardır…
Rezillikleri üstlerinden başlarından dökülür…
Her türlü günah sayılan, dinin karşı olduğu eylemlerin içindedirler ama dışa da halis dindar görünmenin çabası içerisindedirler…
İşte bunların, indimizde zerre kadar değeri yoktur…
Dedikodu, onu bunu kötülemek, çekiştirmek, arkasından konuşmak, en mahir olduğu konulardır…
Bazıları tahsil yapmış görünürler ama aslında zır cahillerdir…
Saygınlık açısından yerlerde sürünen yaratıklardır…
Bizi dine ve Müslümanlara saldırıyla suçlar, kendilerini saf ve temiz İslamcılar olarak lanse ederler…
Heyhat! Oysa onlar saf ve temizliğin uzağından bile geçmezler,,,
Riya, yalancılık, düzenbazlık bataklığının içerisinde boğazlarına kadar gömülmüşlerdir…
Sanırlar ki gösteriş için kıldıkları namazlarıyla, arı-duru Müslüman’dırlar…
Sanırlar ki, gösteriş için kıldıkları namazları Mâûn suresi ihtarına dahil değildir...
Sanırlar ki, her türlü kepazeliğin içerinde iken, toplumda makbul insandırlar…
Ey malum tayfa!
Müslümanlık kimsenin tekelinde, hele hele sizlerin tekelinde hiç değildir…
Allah kimin doğru kimin “edepsiz, alçak, ahlaksız” olduğunu en doğru bilendir…
Ülkede yaşanan kaos ve karmaşayı fırsat bilerek, akan salyalarınızla sakın ola giderek azgınlaşmanın, “edepsiz, alçak, ahlaksız” olmanın size sürekli prim ve puan getireceğini sanmayın!
Bu milletin çoğunluğu; gerçek Allah korkusu taşıyan, milletinin, vatanının, ülkesinin kıymetini bilmeyi en kutsal dava sayan, kendisine bu ülkeyi kurup miras bırakan büyük kurtarıcısına Yüce Atatürk’e gönülden bağlı asil yurttaşlardır…
Azgınlığınızın, rezilliğinizin pekişmesi olacağını, size ve çevrenize hiçbir yarar getirmeyeceğini bilin ve adımlarınızı ona göre atın…
Gerçek inanların tipik özelliği nedir biliyor musunuz?
Hiçbir zaman dini kullanarak ön palana çıkmazlar.
Toplumda olur olmaz yerlerde din edebiyatı yapmazlar.
İbadetlerini reklam penceresine oturtmazlar…
Genelde çevrelerinde her kesimin bireylerince; sevilen, sayılan, güvenilen insanlardır.
BURHAN ÖZBEY