Şehitlerin düğün günü
Kısa süre önce Güneydoğu’da 15 şehit verdik.
Bu yazının kaleme alındığı tarih, bayramın birinci günü ne yazık ki bir askerimizin daha şehit haberi geldi…
Yetim kalan yavruların, genç yaşta dul kalan eşlerin fotoğraflarını her gün gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında içimiz yanarak görüyoruz.
Artık tahammül gücümüz kalmadı!..
Yırtık çoraplı, ya da yalınayak yoksul şehit çocuk görüntüleri, yüreklerimizi parçalıyor!..
Genç yaşta vatanı uğruna toprağa düşmüş askerin perişan olmuş eşinin ve çocuklarının halini gördükçe, içimize sanki bir ok saplanıyor…
Bu ülkede vatan için kanını dökerek, can veren taze fidanların anne-babaları, aileleri, acı dolu bir bayram yaşarken; oğulları dizlerinin dibinde oturan, mutlu ve talihli kimi aileler (onlar her zaman talihli ve mutludurlar zaten) ölenler ölür, kalan sağlar bizimdir misali, lüks mekanlarda coşku içinde bayram kutlaması yapıyorlar!
Ateş düştüğü yakıyor tabi!..
Ahmetler, mehmetler, hasanlar, hüseyinler… sınır boylarında can veriyormuş, tuzu kuru takımlarının, “tatlı yaşam” talihlilerinin umurunda mı? Onlar için dünya her zaman toz pembe!..
Vatan, bayrak, millet, ülke sevgisi neymiş ki? Kâr, rant, köşe dönme, dünyalık yapıp keyif üzerine keyif çatma onlar için yaşam biçimi haline gelmiş…
X
Aylar önce Balıkesir’de bir şehit anasının, yavrusunun musalla taşında ki tabutuna kapanıp, haykırarak söylediği ve orada bulunanların yüreğini parçalayan şu sözlerini unutabilmek olanaklı mı?
“Hani oğlum durumun iyiydi. Günlerin güzel geçiyordu?”
“Hani yakında gelecektin?”
“Dostlar, bugün oğlumun düğün günü, oğlumun düğününü yapıyoruz!...”
X
Bu ülkede, şehit olan Mehmetçiklerimizin, musalla taşlarında, acılı analarının haykırışları arasında, birbiri ardına düğünleri (cenaze törenleri) yapılırken, “tatlı yaşam” içinde; siyaset kürsülerinde ağızlarından, din iman vatan millet sözleri eksilmeyen kimilerinin oğullarının, kızlarının muhteşem mekanlarda, rüya düğünleri yapılıyor…
Bir yanda “şehadet düğünleri!”
Öbür yanda ise, milyarlar, milyarlar harcanarak, toplumu ve acılı insanları hiçe sayarak, ister siyaset arenasında, isterse sosyal yaşamda olsun mutlu azınlığın “mutlu düğünleri!” göz kamaştırmaya devam ediyor…
İşte burası Türkiye!...
Eğer toplumsal barış, karşılıklı güven, saygı ve kardeşlik duyguları içerisinde dayanışma ve birliktelik istiyorsak, bu vatan için kanlarını dökmüş, canlarını vermiş Mehmetçiklerimizin acılı ana ve babalarının taze kederine, herkesten önce bu ülkeyi yönetenlerin, toplumun önünde olanların söylemleri ile değil, eylemleriyle, tavırlarıyla ortak olmaları gerekir!..
Önce onların davranış ve tutumlarıyla özverili ve tevazu içinde olmaları beklenir!..
Çıkıp siyaset kürsülerine, halka vatan millet nutukları atmak, hiç bir zaman gerçek vatanseverliğin ve millete örnek olunacak bir yaşamın portresi ve kanıtı değildir!..
Bir kez daha söylüyoruz, Türk halkı olarak, siyaset kulvarında ve devleti yönetmede, içi boş ve aldatmacı söylemlere artık karnımız tok!
Hem din iman, vatan millet diyeceksiniz, hem de şan, şöhret ve zenginliğin tutsağı olacaksınız!... YEMEZLER!...
Siyasetçi ve ülkeyi yönetenler olarak, eyleminizle, özverili, halk gibi ve halka saygılı olarak, GERÇEK TEVAZU içerisinde yaşıyor musunuz, işte o bizim için önemli ve inandırıcı olandır, söyleminiz değil!..
Gerisi boş ve koca bir ALDATMACADIR!...
Bilmem anlatabildik mi?
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com
burhanozbey21@hotmail.com
A ve