1-Kriz Televizyonları henüz etkiledi mi?
Henüz etkilemedi. Duyduklarımız ve gördüklerimiz “krizin ayak sesleri”. Televizyon yönetimleri şu an krize karşı tedbir alıyor. Zaten pek ümitli olmadıkları, iyi performans göstermeyen yapımlara tahammül göstermeyerek belki herzamankinden daha erken kaldırıyorlar. Devam eden yapımlarda indirim istiyorlar. Şiştiğini düşündükleri kadrolardan personel çıkarıyorlar. Bütün bunlar kriz dönemi refleksleri.
2-Televizyon kanalları krizi en yoğun ne zaman hisseder?
2008 sonuna kadar pek hissetmez, zaten yılın sonuna az kaldı.
Esas sorun 2009 reklam bütçelerinde yaşanacak. Bu bütçelerin ne kadar daralacağı krizin etkisini belirleyecek. Aslında kriz öncesinde bu yıl reklam harcamalarının geçen yıla göre artması bekleniyordu. Şimdi ise en iyimser hesap aynı kalması. Ancak özellikle yılın ilk yarısında reklam harcamalarında frene basılması bekleniyor.
Bu dönem olağan yaz sezonu rehavetiyle birleştiğinde, eylül ayına kadar televizyon kanallarını zor günler bekliyor olacak.
Kriz kendini şubat ayı ortasından itibaran yoğun hissettirecek.
3-Reklam harcamalarının azalması daha az reklam izleyeceğimiz anlamına mı geliyor?
Hiç sevinmeyin,hayır. Televizyon yöneticileri geçen krizlerdeki stratejilerine devam ederlerse, reklamcıların fiyat indir baskılarını kabul edecek ve aynı miktarda reklam yayınlayıp, daha az para alacaklar.Böylece her krizde dile getirilen “krizde reklam yapanın kazançlı çıkacağı” özlü sözü yine içi boş olarak kalacak.
Çünkü sorun “reklam verememe” sorunu olmaktan çok, kanallar için “ucuz reklam” sorununa dönüşecek. Ucuz reklam sorunu, kriz bittikten sonra da devam edecek. Reklam tarifelerinin normalleşmesi, hatta olması gereken seviyelere çıkması bayağı zaman alacak.
Bu durum krizden çok daha uzun sürecek ve daha yıpratıcı olacak. Ana kanal yönetimleri reklam tarifelerinde indirim yapmamakta direnir, mevzilerini korurlarsa, kısa vadeli şiddetli düşüş yaşamalarına rağmen, normalleşmeleri daha kısa sürecektir. Yoğun rekabetin yaşandığı kanalların arasında böyle bir mutabakat olması zor görünüyor.
4-Krizin televizyon kanalları üzerindeki olumsuz etkisi ne zaman biter?
Hemen hemen tüm dünya, 2009’u tüm sektörlerde kayıp yıl olarak görüyor. Ancak yukarıda bahsettiğim gibi televizyon pazarlama yönetimleri krizi iyi yönetirlerse, 2009 Eylül ayından itibaren, reklamverenin “ek bütçeler” çıkarması ile yavaş yavaş toparlanmaya başlayabirler. Aksi takdirde, kötü kriz yönetimi nedeniyle 2010 yılı, kriz bitse bile etkilerinin devam ettiği bir yıl olabilir.
5-Krizde nasıl bir televizyon izleyeceğiz? Diziler devam edecek mi?
Akla hemen diziler geliyor. Şu anda devam eden ve iyi performans gösteren yapımların tamamı kriz öncesi koşullarda tasarlandı.
Belki bir miktar karlardan ve bazı giderlerden kısarak doğal sezonlarını tamamlayabilirler.Ancak vasat performans gösterenler yayından kalkacak. Bunların yerine yeni ekonomik realiteye uygun tasarlanmış diziler yer alabilir. Dizilerde önemli maliyet başrol oyuncuları ve mekan kiraları ağırlıklı prodüksiyon giderlerinde.
Bu dönemde başrol oyuncuları fiyatlarını inmezse yeni yüzler görebiliriz. Televizyon, yeni “kriz dönemi starları” çıkaracaktır. Prodüksiyon kalitesi ve özellikle mekanlarda tasarruf beklenebilir. Bu durum,dizi senaryolarını etkileyecektir. “Binbir Gece” ve “Aşkı Memnu” gibi gösterişli hayatlar yerine, senaristler, daha sıradan hayatları yazabilir. Daha “ekonomik” diziler seyredebiliriz.
Tabi ne de olsa “dizi” televizyondaki en pahalı program türüdür.
Bu nedenle geçmiş sezonlarda olduğu gibi her akşam arka arkaya iki dizi yayınlanması pek mümkün görünmüyor. Sit-com’lar daha ekonomik yapımlar olduğu için önem kazanabilir.
Neredeyse unutulan stüdyo programları, talkshow’lar, eğlence –komedi show’lar, reality showlar, yarışmalar daha sık görülebilir.
Bazı kanallar tekrarlarla maliyet düşürmeye çalışabirler ama rating rekabeti süreceğinden bazı istisnalar dışında bu pek iyi sonuçları olacak uygulama olmayacaktır.
Sonuç olarak,krizin televizyon yayınları üzerinde olumlu bir etki yapacağını düşünüyorum. Şimdi kanal yöneticilerinin önemi çok daha artacaktır. Televizyon kanalı yönetmek ustalık isteyecektir. Televizyon kanalları dizi kanalı olmaktan çıkacak, gerçek televizyon kanalı olma yoluna girecektir. Kriz herzaman fırsata dönüşmeyebilir. Ama bu kriz, tıkanan Türk televizyonculuğu için bir fırsattır.