(ANKA) - Referandum çalışmaları kapsamında Bursa'daki temaslarını sürdüren Türker, çeşitli ziyaretlerde bulundu. Gittiği yerlerde vatandaşların sorunlarını dinleyen Türker, referandum konusunda değerlendirmelerde bulundu. Referanduma sunulan anayasa değişikliğinin, Türkiye'yi dikta rejimine götürecek nitelikte olduğunu belirten Türker, "Ülkesini düşünen herkes, referandumda "hayır' oyu kullanmalıdır" dedi.
-"DEĞİŞİKLİKLER YARGI BAĞIMSIZLIĞINI ZEDELEYECEK NİTELİKTEDİR"-
Türker, "AKP'nin dayatmacı tutumu, Anayasa değişikliğinde izlediği yol doğru değildir. Getirdikleri değişiklikler de Türkiye'de yargı bağımsızlığını zedeleyecek niteliktedir. Beş generalin 12 Eylül döneminde hazırladığı Anayasa ile Tayyip Erdoğan'ın dayattığı anayasa arasında hiçbir fark yoktur. Biz o değişikliğe karşı olduğumuz gibi, bugün yapılmak istenen değişikliklere de yargı bağımsızlığını zedeleyeceği için karşıyız ve "hayır' oyu kullanacağız" diye konuştu.
-"SİYASETİN YARGIYI KULLANMASI DOĞRU DEĞİL"-
Bursa'da Baro Başkanlığı'nı ziyaret eden Türker, burada hukukçularla buluştu. Bursa Barosu Başkanı Zeki Kahraman'la da bir süre görüşen Türker, iktidarın Türkiye'deki bütün kurumlara el attığını söyleyerek, "Siyasetin kendi istediklerini yapabilmek için yargıyı kullanması doğru değildir. Herkesin bu konu üzerinde dikkatle düşünmesi gereklidir" dedi.
-"BİR MESAJ OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ"-
Türker, gazetecilerin yönelttiği soruları da yanıtlayarak, Yüksek Askeri Şura'da yaşananları nasıl değerlendirdiğini soran bir gazeteciye, şu yanıtı verdi:
"YAŞ' ta yaşananlar, belli bir siyasi gücün, askeri yönetime hakim olma olgusudur. Bu şekildeki zorlamalar, sistemi yozlaştıran, kimi zaman darbeye, kimi zaman Türkiye'nin çıkarlarını ikinci plana iten bazı yapılanmalara götürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na tayin edilmesi gündeme gelen kişinin, birdenbire ifade vermeye çağrılması, zamanlaması bakımından oldukça manidardır. Aynı davada yargılanması ya da görüşüne başvurulması düşünülen bir tuğgeneral tümamiral olurken, Kara Kuvvetleri Komutanı olması gerekenin de terfi ettirilmemesi, tüm ülkede bir mesaj olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca, özellikle bir bölümünün önce atanması, bir bölümünün sonraya bırakılması da maalesef Yüksek Askeri Şura'nın işleyişine yönelik bir siyasi atraksiyondur."