“SİZİ BU MİLLEEET İKTİDARA GETİRMEEEZ!..”
Başbakan Tayip Erdoğan elinde mikrofon yüksek ses tonuyla Tüm Türkiye’nin önünde muhalefete yönelik aynen şöyle söylüyor…
“Sizi bu milleeet iktidara getirmeeeeez!…” , “Getirmeeeez!...”
Ana muhalefet partisi CHP başta olmak üzere, iktidar olma yolunda heveslenen tüm partilere yönelik bu söylem; acı gerçeğin yadsınmaz biçimde ortaya konmasıdır…
“Sizi bu millet iktidara getirmeeeez!” , “Getirmeeeeez!...”
Millet AKP’den umudu kesmiş ama ne çare ki alternatifi yok.
Sandık başına gittiğinde güven duyarak ve isteyerek oy verebileceği bir parti bulamıyor… Sonunda AKP, her seçimde tüm olumsuz gidişatına karşın, nasıl oluyorsa “kerhen”de olsa seçilen parti oluyor…
Peki, Başbakan işi abartmış mı?
Sanıyoruz ülkede çok sayıda kimse, Sayın Başbakan’ın söyleminde bir ölçüde haklılık olduğuna inanmıştır…
Neden mi?
Nedeni ise ortada...
Ana muhalefet partisi nerdeyse on yıllardır iktidar olamıyor…
Vatandaş, Ecevit’in bir iki dönemi hariç, sol partilere ve solcu liderlere oy vermiyor… Tartışmaya gerek yok seçim sonuçları ortada…
Başarısızlığı yıllarca kanıtlanmış bir lider, koltuğunu terk etmiyor…
Kim ne derse desin, bu mağlup lider üst üste aldığı seçim yenilgilerini, hakkında ki tüm eleştirilere karşın kendine dert etmiyor…
Sorun sol ideolojide değil. Sorun yıllar yılı, üst üste aldığı yenilgilere karşın koltuğunu terk etmeyen liderinde…
Halk ne için AKP’ye döndü ve iki üç dönemdir bu partiyi seçmede kararlılık gösteriyor? İcraatlarını çok beğendiğinden mi?
Belki ilk dönemde bakalım ne yapacaklar merakıyla Tayip Erdoğan’ı ve partisi AKP’yi denemeyi yeğlemiş olabilir. Ancak son seçimlerde her türlü başarısızlığa rağmen “kerhen” de olsa yine AKP dedi.
Neden dedi?
Çünkü Mesut Yılmazlı, Tansu Çillerli, Deniz Baykallı parti liderlerinin ne olduğunu anladı ve onlardan bir an önce kopmanın yolunun AKP’den geçtiğine inandı… Hala da bu konuda ki çaresizliğini sürdürüyor…
X
Kapıldığı evhamdan ötürü, 2002 yılı sonbaharında hiç gereği yokken ve partisi adına mevcut konjonktür lehte gözükmezken, erken seçimi gündeme getirerek ve bunun sonucu olarak; ülkeyi basiretsiz tutumuyla AKP’ye teslim eden Devlet Bahçeli ve partisi MHP’nin; bugün ülkenin bulunduğu kötü durumdan ötürü günahı büyüktür…
Bitmedi…
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını sağlayan tek faktör MHP’nin, Sayın Gül’ün seçilme ortamını sağlaması olmuştur… MHP’nin Sayın lideri bugün çıkıyor partisinin grup toplantısında, Cumhurbaşkanı’nın TBMM’de yaptığı konuşmalara, dış politikaya yönelik tutumuna, iktidar partisi AKP’ye karşı teslimiyetçiliğine yönelik en ağır eleştirileri yapıyor…
Sayın Bahçeli:
Önce 2002’de AKP iktidara getiren, sonra da 2007’de Sayın Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanlığına taşıyan siz ve partiniz MHP değil mi?
Zamanında basiretli davranarak, teslimiyetçi politikalar izlemeseydiniz, ülke yönetimini, bugün en ağır biçimde eleştirdiğiniz, hatta suçladığınız AKP’ye ve onun seçtiği Cumhurbaşkanı’na teslim etmemiş olmaz mıydınız?
AKP’yi de, Sayın Cumhurbaşkanı’ nı da o koltuklara taşıyan siz ve partiniz MHP olmadı mı? Şimdi çıkmış, hamaset nutukları atarak, AKP’ye ve Cumhurbaşkanı’na yönelik sözde en ağır eleştirileri yöneltiyorsunuz…
Sizin gibi ve Sayın Deniz Baykal gibi liderler koltuklarınızda oturmaya ve ikilemli tutum ve davranışlarınıza devam ettiğiniz sürece, bu milletin ne sizlerden ne de AKP’den kurtulması sanırız artık mucizelere kalmış durumda…
Sayın Bahçeli bizlerin çocuklarımıza “gemicik” alacak” yatlar katlar bahşedecek halimiz yok!.. Üniversite bitiren, vatan görevlerini tamamlamış on binlerce, yüz binlerce gencimiz, evlatlarımız, iş bulamamaktan ötürü, anne ve baba ve evlerine sığınmış durumdalar… Genç kızlarımız çeyiz sandıkları ve tükenmiş umutlarıyla, gözyaşı döken anne babalarının yürek yangını olmuş durumda…
Sayın Bahçeli…
Siz hiç, kendi yakın çevrenizden, bugün iktidar koltuğunda oturanlardan, iş bulamayan çocukları, evlenemeyen kızları olanları tanıyor musunuz?
Peki!.. Bu faciayı, eşitsizliği, haksızlığı ve yüreklerdeki isyanları kim yarattı, kimler yarattı?.. Söyler miusiniz?...
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com