ANKARA, 03/09(BYE)--- İsviçre'de yayımlanan St. Galler Tagblatt gazetesinin 3 Eylül 2010 tarihli sayısında, Jan Keetman imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan İstanbul çıkışlı yazının çevirisi şöyledir:
--Türk Pop Şarkıcısı Tarkan, Sular Altında Kalma Tehlikesiyle Karşı Karşıya Olan Antik Allianoi Kalıntıları İçin Devrede ve Bundan Dolayı Bir Bakanın Hışmına Uğruyor--
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, antik bir kaplıca merkezinin sular altında kalmamasına destek verdiği gerekçesiyle Türk pop şarkıcısı Tarkan'ı kamuoyu önünde topa tuttu. Pop yıldızı, Pergamon'un (Bergama) 18 kilometre kuzeydoğusundaki antik Allianoi kaplıcaları kalıntılarının Yortanlı Barajı suları altında kaybolmasını engellemek istiyor.
Eroğlu, şarkıcı Tarkan'ı, "Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin. Kimse kafasının anlamadığı işlere burnunu sokmasın." sözleriyle azarladı. Nihayetinde bir Bakan olarak kendisinin de şarkı söylemeye başlamayacağını belirtti. Bakan ayrıca, şarkıcının "kullandığı" gibi "Allianoi" diye bir yerin var olmadığını, sadece "Paşa Ilıcası" isminde bir yerin olduğunu söyledi.
--Keşif, Baraj Projesini Zora Soktu--
Günümüze kadar iyi bir durumda kalmış olarak ulaşan kalıntıları "Antik Allianoi Kaplıcaları" şeklinde tarif eden ilk kişi Tarkan olmadı. Bu sonuca varan, eski tarih komisyonu üyesi ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Yazıt Bilimcisi Helmut Müller oldu. Sonradan isminin "Paşa Ilıcası" olarak değiştirilmesi ise gerçeği ortadan kaldırmıyor. Bu durumda, yanlış bilgilendirilen Tarkan değil Bakan Eroğlu olmuş oluyor.
2005 yılına kadar yapılan kazılar sonucunda Allianoi'un bir kısmı gün yüzüne çıkarıldı. Helenistik ve Bizans dönemlerine ait kalıntılara rastlanan kazılar neticesinde, alışılagelmişin dışında oldukça iyi derecede korunmuş bir kaplıca ortaya çıktı. Bölgede yapımı planlanan Yortanlı Barajı projesi de böylece hukuki olarak tehlikeye girmiş oldu. Zira Allianoi'in artık Türk hukuk normlarına göre "kültür mirası" kategorisinde değerlendirilmesi mümkün olabilecek. 2005 yılında, Allianoi'la ilgili haberler üzerine Avrupa Konseyi devreye girerek UNESCO'nun da desteğiyle, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e hitaben kaleme aldığı bir mektupta, Türkiye'den kalıntıların korumaya alınmasını rica etmişti.
Mektup cevapsız kalmasına rağmen Anıtlar Yüksek Kurulu baraj projesini durdurdu ama kısa bir süre sonra kamuoyuna kapalı bir toplantı sonrası, projeye yeniden yeşil ışık yaktı. 2006 itibarıyla kazı izni verilmeyerek başka yeni sansasyonel keşiflerin önüne geçilmeye çalışıldı.
Sütun ve duvarların ortaya çıkarıldığı ören yerini yeniden bitkiler sarmaya başladı. Yol üzerindeki Allianoi tabelaları söküldü ve ören yeri kapatıldı. Böylece Allianoi, kamuoyunun dikkatinden kaçırılmaya çalışıldı.
--Sanatçılar Tarkan'a Destek Veriyor--
Ancak durum, pop yıldızı Tarkan'ın devreye girmesiyle yeniden değişti. Doğa Derneği üyeleri de Allianoi'in sular altında bırakılmak istenmesini protesto ettiler; kendilerini ören yerini çevreleyen tel örgülere zincirlediler.
Bakan Eroğlu, Tarkan'ı eleştirisiyle meseleyi gündemden düşürmeye çalıştıysa da amacı fazlasıyla ters tepti. Vakit kaybetmeden başka sanatçılardan da Tarkan'a destek mesajları yağmaya başladı.
Allianoi'yi kazılar sonucunda tamamen gün yüzüne çıkararak açık hava müzesi haline dönüştürmeyi yıllardan beri teklif eden Arkeolog Ahmet Yaraş'a da belki gün doğabilir. Yaraş, Allianoi'in turist çekebileceği ve böylelikle sadece "bazı büyük toprak sahiplerinin arazilerini sulamaya yarayacak" baraj yapımından çok daha fazla istihdam yaratılabileceği görüşünde.