BERLİN, 16/03(BYE)--- Tirajı günde 412 bin 30 olan liberal sol eğilimli Süddeutsche Zeitung'un 16 Mart 2010 tarihli sayısında, Christiane Schlötzer imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:
--Yunanistan ile Türkiye Karşılıklı Olarak Silahlanıyorlar ve Almanya Onlara Bu Konuda Yardımcı Oluyor--
Avrupa Birliği içinde hiçbir ülke silah satın alma konusunda Yunanistan kadar cömert değil. Ve AB'nin hiçbir devletinin alım gücü, borç batağındaki Yunanistan kadar az değil. Yunanistan'ın GSYİH'nın yüzde 4'ü askeri harcamalara giderken, diğer AB ülkeleri yüzde 1.5'la yetiniyor. Yunan Hükümet Başkanı Yorgo Papandreu daha birkaç gün önce bu dengesizliğe işaret etti. Bu orantısızlık yeni değil, ancak yine de Atina'nın daha çok tank ve denizaltı siparişi vermesine engel olmadı.
Sipri enstitüsünün raporunun da göstergi gibi, bu durum özellikle Alman ve Fransız şirketlerini sevindirebilir. Yunanistan, silahlarının yüzde 31'ini Alman şirketlerinden satın alıyor. Onlar da daha fazlasını ihraç etmeye hazırlar. Örneğin, Yunanistan'ın bir süre önce ilgi gösterdiği Eurofighter tipi savaş uçakları gibi. Sipri enstitisünün raporuna göre, Alman silah teknolojisinin en önemli alıcısı olan Türkiye ise, Yunanistan'dan çok daha iyi bir müşteri.
Şimdi, tüm bunların sorun olmadığı, sonuçta Yunanistan ve Türkiye'nin NATO ülkesi olduğu ve NATO üyelerinin diğer NATO devletlerine silah ihraç etmesinin yasaklanamayacağı söylenebilir. Bu doğru. Ancak, Yunanistan ve Türkiye özel bir vakadır. Ege'de kıyısındaki iki ülke yıllardan beri karşılıklı olarak silahla donanıyorlar. İki ülkenin savaş uçakları düzenli olarak it dalaşına girişiyor ve bu esnada zaman zaman can kaybı da yaşanıyor. Ege'deki soğuk savaş çok sayıda pilotun hayatına mal oldu. NATO ve AB, bu yüksek riskli oyunu çok uzun bir süreden beri seyrediyorlar. Atina ve Ankara'ya eleştiri yapıldığında da, dışarıya duyurulmuyor.
Türkiye'de esasen aşırı yüksek askeri harcamaları karşılayacak durumda değil. Ancak buna rağmen tıpkı Yunanistan gibi bolca silah satın almaya devam ediyor.
Generaller, güç gösterisinden feragat etmek istemiyorlar. Ege'nin iki yakasında bazı ortak çıkarların buluştuğu da oluyor. Ekonomik bakımdan gitgide birbirine kenetlenen iki komşu ülkenin 21. yüzyılda birbirlerine karşı ciddi bir şekilde savaşacağına tabii ki hiç kimse inanmıyor. Avrupa'nın kenarındaki silahlanma zamana aykırıdır.
Avrupa Birliği bu yüzden Ankara ile Atina'nın kıta sahanlığı ile uçuş yasağı bölgeleriyle ilgili anlaşmazlıklarını medeni bir şekilde -Adalet Divanında- çözmeleri yönünde baskı yapmalıdır. Papandreu'nun eline şimdi ülkesini silahsızlanma düşüncesine alıştırmak için iyi bir fırsat geçmiştir. Ve şayet Berlin ile Paris hükümetleri Yunanistan'a yardım etmek istiyorlarsa, o zaman Yunanlıları başka silah almaktan vazgeçirmeleri gerekir. Bu Almanya'da iş yerlerine mal olabilir. Ancak bu şekilde davranmak, Yunanların ödemedikleri faturaları daha sonra vergi gelirleriyle kapatmaktan daha dürüsttür.