BERLİN, 23/07 (BYE)---Tirajı günde 445 bin 820 olan liberal sol eğilimli Süddeutsche Zeitung'un 23 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Kai Strittmatter imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan İstanbul çıkışlı yazının geniş özet çevirisi şöyledir:
---İstanbul'un Belli Başlı Semtleri Tadilat Adı Altında Tahrip Ediliyor.
UNESCO, Bu Gibi Yerleri Dünya Mirası Listesinden Çıkartmayı Düşünüyor---
İstanbullu mimar Korhan Gümüş, şehrin mimari açıdan sürekli bir kayıp içerisinde olduğundan yakınıyor. İstanbul, 1985 yılında UNESCO tarafından "Dünya Kültür Mirasları Listesine" dahil edilmişti. Son yıllarda İstanbul'un Haliç, Fener ve Balat gibi eski semtlerinin bakımsızlığı gözlerden kaçmıyor. Bu nedenle UNESCO İstanbul'u "Dünya Kültür Mirasları Listesi'nden" çıkarmayı düşünüyor. Böyle bir şey yapılırsa bu İstanbul için adeta bir skandal olacaktır, zira İstanbul 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkenti ilan edilmişti.
İstanbul eski semtlerinin bulunduğu Fatih ilçesinin belediyesi UNESCO'nun projelerine karşı çıkmakla birlikte sabote ettiği biliniyor. Avukat Ayşegül Kaya, belediye yetkililerinin, Fener ve Balat semtleriyle ilgili Ortodoks Patrikhanesi'nin gizli planları olduğunu iddia ettiklerini ve semt sakinlerinin bu projeleri desteklememelerini istediklerini belirtiyor. Burada BM'nin desteğiyle Vatikan gibi bağımsız bir kilise devletinin kurulmak istendiği söyleniyor.
Bunlar acayip iddialar. Bu devlet vatandaşları arasında paranoyaya neden olmak konusunda gayet yeteneklidir. Ev sahiplerinin büyük bir çoğunluğu bu tür iddialar yüzünden UNESCO'nun restorasyon projelerine karşı çıkıyorlar. İşte bundan sonra AK Partili belediyeler devreye giriyorlar. Bir takım aracılar semt sakinlerinden eski evleri el konulacak tehditleriyle çok ucuz fiyatlara satın alıyorlar. Satın alınan evleri resmî makamlar kendilerince "restore" ediyorlar, yani bu evler yıkılıyor ve yenileri "Osmanlı stilinde" inşa ediliyor. Kendisi de bu semtte oturan Avukat Ayşegül Kaya, eski evlerin yıkılmasına karşı olduğunu ve buralarda emlak yolsuzlukları yapıldığını söylüyor.
Mimar Korhan Gümüş ise, belediyenin UNESCO'nun projelerine kendi kontrolü altında olmayacağı sebebiyle karşı çıktığını belirtiyor. Bu konularda "Türk usulü siyaset" yapıldığını söyleyen mimar, devletin, uzmanlara başvurma gereği duymadığını, eski eserlerin korunmasını dikkate almadığını ve böylelikle yolsuzluklara neden olunduğunu vurguluyor. İstanbul 2010 Kültür Başkenti komitesinde de yer alan mimar Korhan Gümüş, devletin resmî makamlarının inşaat şirketlerinin çıkarlarını koruduğunu hatırlatıyor.
UNESCO yıllardan beri İstanbul'un "Dünya Kültür Mirası Listesi'nden" çıkartılacağından söz ediyor. İstanbul'un birçok farklı yerinde restorasyon çalışmaları için arkeologların görevlendirilmeleri gerekirken, ihalelerin inşaat şirketlerine verildiği görülüyor. Önümüzdeki hafta UNESCO yetkilileri İstanbul'un durumunu görüşmek üzere Brezilya'da biraraya gelecekler.
Mimar Korhan Gümüş, İstanbul'un, "Dünya Kültür Mirası Listesi'nden" silinmesinin hükûmet için büyük bir rezalet anlamına geleceğini ve bir skandala sebep olacağını belirtiyor.