BERLİN, 18/08(BYE)--- Tirajı günde 445.820 olan liberal sol eğilimli Süddeutsche Zeitung'un 18 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Kai Strittmatter imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan İstanbul çıkışlı yazının çevirisi şöyledir:
--Türkiye, Giderek ABD'nin Şüphesini Üzerine Çekiyor; Öncelikle de İsrail ile Yaşanan İhtilaf Nedeniyle--
Her iki taraf da yalanladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bill Burton, "Hayır, hiç bir zaman ABD tarafından Türkiye'ye bir ültimatom verilmedi." açıklamasını yaptı. Sözcü, bu şekilde Financial Times'ta yayımlanan ve adı belirtilmeyen bir hükûmet görevlisine dayandırılan, Washington'un, Türkiye'yi silah ticaretine son vermekle tehdit ettiği yönündeki haberle arasına mesafe koymuş oldu. Haberde, Başkan Barack Obama'nın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyinde İran yaptırımlarına "hayır" demesi ve Ankara'nın İsrail'e yönelik sözlü saldırısının, Türkiye'ye silah satılmasına Kongreden onay almayı zorlaştırdığını söylediğinden söz ediliyordu. Sözcü Burton, "Bunların nereden çıktığını bilmiyorum." İfadesini kullanırken, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de benzer bir değerlendirmede bulunarak, "ABD ile bir sorunumuz yok." açıklamasını yaptı.
Ancak buna Türkiye basını bile inanmıyor. Milliyet, "Hava, Türkiye aleyhine bozuluyor" diye yazdı. Ankara, bazı Batılı ülkelerde, Türkiye'ye yönelik şüphelerin arttığını kabullenmek durumunda. Öncelikle de ABD ile iyi ilişkileri yara almış gözüküyor. Belki de gerçekten hiçbir zaman bir ültimatom verilmedi. Ancak ABD'nin, kendi görüşünce, Türkiye'nin dik kafalı politikasından memnun olmadığı da bir sır değil. ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birim Başkanı Philip Gordon, haziranda Obama ile Erdoğan arasında Toronto'da gerçekleşen buluşma vesilesiyle yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin NATO, Avrupa ve ABD'nin yanında olmaya devam ettiğine inanıyoruz. Ancak Türkiye'nin de bunu göstermesi gerekir. Son dönemde bu durum kimileri tarafından sorgulanıyor ve tek başına bu bile, ABD'nin Türkiye'yi bazı konularda desteklemesini zorlaştırıyor." ifadesini kullanmıştı. Bunun üzerine, Türkiye'nin ABD ile "her alanda" iş birliği yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, "Ancak, kimilerinin alıştığı Türkiye, artık yok. Bugün ülkemiz birçok cephede aktif rol oynuyor. Bu durum bazılarını şaşırtıyor." açıklamasını yaptı.
Washington ile Ankara arasında bir kırılma olduğuna kimse inanmıyor. Zira, her iki ülkenin birbirine çok ihtiyacı var. Bahse konu silah ticareti, örneğin Türklerin PKK'ya karşı mücadelede kullanmak üzere satın almayı arzu ettiği Reaper tipi insansız keşif uçaklarını kapsıyor. Buna karşın ABD, Afganistan'da ve ABD birliklerinin Irak'tan planlı bir şekilde geri çekilmesinde Türkiye'nin desteğine güveniyor. Hürriyet gazetesi daha pazartesi günü, Türk toprakları üzerinden geri çekilişle ilgili lojistik çalışmaların tamamlanmasına ilişkin görüşmelerin hız kazandığını duyurdu. Ancak, İran ve İsrail'le yaşanan olaylar yabancılaşmaya neden oldu.
Liberal Milliyet gazetesine göre, Türk hükûmetini, İran yaptırımlarına "hayır" demesine Batı'dan gelen eleştirilerden ziyade, onların İsrail'in Mavi Marmara gemisine yönelik saldırısıyla ilgili anlaşmazlıkta sergiledikleri "gitgide daha fazla hayal kırıklığı yaratan tutumu" şaşırtıyor. Çok sayıda ülkeden gelen gemilerle Gazze Şeridi'ne ablukayı kırmak isteyen filoya dahil olan Filistin yanlısı eylemcilerin gemisine yönelik saldırıda İsrailli askerler, sekiz Türk ile bir Türk kökenli Amerikalıyı öldürmüştü. Türkiye o dönemden beri İsrail'in özür dilemesini ve ölenlerin yakınlarına tazminat ödenmesini talep ediyor. Bu arada Türkiye'nin 30 ülke vatandaşının katılımıyla gerçekleşen filo olayını uluslararası bir mesele haline getirme girişimleri başarısızlıkla sonuçlandığı gibi, ülke eş zamanlı olarak ABD'nin de bu anlaşmazlıkta gitgide İsrail'in yanında yer aldığını da kabullenmek zorunda kalıyor. İsrail Başbakanı Netanyahu, Türk hükûmetini olayı bilinçli bir şekilde tahrik etmekle suçlamış ve öldürülenleri "fanatik teröristler" ve "paralı askeler" olarak tanımlamıştı.
Türkiye'de, Netanyahu'nun Atina ziyareti ki bu bir İsrail Başbakanının Yunanistan'a gerçekleştirdiği ilk ziyaret, dikkatli bir şekilde olsa da büyük endişe duyulmaksızın izleniyor. Atina'nın To Vima gazetesi salı günü, ikili ilişkilerde "yeni bir dönemin" başladığını yazarak İsrail Hava Kuvvetlerinin şimdiye kadar olduğu gibi, Türkiye yerine Yunanistan hava sahasında tatbikat yapmayı arzu ettiğini duyurdu. Bu yıl, İsrailli turistlerin çoğu da Türkiye yerine Yunanistan'ı tercih ediyor. Ancak Yunan Başbakanı Yorgos Papandreu'nun Ankara ile ilişkileri çok iyi olduğu için, birinin diğerine karşı koz olarak kullanıldığı izlenimi yaratılmamaya titizlikle özen gösteriliyor. Netanyahu'nun uçağı pazartesi günü Atina'ya indiğinde, kendisini karşılamak için sadece Turizm Bakanı Yardımcısı gönderildi.