SUDE VE DİLARA’NIN ACI KADERİ
Sude ve Dilara beş altı yaşlarında iki küçük kız.
İkisinin kaderi aynı… Biri öldü öbürü ablasız kaldı…
Sude, ablası 17 yaşında ki “talihsiz buse” yi hain teröre kurban verdi.
Dilara annesinin elinden açık bırakılan kanalizasyon çukuruna kaydı gitti…
İkisi de dünya tatlısı güzel mi güzel yavrucaklardı…
İkisi de yönetenlerin ihmal ve becerisizliğin sonucu “kara kaderlerini” yaşadılar.
***
Ölenler… Öldürenler… Şehitler…
Ana babaların yitirdikleri evlatlarının bayrağa sarılı tabutları önünde feryatları, çırpınışları… Gözümüzün önünden gitmiyor…
Son olarak, asker babasıyla bindiği otobüsün teröristlerce bombalanması sonucu, henüz 17 yaşında hayatının baharında yaşamını yitiren Buse’nin ölümü ve ardında bıraktığı kardeşi küçük Sude’nin, ablasının tabutu önünde gözyaşlarına boğulması, Türk milletini derinden sarstı… Türkiye ağladı…
Küçük yavrunun ağlayışı ve asker selamıyla tabutta ki talihsiz ablasını sonsuzluğa uğurlayışı, yüreğimize kor gibi düştü…
Yavrucağın ağlayışını gösteren fotoğraflara baktıkça, yüreğimizden volkanlar koptu..
Ne de güzel yavrucak…
O yaşta o olgunluk ve duruş, sanıyoruz kolay kolay belleklerden silinmeyecek…
Buse ve Sude iki kız kardeş…
Artık yolları ayrıldı…
Sude cik bundan sonra yaşamın merdivenlerini ablasız tırmanacak…
DİLARA
“Yaşlı ölüler arasında ki Dilara!
Dilara annesinin elinden melekler gibi kaydı gitti sonsuzluğa…
Henüz beş altı yaşlarındaydı…
Kapatılmamış bir kanalizasyon çukurunda çırpına çırpına yaşama veda etti yavrucak!
Kimileri Adına ihmal dedi,
Kimileri talih, kimileri kader,
Kimileri de ecel!...
Ama artık Dilara yok.
O gözlerinin içi gülen sevimli mi sevimli,
Güzel mi güzel Dilaracık şimdi öbür cihanda!
Sevgili okurlar;
Türkiye ağladı Dilara’nın arkasından!
Günlerdir unutamıyorum küçük yavrunun ölümünü!
Bir baba olarak içim çok açıyor!
Annesi ve babası adına yüreğim parçalanıyor!
Resmine baktıkça;
Allah’ım bu acıya nasıl dayanılabilir diye isyan ediyorum!
Sanki aşağıda ki şiir Dilara için yazılmış…
MEZARLIK
Dün akşam gün batmadan
Yaşlı ölülerin arasına
Bir küçük misafir geldi.
Çocuk bahçesinde kovası kalmış.
Kumların üstünde küçük küreği.
Besbelli çok yorgun hemen uyudu.
Doğruldu yerinden yaşlı bir ölü
Örttü örtüsünü:
Madem ki burada annesi yok,
Bu küçük kız bize emanet.
İlerde yatan başka bir ölü
Yavaşça seslendi:
Başında ki kurdeleyi çözüp katlayın
Ütüsü bozulmasın.
(Baki Süha Edip oğlu)
Allah Annesine babasına sabırlar versin!
Böyle bir ölümü biz unutamıyoruz,
Onlar nasıl unutabilecek ve bu acıya nasıl dayanabilecekler
Düşünmek bile istemiyoruz!
Cennet mekanında ışıklar içerisinde uyu güzel yavrum!..”
***
14 Mart 2007’de internette yayınlanan yazımız böyleydi…
O zaman da yanmış tutuşmuştuk…
Dilara’cık’da Sude’cik gibi dünya tatlısı güzel mi güzel bir yavrucaktı
Akıl almaz bir ihmalin sonucu uçtu gitti anne babalarının bağrından, Sude’nin güzel ablası Buse ve Dilara!
Anne baba olmaz olmak ne zor, ne zor!
Allah geride kalanlar sabırlar versin…
Ölen yavrularımızın mekanını Yüce Allah Cennet eyleyecektir.
Çünkü onlar tertemiz uçup gittiler bu cihandan…
BURHAN ÖZBEY