ANKARA, 07/09(BYE)--- Almanya'da yayımlanan Südwest Presse gazetesinin 7 Eylül 2010 tarihli internet sayfasında, Carsten Hoffmann imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan DPA kaynaklı ve İstanbul çıkışlı haber yorumun çevirisi şöyledir:
--30 Yıl Önce, 12 Eylül 1980'de Darbeciler Türk Anayasasını Yürürlüğe Koydu--
Halk, yıllardır devam eden modernleşme tartışmaları çerçevesinde, askerî iktidar döneminde yürürlüğe konan anayasa konusunda bir karar verecek. Pazar günü yapılacak referandum öncesi hükümetteki AK Parti; 20'den fazla değişiklik, daha fazla demokrasi ve özgürlük vaadinde bulunuyor. Buna karşın muhalefet, İslami-muhafazakâr AK Partinin, laik cumhuriyetin kalesi konumundaki yargı üzerinde söz sahibi olmak gibi bir hedefi olduğu konusunda uyarıyor.
Referandumun tam da askerî darbenin 30. yıldönümünde yapılması sadece bir siyasi sembolden ibaret değil. Reform paketi aynı zamanda darbecilerin yargılanmasının da yolunu açıyor.
"Evet" yönünde oy kullanacak olan Nobel edebiyat ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk, bu sayede halkın o dönemin askeri iktidarından hesap sorabileceğini söylüyor. Bu nedenle, parlamento seçimlerinde başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK partisine oy vermeyecek olanların dahi "evet" yönünde oy kullanmasını umuyor.
Erdoğan, parlamentonun yetkilerini ve halkın özgürlüğünü daha da güçlendireceğine dair söz veriyor. Bunun sonucunda, özel yaşama dair verilerin korunması ve hareket serbestîsi gibi haklar güçlenecek. Aynı zamanda laik muhalefetin oldukça etkili olduğu kurumların da iktidarına son verilecek. Yüksek yargı mensuplarının atanmasında parlamentonun da söz sahibi olabileceği şekilde değişiklik yapılacak. Oylama, paketin tümü üzerinde yapıldığından, halk ayrıntılar üzerinde söz sahibi olamayacak.
Her iki taraf da İstanbul'daki Taksim Meydanı'na seçmenlerini konuşlandırmış. Kalın harflerle yazılı "evet" ve Erdoğan'ın resmi önünde yerel siyasetçi Muzaffer Sert, "evet" için propaganda yapıyor. Muzaffer Sert, "Yüzde 60-65 'evet' bekliyoruz. Anayasayı AB mevzuatına uyumlu hale getireceğiz." diyor. Tartışmak için standa gelen "evet" karşıtlarına, Türkiye'nin güçleneceğini söylüyor. Ancak ülke, siyasi anlamda derin bir kutuplaşma içinde.
Böyle bir değişikliğe karşı, yargı ve ordunun önemli alanlarını kontrol eden laik Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cephe oluşturuyor. CHP 1923 yılında, modern Türkiye'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu. CHP kendini Atatürk'ün varisi olarak görüyor ve yıllardır –seçim sonuçları ne olursa olsun- devlet aygıtının üzerinde hakkı olduğunu iddia ediyor.
Erdoğan, daha fazla reform talep eden eleştirmenlere, "Bu önemli bir ilk adım. İlk kapı açıldıktan sonra diğer kapılar da ardı ardına açıldığı gibi sonunda en büyük kapı da açılır." diyerek önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimlerle teselli ediyor.