Süzgeç...
Sık delikli bir süzgeçtir hayat...
İnsandır ya süzülen...
Altına bakarsın o sıra...
Su gibi süzülenleri görürsün...
Bir de deliklerin kenarlarındaki süzükleri...
İnsanlıktır bazen boşalttığın tepesinden süzgecin...
Altına bakarsın, görünmez hiçbir şey...
Yapan unutmuştur çoktan...
Meşrebi bozuk yapılandır, hatırlayan...
Delikleri çevrelemiş...
Kendine iyilik yapanı, çelmelemeye çalışan...
Bazı geceler kadın süzersin, sabaha kadar...
Yüzüne bakarsın, karışıktır duygular...
Ya sen varsın, ya senden çok daha fazlası...
Ellerine bakarsın...
Ya senin parmak izlerin...
Senden çok daha kalıcı izler bırakmış olanlar ya...
Adam süzersin, arkadaş sohbetlerinde, yeni tanışıklıklarda...
Gözlerine bakarsın, anlaşılmazlığı görürsün...
Seçemezsin kendi göz rengini, eminsizlik, güvensizlik süzersin...
Dudaklarını akıtırsın sık deliklerden, inceden...
Tadını merak edersin çünkü...
Dostluk süzersin...
Vefasızlık, hercailik, unutulmuşluk kaplar süzgeci...
Akan safıyla yetinirsin fakat...
Sevgi süzersin...
Karşılıksızlık tüm delikleri tıkar, o kadar çoktur...
Ama kalan sana yetecektir, hayatının kalanında...
Nasılsa öyle geçer tek bir duygu vardır, hayat süzgecinin tesir etmediği...
Aşk süzersin...
Acısından ayıramazsın bir türlü...