Son Haberler
30.05.2012 Çarşamba 00:33
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TA NEA: SAYGILI TAYYİP ERDOĞAN
31.08.2010 14:00

ATİNA, 30/08(BYE)--- Tirajı günde 51.223 olan Ta Nea gazetesinin 28 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Aristotelia Peloni imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:

--Dinî Özgürlüklerle İletişim Oyunu--

Sümela Manastırı'nda düzenlenen ayinden sonra Atina, Ankara'nın tam not aldığını kabul ediyor. Şimdi Türkiye, Yunanistan'a karşı "Casus Belli"yi kaldırmaya niyeti olduğuna dair haberler sızdırıyor ve Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılmasıyla ilgili görüşmeleri gündeme getiriyor. Diplomatik kaynaklar bu stratejinin felsefesinin Tayyip Erdoğan'ın bir cümlesinde saklı olduğunu söylüyor: "Ne kaybettik? Gerçekte kazanıyoruz."

Son dönemde iftar sofraları, Türk İslamcıların dışarıya iyi görüntü verme çabasına dönüştü. Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'da bir iftar sofrasında, Sümela'da ayin yapılmasına izin verilmesiyle ülkesinin kârlı çıktığını kaydetti, daha doğrusu bir şey kaybetmediğini. Ancak diplomatik kaynakların dikkat çektiği gibi Türk Başbakan, Atina'da cami inşası konusunu yeniden gündeme getirme fırsatını değerlendirerek tüm sorunları karşılıklılık esasına göre gündeme getirmek isteyen Ankara'nın sabit taktiğine döndü.

Bir kaç gün önce, 161 Azınlık Vakfının iftarına katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Heybeliada Ruhban Okulu konusuna değinerek sorunun yasal olduğunu ve zorlukların aşılacağını belirtti. Şimdilik Ankara'nın önlemleri, Patrikhanenin sözde var olması için yabancı din adamlarına Türk tabiiyeti vermekle sınırlı. Bu tür bir hareketlilik ilk kez yaşanmıyor ve Türk makamları talebin yakın zamanda gerçekleşeceğini söylüyor. Ayrıca Türk basını, Atina'da cami konusu çözülmedikçe Ruhban Okulunun açılmayacağında ısrarlı.

--Temkinli Tutum--

Atina tüm bu gelişmelere ilgili ancak daha çok ihtiyatla takip ediyor, çünkü İslamcıların iletişim oyununu iyi oynadığını ve izlenim yaratmayı bildiğinin farkında. Ancak çoğu kez izlenimler ve gerçek arasında büyük fark var. Örneğin diplomatik kaynaklar Türk Başbakanın geçen sene ağustos ayındaki Büyükada ziyaretini ve Ekümenik Patrik ve Müslüman olmayanların liderleriyle görüşmesini hatırlatıyor. Orada liderlere sorunların çözüleceğine dair garanti vermişti. Erdoğan'ın Büyükada ziyareti, Komisyonun Türkiye'nin ilerleme raporunda iltifatlı yorumlarla yer almıştı. Ancak Heybeliada Ruhban Okulu yeniden açılmadı.

Bu yüzden Komisyonun bir sonraki raporunda Sümela'daki ayinle ilgili övgüleri şimdiden tahmin edenler az değil. Rapor hazırlanıyor ve kasım ayında tamamlanacak. Bu yüzden diplomatik kaynaklar Ankara'nın, insan hakları ve dinî özgürlüklerle ilgili Avrupa müktesebatını uygulamak taahhüdünü yerine getiriyor görüntüsü vermek istediğini söylüyor.

--Atina Temkinli--

Atina, Erdoğan hükûmetinin ilişkilerin düzeltilmesi niyetini memnuniyetle kabul ediyor ancak daha çok eylem görmek istiyor ve şu an bir çok şeyin Tayyip Erdoğan'ın 12 Eylül referandumu öncesinde izlenim yaratmak isteğiyle yapıldığını görmezden gelmiyor. Önümüzdeki aylar belirleyici olacak çünkü Temmuz 2011 seçimleri yaklaştıkça kimse Tayyip Erdoğan'ın, ılımlı tutumuna yatırım yapmaya devam edeceğinden emin değil çünkü milliyetçilerin de oylarını alması gerekecek.

Dışişleri Bakanlığı çevreleri şimdilik atılan olumlu adımları takdir ediyor ancak "Casus Belli"nin kaldırılması gibi daha ihtiraslı konularda temkinli davranıyor. Yetkili kaynaklar, kendiliğinden anlaşılır şeyleri önemli konulara dönüştürmemiz gerektiğini vurguluyor. Bu kendiliğinden anlaşılır şey, Türkiye'nin bir AB üyesi ülkeyi, kara sularını 12 deniz miline çıkarmak yönünde yasal hakkını kullandığı takdirde savaşla tehdit edemeyeceğidir. "Casus Belli"ye neden olan şeyin Yunanistan'ın, kara sularını 12 mile çıkarma hakkı tanıyan sözleşmeyi imzalamış olduğu tezi Ankara'nın sabit tezlerinden biridir. Diplomatik kaynaklar, "Böyle bir görüşme söz konusu değildir. Kara sularının genişletilmesi hakkımızdır ve bunun üstünde görüşme yapılamaz." diyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.