Taraf gazetesi olmasaydı ne olacaktı? Sarıkızlarla, eldivenlerle, ayışığıyla ve en son da Çiçek darbeleriyle mi yaşayacaktık?
Askeri istihbarat bu tür girişimleri kayıt etmiyor mu? Bu durumlardan hükümete haber vermiyor mu?
Üst düzey askeri bürokrasi debizim gibi bu işleri Taraf Gazetesi’nden mi duyuyor? Hatta hükümet de bunu Taraf’tan mı öğreniyor?
Taraf Gazetesi bütün bu gerçekleri yaşarken, onu desteklemek isteyen özgür sermaye sahipleri de ortada yok. Onlar da, Doğan Medyası da darbe işlerine pek kulak asmıyorlar.. Peki ülkenin en önemli konusu AB, demokrasi, refah toplumu, değil mi?
Kaç yıldır iktidarda olan AK Parti AB işi ile en fazla ilgilenen parti olmadı mı? İrtica bunun neresine konuyor?
Belge sahte mi değil mi?
Şimdiye kadar olan darbeler pek sahte olmadı da, bize bu işe ciddiyetle sarılmak gerek gibi geliyor.
Bu işe Taraf sarılıyor,
Ertuğrul Özkök sahtecilik arıyor. Zaten o 28 şubatın da bin yıl sürmesinden yanaydı
O sarıkızlara, eldivenlere, ayışıklarına romantik bakıyor olmalı. Zaten kadın yazarların da sarışınını seçiyor .Sayfaları iyi süsler diye belki.
Şimdi de Çiçek operasyonunu sevmiş olabilir mi?
Koskoca Doğan Medyasını sürüklüyor. Eriyor bu medya.
Kanser hastalığına düçar oldu. Kemoterapi gerek. Kanserli hücrelerin temizlenmesi ve yeniden özgür, bağımsız, sivil, demokrat hüvviyetine geçmeli.
Artık çelik çomak oynar gibi darbecilik oynanıyor.
Ahmet Altan’ın cesareti, dili, dünya görüşü toplumu sarsıyor. Eğreti Burjuvalar da bu özgün çıkışa prim vermiyor. Onlar darbeleri belki de seviyor. Kim bilir?
Taraf’ı destekleyecek özgür ve özgün bir sermaye sahibi yok.
Ne yazık..
İşleri yine bir kısım aydın sürüklüyor. Sırtında sermayesi gücü olmadan.