Tarihi karara doğru…
22 Temmuz’da halkımız ülke tarihinde son derece önemli bir seçim için sandık başına gidecek... Özgür iradesiyle oyunu kullanacak..
Bu seçimde ortaya çıkacak tabloya göre, büyük olasılıkla, ülkemiz, yeni bir dönemin başlangıcında olacak…
Türk demokrasi tarihinde emsali görülmemiş büyük Cumhuriyet mitinglerinden ve yaşanan son derece yüksek tansiyonlu gerilim günlerinden sonra, hiç kimse 22 Temmuz seçimini geride kalan günlerde hiçbir şey olmamış, Türk halkı tarafından önemli mesajlar verilmemiş gibi algılayıp hafife alamaz ve sıradan bir seçimmiş gibi göremez…
Biz bunca yaşın insanıyız, hiç bu zamana değin sayıları milyonlara varan insanın, sokaklara dökülüp ve alanları doldurarak böylesine büyük mitingler yaptıklarına; Atatürk ve bayrak sevgisinin, laiklik ve Cumhuriyet’e bağlılığın bu denli gür biçimde halk tarafından meydanları inlettiğine; mitinge katılamayıp, mitingleri televizyonları başında canlı olarak izleyen pek çok insanın; alanlarda Ulu Önder Atatürk’ün posterini bağrına basmış ay yıldızlı bayrağımızın, ellerde sular seller gibi aktığını görünce, gözyaşı döktüğüne son mitinglerde olduğu gibi hiç tanık olmadık…
Hiçbir siyasi gücün güdümünde ve önderliğinde olmadan milyonları sokaklara döktüren, alanları doldurtan, haykırtan ve isyan ettiren neydi? Niçin birdenbire bunca insan görülmemiş biçimde tepki ortaya koydu…
İşte bu önemli gerçeğin, sandık başına gidecek seçmenlerimizce çok iyi ve sağduyulu bakış açısıyla analiz edilmesi ve değerlendirilmesi gerekir… Bu ülkenin bir anayasası var… Anayasasında ilk üç madde de belirtilmiş vazgeçilemez ve değiştirilemez hükümler var… Türkiye Cumhuriyeti devleti; bağımsız, laik, demokratik, Atatürk ilkelerine bağlı çağdaş bir sosyal hukuk devletidir…
İşte bu temel kavram ve hükümler; varlığımızın, bütünlüğümüzün, kardeşçe ve dayanışma içerisinde yaşamamızın temel taşlarıdır… Bunu 70 milyon insanımızın kendi adları kadar kesin ve tartışmasız biçimde bilmesi gerekir..
Değerli okurlar;
Ülkemizi kutuplara bölmek isteyenler, bilinen emperyalist dış güçlerdir. Bir kere bu gerçeği hiç kuşku duymadan özümsememiz gerekir. Bu aralar gazetelerinde dergilerinde sevinç çığlıklarıyla “Artık iki Türkiye var” diye manşetler atıyorlar…
Bizi İslamcılar ve laikler diye iki ayrı kutupta göstermenin ve bunun pekiştirmenin yoğun çabası içerisindeler.
Biz ne denli birbirimizden kopuk ve ayrışmış olarak yaşarsak, onlar da o denli sevinç duyacaklardır. Halkı, kendi arasında ayrışmış bir milleti, önce içerden sonra da dış darbelerle çökertmek daha kolay olacaktır…
O nedenle, kesinlikle tek devlet, tek millet, tek vatan ve tek bayrak olan kutsal varlığımıza, bilmeden dahi olsa, zarar verici tavırlar içerisinde olmamamız gerekir…
Sağcısıyla, solcusuyla, sünnisiyle, alevisiyle, dindarıyla, laikiyle hangi etnik kökenden geliyor olsak da, bizler tek bir devletin fertleriyiz. Biriz ve bütünüz… Siyasi düşüncelerimiz, yaşam görüşlerimiz, dini inançlarımız kimi zaman ayrı da olsa, bizler Ay yıldızlı bayrak altında bütünleşmiş Ulu önderimiz Atatürk’ün aydınlattığı yolda, çağdaş dünya devletleriyle yarışan Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarıyız…
Çanakkale’de, Sakarya’da, Antep’te, Urfa’da, Sarıkamış’ta, İzmir’de hep birlikte mücadele verdik, birlikte bu topraklar için kan döktük..
Geçtiğimiz günlerde Emperyalist dış güçlerin güdümünde ki PKK denilen bölücü örgüt, Ankara’da militanı canlı bombayla yaptığı hain ve alçakça saldırı da, günahsız insanlarımızın canını aldı, onlarcasını yaraladı.
Hemen ardından, Güneydoğu’da yaşamlarının baharında 6 kahraman askerlerimizi, kahpece uzaktan kumandalı mayınla hayatlarından etti. Onlar şimdi şehitlik mertebesinde Yüce Allah’ın Cennet mekanında yerlerini aldılar… Şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerken, acılı ana babalarına, yakınlarına sabırlar diliyorum.
PKK denilen hainliğin, kahpeliğin, bölücülüğün, alçaklığın örgütü sanıyor mu ki, bu yolla çirkin emellerine ulaşıp, Türkiye’yi bölecekler…
Bu millet, nice kahramanlar yetiştiren asil ve kahraman bir millettir.
Bu millet, Mehmetçikleriyle demir perdeler gibi kalkan olup, vatanını sonsuza değin, her türlü alçağın saldırısından korumaya muktedir azimli kararlı, onurlu bir millettir.
Sevgili okurlar:
PKK denilen bela; alçaklığın, şerefsizliğin sembolü ve örgütü, bitecek! Mutlaka bitecek! Bundan kimsenin kuşkusu olmasın…
Yeter ki bizler birlik, bütünlük, kardeşlik ve dayanışmamızı bozmayalım… Emperyalist dış güçlerin oyununa kurban olup, birbirimizi zıt kutuplar olarak görmeyelim..
O nedenle, 22 Temmuz seçimlerinde, kullanılacak her bilinçli oy ülkenin aydınlık yolunda bir tuğla ve harç olacaktır… Türkiye Cumhuriyeti’ne, Atatürk ilke ve devrimlerine, ülke olarak çağdaş anlamda yücelmeye ve dayanışmaya verilen oylar, geleceğin huzurlu ve güçlü Türkiyesi için büyük bir talih olacaktır.
Seçim sandığını, birilerinden öç alma, birileriyle karşılıklı hesaplaşma ve zıtlaşmanın mücadele alanına çevirirsek, kaybeden bizler ve tabi ki bu güzel ülke olur… Eğer sağduyumuzla hareket etmez ve fanatik düşüncelere dayalı bir seçmenin ruh haliyle sandığa gidersek, inanın ki bunun sevinenleri, ABD ve AB olacaktır. Bundan hiç kuşkunuz olmasın. O nedenle, 55 gün sonra sandık başında, aman sağduyu demenin bir kez daha altını çiziyoruz
BURHAN ÖZBEY
burhanozbey21@hotmail.com
burhanaozbey@yahoo.com