Son Haberler
30.05.2012 Çarşamba 01:02
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TBMM BAŞKANI ŞAHİN(2): ANAYASA MAHKEMESİ KARLARINA BAZI TEDBİRLER GETİRİLMELİ
28.07.2010 13:18
TBMM Başbakanı Mehmet Ali Şahin, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa değişikliği ile ilgili verdiği kararın ardından, "Anayasa Mahkemesinin bazı yetkilerinin kısıtlanabileceği" şeklindeki sözlerine açıklık getirdi. Şahin, "İleride bu tür kararların tahakkuk etmemesi ile ilgili birtakım tedbirler alınması gerekiyorsa, bunlar da alınmalı dedim. Anayasa değişikliği şeklinde de olabilir. Anayasanın 148. maddeye bu konuda farklı bir yaklaşım getirilebilir. O bakımdan benim açıklamamda, bir daha bunların yaşanamaması ile ilgili alınması gereken tedbirler varsa bunları alalım, düşüncesinden ibaret" dedi. ANKARA (ANKA) - TBMM Başbakanı Mehmet Ali Şahin, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa değişikliği ile ilgili verdiği kararın ardından, "Anayasa Mahkemesinin bazı yetkilerinin kısıtlanabileceği" şeklindeki sözlerine açıklık getirdi. Şahin, "İleride bu tür kararların tahakkuk etmemesi ile ilgili birtakım tedbirler alınması gerekiyorsa, bunlar da alınmalı dedim. Anayasa değişikliği şeklinde de olabilir. Anayasanın 148. maddeye bu konuda farklı bir yaklaşım getirilebilir. O bakımdan benim açıklamamda, bir daha bunların yaşanamaması ile ilgili alınması gereken tedbirler varsa bunları alalım, düşüncesinden ibaret" dedi.
Şahin, 23. Yasama Dönemi, 4. Yasama Yılını değerlendirme toplantısını ardından, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Ergenekon Davası sürecinde 102 tutuklama kararının ardından, Hatay'da yaşanan terör olaylarında şehit düşen güvenlik güçlerinin cenaze töreninde İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, "temizleyin şu Amanosları" açıklaması üzerine bir vatandaşın, Ergenekon Davası'nda tutuklanan ve tutuklanma kararı çıkan askerleri kast ederek, "nasıl temizlesinler hepsi içerde" şeklindeki sözlerini hatırlatan bir gazeteciye Şahin, Türkiye'nin bir hukuk Devleti olduğunu, Anayasal ve kanunlar çerçevesinde yargısal faaliyetlerin yürüdüğünü belirtti.
Şahin, Ergenekon Davası sürecinde yakalanan, tutuklanan ve gözaltına alınanlara ilişkin değerlendirmesini, "yargısal bir faaliyettir. Türkiye'de kuvvetler ayrılığı ilkesi vardır. Yakalanan komutanlarla ilgili olarak yasal süreci takip ediyoruz. Yargı kararı herkesi bağlar. Benim konumum nedeniyle yorum yapmam doğru olmaz" yanıtını verdi.

-İMAM HATA YAPARSA CEMAAT NE YAPMAZ-

Şahin son yaşanan terör olayları ve konuda gelen tepkilerle ile ilgili de şu değerlendirmeleri yaptı:
"Bu olaylardan dolayı hepimiz üzüntü duyuyoruz. Ancak bu olaylara bakanak gelecekle ilgili endişe duymamız gerektiği kanaatindeyim. Çünkü milletimizin mayası sağlamdır. Kimler bu olayı, hangi nedenlerle çıkardı, hiç kuşkusuz ki, bunlar yargı organlarımız tarafından ortaya çıkarılacaktır. Yasalar uygulanacaktır. Ancak, herkesin bu süreçte sorumlu davranma görevi vardır diye düşünüyorum. Öncelikle siyaset ve siyaset kurumunun mensuplarının sorumlu davranmakta daha titiz olması gerektiği kanaatindeyim. Siyaset kurumlarının temsilcileri diye kendimi de kast ediyorum. Toplumda gerginliklere yol açacak, siyasi görüşleri farklı da olsa, vatandaşlarımız arasında zıtlaşmaya ve ayrışmaya yol açacak, beyanlardan şiddetle kaçınmak zorundayız. Birbirimize hitap ederken kullandığımız kelimeler, ve seçtiğimiz üslubun kendi tabanlarımızda ne gibi yansımaları olduğunu konuşurken düşünmek zorundayız. Siyasiler halkımızın oylarıyla ülkemizi yönetmeye talep olanlardır. Mutlaka ülkemizde birliğin bütünlüğün, karşılıklı sevginin dayanışmanın devamı için hepimiz ayrıca söz ve davranışlarınıza özenle itina göstermesi gerekiyor. Bizim bir ata sözümüz var, kimse üzerine alınmasın; "imam hata yaparsa cemaat ne yapmaz' o nedenle halkın önderleri durumunda olan kişiler olarak halkımızın olumsuz etkileneceği söz ve tavırlar içerisinde olmamamız gerekir diye düşünüyorum."
Şahin, bir gazetecinin son günlerde bazı köşe yazarlarının, "Türklerle Kürtler artık bir arada olamaz" şeklindeki yazılarını hatırlatması üzerine, herkesin bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yapması gerektiğine işaret etti.
Şahin, TSK'nın 35. Maddesi ile ilgili bir uzlaşı komisyonu kurulması yönünde parti gruplarına bir çağrı yapıp yapmayacağına ilişkin soruya, Meclis'in tatilde olduğunu ve ancak teklifin verilmesinin ardından Meclis olağanüstü toplantıya cağrılması durumunda bir başvuru olursa o zaman düşüneceğini ifade etti.
Bir gazetecinin sözlü ve yazılı soru önergelerinin bu yasama yılında cevaplandırma oranının düştüğüne yönelik durumun bir sorun oluşturup oluşturmadığına şeklindeki sorusunu yanıtlarken, bunun yasama yılı sonunda değerlendirildiğini belirterek, "Bu sözlü soru önergelerin zamanında cevaplandırılmaması durumunda Meclis Başkanlığı'na geri gönderiliyor. Biz cevaplandırılmaması durumunda gerekli uyarıyı yapıyoruz. Buna rağmen de cevaplandırılmaması halinde, gelen kağıtları yayınlıyoruz" dedi.
Sözlü soru önergelerine cevap açısından oranı oldukça düşük göründüğünü ifade eden Şahin, "Salı günleri sayın bakanlar bu sorulara cevap vermeye gayret ediyorlar. Ama çokça soru olunca, sadece salı günü bir saatlik süre içinde bu soruların cevaplandırılması yetmeyebilir. Ben, tabii ki denetim günlerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ve bu sözlü soru önergelerinin de o gün bakanlarımızca cevaplandırılmasının Meclisin denetim yapması açısında önemli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

-ANAYASA'NIN 148. MADDESİ-

Şahin, bir gazetecinin Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa değişikliği konusunda verdiği kararın ardından yaptığı açıklamayı hatırlatarak, "Anayasa Mahkemesi'nin bazı yetkilerinin sınırlanması gerektiğini açıkladınız, Ama içeriği konusunda da bilgi vermediniz, bunu biraz açar mısınız" şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:
"Benim Anayasa değişikliği ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararı üzerine yapmış olduğum değerlendirme tamamen TBMM'nin hukukunu koruma düşüncesiyle sarf ettiğim düşüncelerdi. Mademki burada erkler ayrılığı ilkesi vardır. Her erk diğerine saygı gösterecektir ve diğerlerinin alanlarına müdahale etmeyecektir. Ben Anayasa Mahkemesinin, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceleme yapabileceğini, esasa giremeyeceğini, bunun Anayasada açıkça yazılı olduğunu ama bütün bunlara rağmen geçmişte bir kez, şimdi yeni olarak, Meclisin Anayasa yapmayla ilgili yetki alanına bir müdahale olduğunu söyledim. TBMM olarak bunu benim söylemem de görevimdi. Çünkü, TBMM'nin hukukunu öncelikle koruma görevi Meclis Başkanlığına aittir. Ben de bu görevi yerine getirdim. İleride bu tür kararların tahakkuk etmemesi ile ilgili birtakım tedbirler alınması gerekiyorsa, bunlar da alınmalı dedim. Anayasa değişikliği şeklinde de olabilir. Anayasanın 148. maddeye bu konuda farklı bir yaklaşım getirilebilir. O bakımdan benim açıklamamda, bir daha bunların yaşanamaması ile ilgili alınması gereken tedbirler varsa bunları alalım, düşüncesinden ibaret."(ANKA/SON)
(BK/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.