“TEDAVÜLDEN KALKMIŞ OLAN TİPLER!”
Başbakan’ın son günlerde yaptığı kimi konuşmalar, gerçekten ülke adına düşündürücü ve ürkütücü. Bunca yaşın sahibiyiz, geçmişte bir başbakanın böylesine ve de sık sık dozu önemli ölçüde kaçan talihsiz konuşmalar yaptığına hemen hemen tanık olmadık.
Bu durumda, şu sıralar Tayip Erdoğan’ın sinirlerinin göründüğünden de öte bir hayli bozuk olduğunu daha açıkça anlayabiliyoruz.
“Son zamanlarda bazı tedavülden kalkmış tipler ‘onursallık’ diye de bir sıfat almışlar, konuşuyorlar”
İster inanın isterse hayret edin, Sayın Başbakan’ın söyledikleri basında çıkan haberlere göre tamı tamına böyle.
Değerli okurlar
Ülkenin durumuna ve gelinen noktaya bakın!
Böylesine aşırı tepkili, şaşırtan ve incitici konuşmaların yapıldığı bir konjonktürde, o ülkede, halkı bütün olarak kucaklayan, insanlara gelecek konusunda güven ve huzur veren istikrarlı ve tutarlı bir yönetimin varlığından söz edebilir misiniz?
Başbakan’ın bu söylemi ile kime ya da kimlere mesaj gönderdiği açıkça ortada… Anlayan anladı. Bizim ayrıca yorum yapmamıza gerek yok.
Sorun bakalım çevrenize, AKP militanı olmamak koşuluyla, Başbakan’ın bu sözlerini, (tabi bu üslupla) onaylayan tek bir vatandaşa rastlayabilir misiniz?
Sayın Başbakan!
Ülkenin Başbakanı olarak, tabi ki sizin de iktidarınıza, partinize yönelik eleştiriler karşısında, eleştirilere katılmadığınızda karşı eleştirileriniz ya da eleştirenlere karşı açıklamalarınız olacaktır. Bunu normal karşılıyoruz. Ancak bu üslupla değil. Sorun işte burada. Bu üslup konsensüs değil, düpedüz karmaşa ve kavgaya davet çıkarır. Sonunda hüsran getirir!
Zatı alinizce istenenin bu olduğunu düşünmek ve söylemek istemiyoruz.
Böyle bir yol, ülke adına bedeli ağır faturaların ortaya çıkmasına yol açar.
Ayni geminin içinde bulanan kimseye de yarar getirmez.
Çoğunluğa sahip olmak ve tek parti iktidarı konumunda olmak, her şeyin doğrusunu biz yaparız ve biz söyleriz mantık ve eylemini ortaya koymamalı…
Sayın Başbakan,
Sizin tepkili, sert, hatta incitici sözleriniz, bu ülkenin vatandaşları olarak bizleri nasıl üzüyor ve endişeye sevk ediyorsa, büyük başarılara imza atmış, buna karşın hoşgörü, alçakgönüllülük ve düzeyliliklerini elden bırakmamış kimi önemli şahsiyetlerin, yurt dışında tüm cihanın önünde yaptıkları açıklamalar ve söyledikleri sözler de, Türk milleti olarak gözlerimizi yaşartacak kadar bizleri duygusallıklara götürüyor…
Kimden mi söz ediyoruz?
Cannes Film Festivalinde bu yıl en iyi yönetmen ödülünü almış olan Sayın Nuri Bilge Ceylan’dan söz ediyoruz.
Ödül gecesi çıktığı kürsüde, tüm dünyanın önünde öyle bir söz dizisi ortaya koydu ki, bu ülke vatandaşlarının pek çoğunun gözlerini yaşarttı.
“BU ÖDÜLÜMÜ TUTKUYLA BAĞLI OLDUĞUM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME İTHAF EDİYORUM”
Şu satırları yazarken bile gözlerimiz doldu.
Sayın Başbakan;
Bizler ülkemiz, milletimiz adına böylesine göz yaşartıcı açıklamalara ve duygu taşımlarına ihtiyaç duyuyoruz… Sonu gelmez sert tartışmalara ve kavgalar değil. İsteriz ki, ülkenin Başbakan’ı olarak vatandaşlarımızı birlik ve beraberlik içerisinde kaynaştıracak; sözler, tavırlar ve icraatlar ortaya koyasınız.
Örneğin, Ramsey’in sahibi Remzi Gür’ün, Bir CHP milletvekiline son Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında AKP lehine oy kullanması için rüşvet teklif etmesi sonucu, mahkemece mahkum edilmesi karşısında; çıkıp Türk halkının önünde bir şeyler söylemenizi beklerdik.
Remzi Gür’e yönelik olarak mikrofonlar önünde, kendinize has o bilinen yüksek sesli tonlamanızla gürleyerek; hem değerli arkadaşınız Gür’ü, hem de bu olayı şiddetle kınamanız gerekmez miydi? Çünkü Türk halkı sizi her konuşmanızda topluma dürüstlük ve fazilet dersleri veren bir başbakan olarak gördü. Olayın basında yer almasının üzerinden üç dört gün geçtiği halde, şaşılacak ölçüde sessiz kalmanızı, biz T.C. vatandaşları olarak neyle açıklamamız gerekiyor hala bilemiyoruz.
Sayın Başbakan!
Ülkemiz adına vatandaşlar olarak endişeliyiz!
Haziranda ve Temmuzda neler olacak, aklımıza bile getirmek istemiyoruz.
Anayasa Mahkemesi türban ve kapatma davalarında, AKP adına olumsuz kararlar alırsa, yapılacak konuşmaların ve ortaya konulacak şiddet ve hiddet tavırlarının ne olacağının, bugünden tahminini yapmak zor değil!
Ülkede belli mevki ve makamlarda bulunan pek çok kimse, “dinlendiğinin”, endişe ve korkusuna kapılmış durumda. İktidarınıza ve hükümete karşı hiçbir konuda güven kalmamış görünüyor... Siz ve partiniz ise, giderek sertleşen, bazı kesimlere üstü kapalı da olsa gözdağı vermek isteyen bir görüntü ortaya koyuyorsunuz. Bu son derece vahim bir durum!
Sayın Başbakan!
Lafı sözü fazla uzatmıyoruz.
Kısaca söylüyoruz ve hatırlatıyoruz ki, bu gidiş iyi bir gidiş değil.
Kötü gidişten hiç kuşkusuz başta zatıaliniz ve partiniz sorumlu…
Eğer durum böyle gider ve sağduyu hakim olmazsa, çok değil kısa süre içerisinde ülkede neler olacağını hep birlikte üzüntü içerisinde göreceğiz…
BURHAN ÖZBEY