Tehdit baskı canavarı Bekir Coşkun u da yedi...
Çark bildiği gibi dönmeye başladı.
Zaten başka türlü de dönmesi beklenemezdi. “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu.” AKP iktidar oldu böyle oldu…
Hiçbir zaman mızrak çuvala sığmamıştır…
Gerçekleri ne denli baskı altında tutarsanız tutun, uzun süre saklayamaz ve örtbas edemezsiniz…
Yıllardan beri yazıyoruz…
Diyoruz ki, büyük işadamlarının patronajlığında, özgür ve dürüst gazetecilik yapılmaz. İşadamı’nın işi, gazetesi değil, yapacağı büyük yatırımlar ve alacağı ihalelerdir…
Diyorduk ki… İşadamı patronundan on milyarca, örneğin, 20-30-50 milyar gibi aylık alan bir gazetecinin ve köşe yazarının, kolay kolay halkın yanında olması düşünülemez ve mümkün de değildir..
Halkın yanında olacağım diye tutturup, iktidarları eleştirenler, kendilerini derhal kapının önünde bulurlar…
Olay bu kadar açık ve net…
Örneklerini çok gördüğümüz bu gerçeğin, son objesi tanınmış köşe yazarı Bekir Coşkun olmuştur… Hürriyet’ten sonra, bugün itibarıyla da Haber Türk ‘ten kovulmuştur… (Odatv.com)
Sen misin doğruları yazan!
Sen misin patronunun çıkarlarını gözetmeyen!
Sen misin ben bildiğim yolda gider vicdanıma göre yazarım diyen!
Sen misin dönen “büyük çarka” kafa tutmak isteyen!
Hadi bakalım yolun açık olsun.
Uğra vezneye git gidebildiğin yere…
***
Tarih Eylül 2009…
Bekir Coşkun, Hürriyet’ten yeni ayrılmış (kovulmuş) ve Akşam Gazetesi yazarı Deniz Güçer’in sorularını yanıtlıyor…
Açıklamasının bir bölümünü aynen aşağıda sizlerle paylaşıyoruz…
2000 Türkiye’sinin, AKP’si ve medyası hakkında “tarihi bir açıklama”
“Büyük itiraf!
“BASIN, GÜNAHININ BEDELİNİ ÖDÜYOR
Kim ne derse desin Türkiye'de artık medya vardır.
Sakattır, kokuşmuştur, itibarı yoktur ama medyadır.
Eskiden gazeteciler yoksuldu, çalışma koşulları kötüydü.
İtibar var mıydı?
O şartlarda ne kadar olursa o kadar.
Asıl soru şu: Makineler büyüdü de saygınlık niye büyümedi.
Daha beter oldu, eridi.
Güvenilirlikle ilgili kamuoyu yoklamalarında Türk medyası diptedir.
Bu kadar paramız pulumuz varken itibar kazanamadığımız için biz kötü gazetecileriz.
AKP döneminde toplumumuza ihanet ettiğimizi de kanıtladık.
Günahkar bir mesleğin mensuplarıyız.
Bugün bu vebali ödüyoruz.
Bir gün bir patron elinde kelepçe götürülüyor.
Bir gün bir yazar haksız yere içeride.
Biz yıllardır Türkiye'nin başına çorap örüldüğünü toplumdan gizledik.
'İyi gidiyor' dedik.
Evlere nohutlar, mercimekler gitti, yoksullar onlara oy verdi ve medya bunu sorun yapmadı.
Karabaşlıklarla çıkmadı.
Gelişmiş bir ülkede olabilir mi bu?
Kötülük asla zincire vurulmaz gelip ısırır insanı.
Bir şekilde üzerine sıçrar.
Medyada olan da budur… “
Başka söze gerek var mı?
Bu itirafnameyi kesip arşivleyin ve anlı şanlı gazeteci ve köşe yazarlarına postalayın! Biraz olsun göğüs kafesleri sızlar mı acaba diye…
***
Gerçek vatanseverler, Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet, özgürlüğe gönül vermişler, tez elden kendi büyük gazetelerini kurup, “kurtuluş mücadelesi”ne başlamaları gerekir…
Aksi halde yolumuz karanlık!
BURHAN ÖZBEY