ANKARA, 30/06(BYE)--- ABD'de yayımlanan The Christian Science Monitor gazetesinin 29 Haziran 2010 tarihli internet sayfasında, Scott Peterson imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan İstanbul çıkışlı yorumun özet çevirisi şöyledir:
Yeni yaptırımların önlenmesi amaçlı İran nükleer takas anlaşmasının başarısızlığa uğramasına öfkelenen Tahran, nükleer müzakereleri iki ay askıya aldığını duyurdu. Brezilya ile birlikte bir anlaşmaya arabuluculuk etme çabalarından sadece altı hafta sonra bu girişim Türkiye'yi geri plana attı.
Ahmedinejad dün Tahran'da, "BM Güvenlik Konseyi'nde yeni bir kararın kabul edilmesi ve gösterilen kötü muamele nedeniyle müzakereleri erteliyoruz. Bu bir cezadır. Böylece başka ülkelerle diyalog kurma teamülünü öğrenirler." dedi.
Ahmedinejad ayrıca, ABD, Rusya ve Fransa ile olası müzakerelerinde, Türkiye ve Brezilya'nın İran'ın yanında yer alacağını, nükleer takas anlaşmasının "bir bağlantı yarattığını ve bunun çatışmaktan daha iyi olduğunu" söyledi.
Bu konuya bugün İran Dışişleri Bakanı tarafından açıklık getirildi. Bakan, müzakerelerin askıya alınmasının Türkiye ve Brezilya ile görüşmeleri bağlamadığını belirtti.
--Türkiye Şaşkınlığa Uğradı--
Yine de İran'ın tutumu Türkiye için beklenmedik oldu. Kıdemli Türk yetkililer, Brezilyalı muhatapları ile İran'ın diplomatik açmazının çözülmesi için her gün görüşmelerde bulunuyorlar. Her iki ülke de yaptırımlara karşı çıkıyor ve İran konusunda BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan son oylamalarda sadece hayır oyu verdiler.
Gazetecileri bugün İstanbul'da bilgilendiren Türkiye Dışişleri Bakanlığının kıdemli bir yetkilisi, "Hâlâ bir şekilde anlaşmaya varmaya çalışıyoruz ancak artık bundan sonra ne yapılması gerektiğinden emin değiliz ve Ahmadinejad'ın açıklamaları da tabii ki bunu biraz sulandırdı." dedi.
Yetkili, "Yaptırımlar olmasına rağmen diplomatik bir çözümle ilgileniyoruz. Yaptırım kararları, İran'a hareket etme ve bunu bir mazeret olarak kullanma imkanı verdi. Yaptırım kararı alınmasaydı, diğerlerinin ve bizim daha fazla baskı kurma imkanımız olacaktı." dedi.
Türk yetkili, "Hâlâ masada duruyor. Üzerinde ilerleme sağlayıp sağlayamayacağımız tabii bir başka mesele. İran masada olmadığını söylemedi. Bu bir başlangıçtır." dedi.
--Rusya: Nükleer Yakıt Anlaşmasının Gerçekleştiğini Görmek İstiyoruz--
Moskova, çekincelere rağmen nükleer yakıt anlaşmasının gerçekleştiğini görmek istediğini de söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün Rusya ve ABD'nin, UAEK'dan, İran'a araştırma reaktörü için ihtiyaç duyduğu yakıtı sağlamak üzere bir yol bulmak amacıyla teknik bir toplantı düzenlemesini istedi.
İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki dün İran, Türkiye ve Brezilya arasındaki üçlü toplantının "gündemde olduğunu" ve yakıt anlaşmasının "bağımsız" bir konu olduğunu belirtti.
Lavrov İsrail'i ziyareti sırasında dün, "Rusya'nın teknik müzakerelerin başlaması çağrısında bulunduğunu böylece İran'ın uranyumu yüzde 20 seviyelerinde zenginleştirmesine gerek kalmayacağını" söyledi ve ekledi: "İran'ın olumlu cevap vermesini ve bunun durumun daha kötüye gitmesini engellemesini umuyorum." dedi.
İran'ın yüzde 20 oranında zenginleştirmeye devam edeceği açıklamalarının yardımcı olmadığını söyleyen Türkiye de böyle olmasını umuyor.
--Türkiye: İran'ı Savunmuyoruz--
NATO müttefiki Türkiye, Avrupa Birliği'ne katılmak istiyor ancak son zamanlardaki komşularla "sıfır sorun" dış politikası, Washington ve Avrupa başkentleri ile ilişkileri geriyor. Bu durum ayrıca başkentlerde, Türkiye'nin görünümünü değiştirdiği ve Batı'dan Doğu'ya yöneldiği iddialarının öne sürülmesine de neden oldu.
Ancak Türkiye, Batı'ya ve duyduğu endişelere sırtını döndüğü kuşkularını gidermeye çalıştı.
Kıdemli Türk yetkili, "Bir şeyde çok açık olmaya çalıştık: İran'ı savunmuyoruz. Her zaman öncelikle söylediğimiz gibi İran'ın nükleer silahlara sahip olmasını istemiyoruz. Ancak böyle bir sonuca ilişkin yaklaşımımız Güvenlik Konseyi'nin daimi 5 üyesinden farklı. Diplomasi en iyi yol. Derhal sonuç vermeyebilir, sonuç vermeyebilir. Ancak bu ortaya çıkarabileceğimiz tek uygulanabilir neticedir." dedi.