ANKARA, 05/07(BYE)--- İngiltere'de yayımlanan The Guardian gazetesinin 4 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Nichole Sobecki imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan İstanbul çıkışlı haberin çevirisi şöyledir:
Bir internet hakları savunucusu örgüt, Google'a ait sitelerin sunucusuna getirilen yasak konusunda Türkiye'de yasal bir mücadele başlattı.
İnternet Teknolojileri Birliği'nin söz konusu kısıtlamaların milyonlarca kullanıcıya karşı yasa dışı muamele anlamına geldiğini öne sürdürdüğü dava, AB'ye katılmaya çalışan bir ülkedeki ifade özgürlüğü ile ilgili soru işaretlerini artıran tartışmanın son perdesi.
Siber Haklar ve Siber Hürriyetler isimli düşünce örgütünün kurucusu ve Bilgi Üniversitesi'nde Hukuk Doçenti olan Yaman Akdeniz, "bu bizim temel insan haklarımıza, ifade ve bilgi alma özgürlüğümüze bir tecavüzdür" dedi.
Türkiye'nin interneti sansürlemesi; çocuk pornosu, suç, uyuşturucu kullanımı, kumar ve fuhuşu teşvik eden sitelerle mücadele etmek üzere çıkan bir yasa ile 2007 yılında başladı. Yasa çerçevesinde, mahkeme kararı olmaksızın internet sayfalarını kapama yetkisi olan bir kurum oluşturuldu.
Ankara, Google'ı, Türkiye'ye karşı "savaş başlatmak" ve YouTube gelirleri nedeniyle ortaya çıkan 13 milyon sterlinden (30 milyon TL) fazla vergi kaçırmakla suçluyor. ABD'li şirket ise bu suçlamaları reddediyor.
Türkiye Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım şu açıklamada bulunmuştu: "Bu site Türkiye Cumhuriyeti ile bir mücadele içerisine girmiştir, ancak Türkiye bunu kabul etmeyecektir."
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ifade özgürlüğü konusundaki kısıtlamaların Türkiye'yi "dünya ile entegrasyondan" alıkoyduğunu söyleyerek itirazlarını dile getirdi.
Bir İngiliz milletvekili ve Avrupa Parlamentosu Komisyonu Türkiye Sözcüsü olan Richard Howitt, yasanın Türkiye'yi "dünyanın en kötü siber sansürcüleri olan İran, Kuzey Kore ve Vietnam ile aynı çizgiye oturtuğunu" söyledi.