ANKARA, 08/07(BYE)--- İsrail'de İngilizce yayımlanan The Jerusalem Post gazetesinin 8 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Meir Javedanfar imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan yorumun özet çevirisi şöyledir:
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan aniden kendini, ülkesinin İslam Cumhuriyeti İran ile yeni filizlenen ilişkilerini yeniden değerlendirirken buldu.
Sebeplerden birisi, Türkiye'nin, İran hükümetinin Batı ile müzakere etmeye devam edeceğine söz vermesi sebebiyle İran'ın taleplerini kabul ederek yeni BM yaptırımlarına karşı oy kullanmasıdır. Ancak dini lider Ali Hamaney'in sözünden dönmesi çok sürmedi.
Hemen akabinde BM yaptırımları geçti ve Hamaney, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad aracılığıyla tüm görüşmelerin iki aylığına askıya alındığını duyurdu.
Bu Türkleri açıkça kızdırdı. Türkiye artık Tahran'ın tarafında yer almayabilir. ABD hükümetinin nefesi zaten Erdoğan'ın ensesinde.
Türk hükümeti, BM'de İran'a destek vermesinin ABD'yi kızdıracağını biliyordu. Ancak İran ile ilişkisinin buna değeceğine ve böyle bir politika sürdürmenin faydasına inanıyordu. Brezilya, yaptırımların geçmesinden hemen sonra İran için değmeyeceğinin farkına vardı. Türkiye de Washington'un tepkisi ve Tahran'ın sözünü tutmayışı ile aynı sonuca varabildi.
Bu, Türkiye'nin İran ile ilişkilerini keseceği anlamına gelmiyor. Bunun anlamı Erdoğan'ın ve AK Parti'nin, BM nezdinde İran'a desteği azaltacağı anlamına geliyor. Hamaney'in avukatı ve Batı'daki savunucusu gibi davranmaya son verecekler.
Yeni yaptırımlar BM, ABD ve AB tarafından uygulanmaya başlayacak ve İran hükümeti BM'de siyasi destek bulmakta zorlanacak.