Son Haberler
29.05.2012 Salı 20:28
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

THE TIMES: MUHALİF YA DA DÜŞMAN, TÜRKİYE AVRUPA'NIN İÇİNDE OLMALI
30.07.2010 14:00

LONDRA, 29/07(BYE)--- The Times gazetesinin 29 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Antonia Senior imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun özet çevirisi şöyledir:

--AB Havucu Eskisi Kadar Lezzetli Görünmüyor

Ancak Ankara'nın Bu Havucu Alması Herkesin Menfaatine Hizmet Edecek--

Kocaman, tazecik ve sulu bir havuç. Hadi Türkiye, oyununu güzelce oyna, AB sübvansiyonlarıyla yetişmiş bu harika havuç senin olsun. Ama önce şu çarşafı indir, yüzünü aç. Sakallarını tıraş et ve havuca daha da yaklaş. Bu şikâyet ne demek, sen yaklaştıkça biz havucu çekiyormuşuz.

David Cameron bu haftaki Ankara ziyaretinde,havuç meselesinde ciddi adımlar atmaya söz verdi ve Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkanları eleştirdi. Cameron, Türkiye'nin üyeliğinin, "ekonomimiz, güvenliğimiz ve diplomasimiz için çok önemli olduğunu" vurguladı. Bunun muhalefetin İslamiyeti tam olarak anlayamamaktan kaynaklandığını söyledi.

Bir engelden söz eden Cameron, bunun da Türkiye'nin AB'ye girmesinden sonra İngiltere'ye göç edecekler üzerine geçici bir sınırlama getirilerek çözümlenebileceğini ifade etti. Tabii ki Cameron'un kendi ülkesindeki dinleyicileri, Türkiye'nin insan hakları konusundaki sicili, Kuzey Kıbrıs'ı işgali, Kürt toplumuna kötü muamelesi ya da yavaş yavaş laiklikten uzaklaşmasından ziyade, Boğaziçi'nden gelecek Müslüman göçmenlerin sayısıyla ilgileniyor.

Bunlar büyük ve çözümü zor sorunlar ama her halükârda Cameron, Türkiye'nin üyeliğini desteklemekte haklı.

Uluslararası ilişkiler konusunda iki ayrı yaklaşım vardır: Gerçekçi ve liberal. Gerçekçiler, hükûmetlerin tamamen kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini, liberaller ise uluslararası ilişkilerde iş birliğine yer olduğunu savunurlar.

AB, sınırlar ötesi kardeşliğin zaferi. AB, muhalif olmaktansa dost olmayı ekonomik açıdan daha avantajlı hâle sokarak, birbirimizin topraklarını işgal etmeyi engellemenin akıllı bir yolu. Zira, birbirimizin düşmanı yerine birlikte çalışmak zorunda olan muhalifi olgusu ekonomik açıdan daha avantajlı.

Benzer dinamik, Türkiye için de geçerli. Türkiye'nin üyeliği, görüntüde ılımlı, laik veHristiyan devletlerin; ılımlı, İslamcı ve görüntüde laik bir devlete dostluk elini uzatması olarak görülebilir. Hatta, Doğu ve Batı arasındaki yakınlığı artırmak ve pek önemi olmayan din farkını ortadan kaldırmak için Türkiye ile daha yakın ilişki kurup bunu kullanabiliriz.

Ya da bunun seçeneği olarak, İslam'ı Batı değerlerinin ezeli düşmanı olarak görebiliriz. Bugünkü dinî çatışmayı Haç ile Hilal arasındaki yüzyıllardır süren savaşın devamı olarak algılayabiliriz.

Bu yolu seçseniz dahi, Türkiye'nin AB üyeliği gerekli yanıt olacaktır. Hoşunuza gitse de gitmese de AB, serbest ticaret ve refahın paylaşımının barışı korumada inanılmayacak ölçüde etkin olduğunu kanıtlıyor.

Türkiye ile yakın kardeşlik bağları kurmamız, Avrupa'nın İslam dünyasının geri kalan bölümü ile ilişkilerinde de yardımcı olacaktır.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.