Son Haberler
29.05.2012 Salı 20:28
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

THE TIMES: TÜRKİYE İÇİN HOŞ GELDİN HALISI
06.07.2010 14:00

LONDRA, 05/07(BYE)--- The Times gazetesinin 5 Temmuz 2010 tarihli sayısında, yukarıdaki başlık altında yayımlanan başyazının çevirisi şöyledir:

--İngiltere Türk Bakanların Yüzlerini Doğu'ya Değil Batı'ya Dönmelerine Yardımcı Olmalıdır--

William Hague'in Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu bu hafta bir ziyaret çerçevesinde ağırlama arzusu, sadece İngiltere'nin hem NATO üyesi hem de enerji güvenliği açısından hayati bir müttefiki olan Türkiye ile iyi ilişkileri sürdürmedeki çıkarlarını yansıtmıyor. Hague, doğru bir kararla, Türkiye'nin yüzünü Doğu'ya dönmesini engellemeye de kararlı.

Doğu'nun Batı ile buluştuğu noktadaki Türkiye'nin yüzleştiği soru, yüzünü hangi yöne dönmesi gerektiği. Türkiye, önem taşıyan bir ülke. İran'ın pek hoşuna gitmese de becerikli bir şekilde kendisini bölgenin lider gücü olarak öne çıkarıyor. Bazıları, biraz da Batılı ulusların Türkiye'yi ihmal eden dış politikası nedeniyle Türkiye'nin yüzünü Doğu'ya döndüğünü düşünüyor.

Türkiye'nin ihmal edildiğini gösteren en bariz örnek, AB'nin isteksiz tavrı. Türkiye'nin AB'ye girmesi şu an her zamankinden daha uzak görünüyor. Bunun sonucunda, Türkiye yüzünü Doğu'ya dönmeye teşvik ediliyor.

Bu arada, Türkiye'nin bölgesinde artan nüfuzuna dair birçok işaret var. Gazetemiz (bkz. 25. sayfa) bugün Türkiye'nin İran sınırından bildirdiği bir haberinde, engebeli yüksek dağlardan yılmayan mültecilerin, Tahran'ın baskı rejiminden daha özgür ve müreffeh bir hayat süreceklerine inandıkları Türkiye'ye nasıl kaçtıklarını anlatıyor. Türkiye'nin büyüyen ekonomisi, ülkenin daha iddialı bölgesel rolüne de yansıyor. Ülkenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan geçenlerde Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ile Tahran'ı ziyaret ederek İran'ın nükleer programına yönelik dördüncü tur BM yaptırımlarını gerektirmeyecek bir anlaşma için ara buluculuk yaptı. Ancak bu misyon başarılı olamadı; çünkü da Silva ve Erdoğan'ın teklifi, İran'ın nükleer silah yapımında kullanılabilecek atomik parçalanmaya uygun maddelere sahip olmasını tamamen engellemiyordu. Bu anlaşmadan Çin'i haberdar edememeleri iki ülkenin de tecrübesizliğini gösterse de hırslı oldukları muhakkak.

Türkiye'den Gazze'ye yelken açan yardım filosuna İsrail'in acemice saldırısı üzerine bu ülkeyle tartışma konusunda da bölgede başı Türkiye çekiyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İsrail ile ilişkilerin asla eskisi gibi olmayacağını belirtti. Bunun ardından İsrail uçaklarının Türk hava sahasına girmesi yasaklandı. Bütün bunlar, Türkiye'nin İsrail'in en yakın Müslüman müttefiki olma konumundan vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Aslında söz savaşının ötesinde, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerini devam ettirmek istemesi gerçekten ilginç. Askerler ve sivil yetkililerden oluşan bir Türk heyeti, geçen hafta İsrail'de askerî iş birliği konusunda çalışıyordu. İki ülke arasındaki uçak anlaşması hâlâ yürürlükte, ticarette de değişen bir şey yok gibi.

Avrupa'nın, Türk hükûmetinin temeldeki ılımlılığının üzerine bazı şeyleri bina etmeye çalışması gerekiyor. Laik muhalefete karşılık, Türkiye'nin iktidar partisi ideolojik olarak İslamcı. Ancak iktidar partisinin halktan aldığı destek genelde bu ideolojiye çok fazla bağlı değil.

AB'de ilerlemeyi engelleyen sorunlardan kaçınma yolunda Hague'in yardım almadan yapabilecekleri fazla olmasa da İngiltere'nin sunabileceği ve sunması gereken farklı anlaşmalar ve ticari ittifaklar olabilir. İngiltere Türkiye'ye niçin el uzatılması gerektiğini yüksek sesle telaffuz etmeyi sürdürmelidir. Zaten bu konuda İngiltere'de partiler arasında bir uzlaşma mevcut. Geçmişten bu yana AB'nin ticaret politikası üzerinde çok etkili olan İngiltere ayrıca, diğer Birlik üyesi ülkeleri, Türkiye ile farklı ticari bağları kurmayı araştırma yolunda zorlayabilir. Bu tür ittifaklar, Ankara'nın resmî AB süreçlerinde yaşadığı hayal kırıklığını bir nebze de olsa telafi edebilir. Bunlar ayrıca Türk liderler için de halka sunabilecekleri, sabırları için bir mükafat madalyası olarak işe yarayabilir. Bu da Türk hükûmetine, en fazla arzulamamız gereken rolü oynama imkanı verecektir: Doğu ile Batı arasındaki iletişimin başlangıç noktası olmak.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.