NEW YORK, 20/08(BYE)--- The Wall Street Journal gazetesinin 19 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Marc Champion ve Joe Parkinson imzalarıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan İstanbul çıkışlı haberin özet çevirisi şöyledir:
12 Eylül'de yapılacak anayasa değişikliği konusunda seçmenleri etkilemek için yürütülen referandum kampanyası giderek düşmanca bir hâl alırken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin en büyük iş adamları lobisi Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneğini (TÜSİAD), referandumda tarafını belirlemediği takdirde bertaraf olma riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı.
Erdoğan, bu hafta içinde ikinci kez TÜSİAD'a, teklif edilen anayasal değişiklikler konusunda hükûmetin yanında mı yoksa karşısında mı olduğunu açıklaması yönünde çağrı yaptı. Kabul edilmesi durumunda değişiklikler, hâlihazırda Erdoğan'ın İslamcı eğilimli hükûmetine muhalefet eden laiklerin kalesi durumundaki üst mahkemelerin yapısını tamamen değiştirecek.
Erdoğan salı günü bir iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, "Duruşunu açıkla. Hayırsa 'hayır' de, evetse 'evet' de... Bitaraf olan bertaraf olur." diyerek, bu alanda faaliyet gösteren daha küçük ölçekli teşkilatların değişiklikler lehine tavır sergilediklerini söyledi. Erdoğan, "Biz bu ülkeyi sermayenin hegemonyasına bırakmayacağını, Geçmişte siz iktidarlarla kedi-köpekle oynar gibi oynayabilirdiniz ama bu iktidarla oynayamazsınız." dedi.
Değişiklerin lehinde olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile onun muhalifleri ve laik düzen arasındaki söylem, son günlerde daha da şiddetleniyor. Parti minibüslerinden el ilanları dağıtılırken, her iki taraftaki siyasetçiler de ülke genelinde mitingler düzenliyor.
Geçtiğimiz hafta boyunca muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun defalarca Erdoğan'ı kastederek "Recep Bey" şeklinde hitap etmesi, bazı AK Parti milletvekilleri tarafından saygısızlık olarak nitelendirildi. Erdoğan ise Kılıçdaroğlu'nu kısaca beklenenden daha az başarı gösterenler için kullanılan "memur" olarak çağırıyor.
Sözcüsü dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bütün tarafları sakin olmaya çağırdığını onaylarken, aksi takdirde parti liderlerinin referandum sonrasında birbirleriyle birlikte çalışmayacak hâle geleceklerini söylediğini belirtti.
Türkiye'deki özel sektörün yüzde 50'sini ve ihracatın yüzde 80'ini elinde bulundurduğunu belirten TÜSİAD, ülkedeki önemli kurumlardan biri. Erdoğan'ın, aralarında siyasi hareketine karşı eleştiriler yönelten Doğan Medya Grubunun da bulunduğu TÜSİAD'ın bazı üyeleriyle arasında sürtüşmeli bir geçmişi var.
TÜSİAD Erdoğan'ın "talihsiz bir yaklaşım" içinde oluğunu belirtiyor. TÜSİAD tarafından salı günü yayımlanan bir açıklamada, "'Tarafsızların bertaraf edileceğini' söyleyerek bir sivil toplum örgütünü uyarmak, sivil toplumun modern bir demokrasideki rolünü güçlendirmez." denildi.
Başbakanın Sözcüsü Erdoğan'ın yorumlarının, "bir tehdit olarak algılanmaması gerektiğini" ve konuşmanın aslında TÜSİAD'ın 2001 yılındaki anayasal değişiklikleri destekleyen kampanyaya katılırken neden şimdi tarafsız kaldığını açıklamasına yönelik olduğunu söyledi.
TÜSİAD'dan yapılan açıklamada, 2001 yılındaki kampanyalarının hükûmetin mevcut yasa değişikliği önerisinin tersine, daha genel bir anayasal değişikliğe yönelik olduğu belirtildi.
Referandumun kabul edilmesi durumunda Türkiye'deki Anayasa Mahkemesinin üye sayısı 11'den 17'ye yükselecek ve (Cumhurbaşkanı) AK Partili Gül atamalarda kilit bir rol oynayacak.
Hükûmet, değişiklerin, ordunun Cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılından bu yana Türk demokrasisi üzerindeki vesayetini kaldırması ve Türkiye'nin AB'ye girmesi için oldukça önemli olduğunu ifade ediyor. Paketi destekleyen AB yetkilileri daha fazla değişikliğe ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Eleştirmenler ise kilit kurumların muhalefetinin uysallaştırılmasıyla hükûmetin mahkemeleri ve birçok diğer devlet kurumlarını muhalefeti bastırmak için kullanmasından endişe ediyor.
Referandum, gelecek yıl temmuz ayında yapılması gereken seçimler öncesinde önemli bir tahmin unsuru olduğu için de yakından takip ediliyor. Son dönemlerde referandumun sonucunu tahmin etmeye yönelik anketler de ikna edici değil. Bir çok uzman hükûmetin kazanacağını öngörüyor.