Son Haberler
29.05.2012 Salı 20:28
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

THE WALL STREET JOURNAL: TÜRKİYE KİLİSEDE AYİNE İZİN VERDİ
17.08.2010 14:00

NEW YORK, 17/08(BYE)--- The Wall Street Journal gazetesinin 16 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Marc Champion imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Sümela çıkışlı haberin çevirisi şöyledir:

Türk hükûmeti dün Hıristiyanların ülkenin kuruluşundan bu yana ilk kez olağanüstü olduğu kadar siyasi anlamda da hassas Yunan Ortodoks Kilisesinde ibadet etmesine izin verirken, ülkenin dinî hoşgörüye ilişkin sicilini ve turizmi geliştirme arayışındaydı.

Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'ndeki Sümela Manastırı'nda yapılan ve üç saat süren duygusal dinî tören, hükûmetin son zamanlarda izin verdiği iki özel kilise açılışından biriydi. İkinci kilise ise Türkiye'nin doğusunda bulunan Van Gölü yakınlarında 19 Eylülde açılması beklenen Akdamar Ermeni Kilisesi olacak.

Dün helikopterlerin uçuştuğu ve çok sayıda polisin bulunduğu bölgede güvenlik en üst düzeydeydi. Sümela'da dağ yamaçlarındaki minik manastırı dolduranların çoğu, 1923 yılında Karadeniz Bölgesi'nde Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan büyük nüfus değişimi sonrasında kıyı bölgelerinden uzaklaşmak zorunda kalmış Pontus Rumlarının soyundan gelenlerden oluşuyordu. Diğerleri ise Rusya'ya kaçmıştı.

Rusya'nın Piatagorsk kentinde yaşayan ve Ponstus Rum'u olan 20 yaşındaki dil öğrencisi Violetta Popova, "Geldik çünkü buranın anavatanımız olduğunu düşünüyoruz." dedi. Üniformalı iki Kazak Rus, törenin sonuna kadar bir kutsal resmî ellerinde tuttular. Ataman Oleg Gobelinski, "Buraya tüm kardeşlerimizi desteklemeye geldik." dedi. Rum Patriği Bartholomeos vaazınde, Türk hükûmetine ve Orta Çağ'da manastıra yardım eden Osmanlı İmparatorlarına teşekkür etti. Batholomeos vaazını Yunanistan ve Rusya'dan üst düzey Piskoposlarla birlikte gerçekleştirdi. Ancak Türk hükûmeti dikkat çekmemeye çalışarak, manastırın bulunduğu Maçka ilçesinin Belediye Başkanı tarafından temsil edildi.

Türkiye'nin bir zamanlar geniş olan Hıristiyan topluluklarından geriye sadece küçük bir kısım kaldı. Hıristiyanların ibadet etme ve kiliselere gitme özgürlüğü bulunurken, birçok kutsal mekan cami ve müzelere dönüştürüldü ya da çürümeye terk edildi.

Türkiye'deki siyasi atmosfer, bir yıl önce iki kilisenin açılacağını duyuran İslam eğilimli hükûmetin göreve gelmesinden bu yana değişim geçirdi. Hükûmet o zamanlar azınlık ve dinî özgürlükleri genişleterek ülkedeki etnik Kürtlerin temsilcisi olduğunu iddia eden militanlarla onyıllardır süren çatışmalara askerî olmayan çözümler bulmayı amaçlayan Demokratik Açılım politikasına odaklanmıştı. Bunlar Türkiye'nin katılmak için müzakerelerde bulunduğu AB'nin ana talepleriydi.

Ancak geçen sonbahar Demokratik Açılım kötüye gitti. Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) tekrar saldırıya geçmesi milliyetçi bir tepki doğurdu ve Temmuz 2011'de yapılacak seçimler öncesinde siyasi gündeme egemen oldu. Aynı zamanda, Türkiye ile Ermenistan arasında sınırın açılmasına yönelik müzakereler de her iki tarafın geçen yıl imzalanan protokolü meclislerinde onaylamaması nedeniyle rafa kaldırılmış durumda.

Bu başarısızlık eylül ayında 10. yüzyıldan kalma ve bir zamanlar Ermenistan Ulusal Kilisesinin kürsüsü olan Akdamar Kilisesi'nde düzenlenecek dinî törene bazı Ermenilerin şüpheyle yaklaşmasına neden oldu. Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Ermeni Soykırım Müzesi yöneticisi Hayk Demoyan, "Bu tören modern Türkiye'nin suçlarını ve üç bin Hıristiyan eserinin yıkıma uğratılmasını örtbas etmeyi amaçlayan salt bir propagandadır." dedi. Müze 1915 yılında öldürülen yüzbinlerce Ermeninin anısına kuruldu. Türkiye "soykırım" yapıldığını reddediyor ve ölenlerin iç savaşın kurbanları olduğunu belirtiyor.

Türkiye Kültür Bakanlığından sorulara e-posta yoluyla verilen yanıtlarda bu iki kiliseyi açma kararının Bakanlığın "din turizminin getireceği ziyaretçi hareketliliğinin bu bölgelerdeki ekonomik, sosyal ve siyasi sorunları çözmeye katkıda bulunacağı ve komşu ülkelerle ilişkilere olumlu yönde etki edebileceğine yönelik değerlendirmelerinin" bir sonucu olduğu ifade edildi.

Uzmanlar, Pontus Rumlarının ve Ermenilerin kiliseye gitmelerinin Türkiye'nin toprak bütünlüğüne bir tehdit olmadığını ancak kaybedilmiş bir anavatandan söz edilemesinin Türk milliyetçiliğini alevlendirebileceğini belirtiyorlar. Geçen yıl Sümela yakınlarında bulunan ve milliyetçiliğin yaygın olduğu Trabzon kentinde Hıristiyanların manastırda ibadet etmek istemeleri itiş kakışlara neden olmuştu. Ermeni gazeteci Hrant Dink'i 2007 yılında öldüren silahlı kişi de Trabzonlu idi.

Şu ana kadar 4. yüzyılda kurulan Sümela Manastırı'nda dinî tören düzenlenmesine izin verilmiyordu. Rus Parlamentosu Duma üyesi ve Pontus Rum diasporasının lideri olan Ivan Savvidi, Türk gazetecilerin dün Sümela'da sorduğu sorulara cevaben, "İster Hıristiyan isterse Müslüman olsun hiç kimse inananlardan korkmamalı. En tehlikeli olanlar inanmayanlardır." dedi.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.