ATİNA, 21/07(BYE)--- Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Grigoris Delavekuras’ın, 21 Temmuz 2010 tarihinde “Thema FM” radyo kanalında gazeteci Makis Gazeteci ile söyleşisinin çevirisi şöyledir:
GAZETECİ: Son günlerde Türkiye, bir değil iki araştırma gemisini Ege’ye çıkartarak varlığını “hissettirdi”. Hükümet Türk tahriklerinin artmasını nasıl değerlendiriyor? Türkiye’nin bu hareketleri iki ülke Başbakanları tarafından dile getirilen ikili ilişkilerin güçlendirilmesi niyetleriyle bağdaşıyor mu?
DELAVEKURAS: Hayır hiçbir şekilde. Çünkü; şu an Türkiye bölgemizde gerilime neden olabilecek koşullar yaratıyor. Sadece bu son olaylar değil yaz ayları içinde gerçekleşmiş başka olaylar da var. Ancak biz bunlara hazırlıklıydık. Çünkü; ilk başta Türkiye’nin tezlerini, taleplerini biliyoruz, tüm önlemlerimizi alıyoruz.
GAZETECİ:Türkiye'nin talepleri neler Sayın Delavekuras?
DELAVEKURAS: Şu an Türkiye, uluslararası hakkaniyetle hiçbir ilgisi olmayan kıta sahanlığı konusundaki görüşlerini masaya koymaya, aynı zamanda da Yunan tarafının tepkilerini kontrol etmeye çalışıyor. Türkiye, görüşmelerin çerçeve dışında yapılmasını istiyor ve bu Yunanistan’ın çıkarlarına tamamıyla aykırıdır. Yunanistan, Uluslararası Hukuk’tan kaynaklanan güçlü tezlere sahiptir; istikşafı temaslarla bir süreç başlattık. Bu hukuk konusunun düzenlenmesi için tek yol bu süreçtir ve bu yüzden de biz bu yolda ilerlemeye kararlıyız. Türkiye’yi takip etmiyoruz.
GAZETECİ: Pazartesi günü istikşafı temasların 45. turu gerçekleşti. Ne gibi sonuçlar alındı?
DELAVEKURAS: Bildiğiniz gibi istikşafı temasların içeriğini yorumlamıyorum, gizlilik esası içinde yürütülüyor.
GAZETECİ: Evet doğru.
DELAVEKURAS: Ancak bilinmesi gerekir ki, politik ve hukuki açıdan tezlerimizi güvence altına aldık. Bu birinci görevimizdir. Bunu, Yunanistan’ın hukuki tezlerini ayrıntılı bir şekilde içeren notalar ve konuyu uluslararası gündeme taşıyarak yaptık. Yani, Dışişleri Bakan Vekili Dimitris Druças Kazakistan ve Afganistan’daki temasları sırasında birçok mevkidaşını durum hakkında bilgilendirdi. Buna paralel, bölgede Yunan egemenliğini ortaya koyan Yunanistan Sahil Güvenliği de fiziki olarak varlığını ortaya koydu.
GAZETECİ: Hükümeti ılımlı diplomatik ve siyasi tepki vermekle suçlayan bazı basın organlarına vereceğiniz cevabınız bu olsa gerek.
DELAVEKURAS: Şimdi bu konuya değinmek istiyorum. Yunanistan girişimi kontrol etmeli, gelişme hızını ve gerilimi Yunanistan belirlemeli, girişimi Türkiye’nin eline bırakmak için bir neden yok. Türkiye tam olarak oyunu kendi sahasında oynamak, kendi belirlediği şartlarla oynamak istiyor. Türkiye’yi takip etmek için bir neden yok. Sağduyu ve kararlılıkla hareket etmeliyiz. Sağduyulu hareket etmek de çıkarlarımızın sağduyulu bir şekilde hesaplanması anlamına geliyor.
GAZETECİ: Türkiye’nin son zamanda yaptıkları Türk-Yunan ilişkilerinde talep edilen iyileşme ve güçlenme ritmini yavaşlatıyor mu?
DELAVEKURAS: Bu davranış, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından dile getirilen, “Yunanistan’la ilişkilerin iyileşmesi isteğiyle” bağdaşmıyor.
GAZETECİ: Tamam, tespit bu ancak….
DELAVEKURAS: Yunanistan ilişkilerini iyileştirmek istiyor, çabalarımızı bu yönde devam ettireceğiz, ancak bu çabaların belirli bir çerçevede, Yunanistan’ın haklarına tam saygı duyularak gerçekleştiğinin net olarak bilinmesi gerek. Bu konu başka türlü ifade edilemez, Yunanistan’ın egemenlik haklarına ve uluslararası hukuka tam saygı duyulmadığı sürece Türkiye’yle ilişkilerimizin düzelmesi olanağı yok. Konuyu yalnızca bu çerçevede ele alabiliriz.
GAZETECİ: Size yaz moratoryumunun ne öngördüğünü sormak istiyorum. Öyle tahmin ediyorum ki, bu moratoryum Türk savaş uçaklarının Yunan adaları üzerinden uçmasını yasaklıyor. Yoksa “plane spotting” veya başka bir şey mi yapıyorlar?
DELAVEKURAS: Çok haklısınız ve bizi şaşırtmadığını söylediğim “işaretler” de işte bunlar. Hesaplarımızı yaptık, Türk tezlerini ve Türkiye’nin nasıl hareket ettiğini biliyoruz. Bu noktadan sonra, Türkiye son dönemde dışarıya barış üreten, istikrar faktörü oluşturan, bölgede hatta bazı kimselerin söylediği gibi dünyada büyük bir güç olan ve etrafında barış sağlayan ülke görüntüsünü vermek istiyor.
Dolayısıyla Türkiye’nin şimdi neden bölgemizde, Güneydoğu Akdeniz’de bilinçli olarak gerginlik yarattığını, ilişkilerimizi iyileştirmek ve bölgede istikrar sağlamak için Yunanistan’la birlikte başlattığı çabayı ne amaçla sabote ettiğini açıklaması gerek. Türkiye’nin bunları açıklaması gerekir.
GAZETECİ: Ne düşünüyorsunuz? Türkiye’nin bu saldırgan davranışı devam edecek mi? Çünkü planlarınızı yaptığınızı söylediniz.
DELAVEKURAS: Böyle bir şey olmayacağını kesin olarak söyleyemem, ancak tekrar söylüyorum, gördüğümüz bütün bu hareketler Türkiye’nin bilinen hareketleri ve tezleridir. Bu hareketleri biliyoruz ve şu ana kadar yaptığımız gibi kendi planlarımıza göre tepki vermeye hazırız ve aynı yönde ilerleyeceğiz.
Ancak tüm tepkilerimizin temel ölçütünün, Yunanistan’ın siyasi ve hukuki tezlerinin güvence altına alınması olduğunu unutmamanız gerekir. Bu da her durumda gerçekleşiyor.
GAZETECİ: Anladığımız kadarıyla şu anda havaalanındasınız. Hâlâ Afganistan’da mısınız yoksa başka bir yere mi gidiyorsunuz?
DELAVEKURAS: Sabah saat 3’te Afganistan’dan döndük, şimdi de İsrail’e gidiyorum. Başbakanımız İsrail’i, sonra da Filistin topraklarını ziyaret edecek. Sayın Papandreu İsrail Başbakanı’yla, Cumhurbaşkanı’yla ve Filistin lideriyle görüşecek. Bu ziyaret, Yunanistan’ın geniş bölgede rol oynayabileceğini ve oynaması gerektiği yönünde söylediklerimizi doğruluyor. Yunanistan geleneksel olarak Arap dünyasıyla iyi ilişkilere, İsrail’le de güven ilişkisine sahip. İstediğimiz rolü oynamak, bölgemizde istikrar sağlamak ve ülkemizin dayanaklarını arttırmak için bütün bunları değerlendirmemiz gerek.
GAZETECİ: Güzel, geriye kalan tek şey sonuçları görmek. Teşekkür ederim.
DELAVEKURAS: Ben de size teşekkür ederim.