ANKARA, 30/07(BYE)--- ABD'de yayımlanan Time dergisinin 29 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Leo Cendrowicz imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan Brüksel çıkışlı metnin özet çevirisi şöyledir:
Türkiye yaklaşık yarım yüzyıldır Avrupa'nın büyük salonunun antresinde kapıların açılmasını ve Avrupa Birliği'nde diğerlerinin yanında yerini almayı sabırla bekledi.
Türkler yaşanan ertelemeler konusunda söyleniyor ve birçoğu, AB'nin havada kalan taahhütlerde bulunduğundan şüpheleniyor. Ancak bu hafta Türklerin hayal kırıklığına, AB'nin kendisinden yanıt geldi. Salı günü Ankara'da konuşan İngiltere Başbakanı David Cameron müzakerelerin yavaş temposu nedeniyle "kızgın" olduğunu söyledi ve "Ankara'dan Brüksel'e uzanan yolun önünü açma" taahhüdünde bulundu.
Cameron'ın açıklamaları Türkiye'de memnuniyetle karşılanırken, yeni İngiliz liderinin, ülkenin, AB heveslerini yeniden rayına oturtabileceği konusunda endişeler mevcut.
Birçok AB hükûmeti, son yıllarda Türkiye'ye karşı tutumlarını sertleştirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy ve Alman Şansölye Angela Merkel, Türkiye'nin üyeliğine şiddetli bir şekilde karşı çıkıyorlar ve ülkenin "imtiyazlı ortaklık" konusunda anlaşma sağlamasını istiyorlar. Türkiye'nin AB üyeliğini istemeyenler yalnızca Avrupa'nın ağır topları değil. Bu senenin başlarında Bulgaristan, Türkiye'nin öncelikle, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı güçleri tarafından sınır dışı edilen Trakyalılar konusunda tazminat ödemesini talep etti.
Yıllarca Avrupa tarafından reddedilen Türkiye giderek akıllandı. 2008 yılında yapılan bir kamuoyu yoklaması, Türklerin, AB üyeliğine verdiği desteğin 2004 yılındaki yüzde 70 oranından yüzde 42'ye düştüğünü gösterdi. Geçen mart ayında yapılan başka bir yoklama ise Türklerin yüzde 65'inin ülkelerinin hiçbir zaman AB üyesi olamayacağını ve yaklaşık yarısının da ülkelerinin gerçekten de Batı'nın bir parçası olmadığını düşündüğü sonucunu ortaya çıkardı.
Kötüye giden AB müzakereleri, Türkiye'nin doğudaki komşularına -özellikle İran, Sudan, Suriye ve Hamas- yakınlaşmasıyla aynı zamana denk geldi.
Brüksel'deki Avrupa Politikası Çalışmaları Merkezi araştırmacısı ve Bilgi Üniversitesinde Yardımcı Doçent Şebnem Aydın, Türkiye'nin Batı ile ilgili kararsızlığının AB'nin soğuk muamelesinden kaynaklandığını söylüyor ve ekliyor: "Her şey için Avrupa'yı suçlayamazsınız. Bu bir ölçüde Türkiye içerisindeki dinamiklerden de kaynaklanıyor. Ülke içerisinde daha kararlı bir Türkiye görmek isteyen seçmenler var."
Türkiye'nin AB üyelik çabalarını destekleyenler bunun ülkeyi Batı'ya bağlayacağını söylüyorlar.