Son Haberler
29.05.2012 Salı 19:31
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TİSK: BÜYÜMENİN FİNANSMAN KAYNAKLARININ TAŞIDIĞI RİSKLER ARTIYOR
03.08.2010 11:04
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye'nin borçlanabilir ve borçlarını ödeyebilir konumda olduğu için başta IMF ve uluslararası derecelendirme kuruluşlarınca krizden çıkmış ülke konumunda görüldüğünü belirterek, ancak büyümenin finansmanının yurtiçi tasarruflara dayandırılamadığı ve nitelikli doğrudan yabancı sermaye akımının sağlanamadığı için mevcut büyüme trendini sürdürmesi konusunda çeşitli endişeler bulunduğunu kaydetti. ANKARA (ANKA) - Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye'nin borçlanabilir ve borçlarını ödeyebilir konumda olduğu için başta IMF ve uluslararası derecelendirme kuruluşlarınca krizden çıkmış ülke konumunda görüldüğünü belirterek, ancak büyümenin finansmanının yurtiçi tasarruflara dayandırılamadığı ve nitelikli doğrudan yabancı sermaye akımının sağlanamadığı için mevcut büyüme trendini sürdürmesi konusunda çeşitli endişeler bulunduğunu kaydetti.
TİSK, Temmuz ayı aylık ekonomi bültenini yayınladı. Bültende, Temmuz ayı içinde yayınlanan istatistiklere göre reel sektördeki canlanmanın netleştiği belirtilerek, Kapasite kullanım oranının Temmuz ayı itibariyle yüzde 74.7'ye ulaştığı, bunun 2008 Eylül ayı düzeyine, yani krizin hemen başlangıcına dönüldüğünü gösterdiği kaydedildi. Dış ticarette yapısal bir düzenleme ya da iyileşme sağlanamadığı için ekonomideki büyümeye paralel olarak geçmişteki sorunların yeniden baş gösterdiği vurgulanan bültende, özellikle dış ticaret açığındaki artışın, cari işlemler açığının beklenenin üzerinde artmasına neden olduğu ifade edildi. Bir yılda ortaya çıkan 1 milyon 800 bin kişilik istihdam artışının yarısını kayıtdışı istihdamın yarattığı vurgulanan bültende, kayıtdışı istihdamın 2010'da patlama yaptığının altı çizildi.

-SİYASİ GELİŞMELERE PARALEL GEVŞEK MALİYE POLİTİKASI UYGULANABİLİR-

Temmuz ayında iktisat politikalarında beklenen en önemli değişikliğin mali kuralın TBMM'de yasalaşması olmakla birlikte, bu düzenlemenin yeni yasama dönemine bırakıldığı kaydedilen bültende, şöyle denildi:
"Bu durum Türkiye'deki olası siyasi gelişmelere paralel olarak gevşek maliye politikası uygulanabileceğini göstermektedir. Temmuz ayında olumlu mevsimsel etkiler ve dış talep yetersizliği nedeniyle enflasyon oranı düşmeye devam etmiştir. Göreli olarak azalan işlenmemiş gıda ürünleri fiyatlarındaki düşüş söz konusu etkiye katkı sağlamıştır. Belirtilen gelişmelerin bir sonucu olarak TCMB politika faiz oranlarını değiştirmemiştir. Türkiye'ye giren sermaye miktarındaki artış, yükselen ithalatın, dolayısıyla cari açığın finansmanını kolaylaştırmıştır. Portföy yatırımlarındaki artış bir taraftan TL'nin aşırı değerlenmesine neden olurken (TCMB'nin yeni reel kur endeksi hesaplamasında bile TL yaklaşık olarak TÜFE bazında yüzde 27 değerlidir), bir taraftan da Türkiye'yi ithalat yapmanın yüksek kârlılık sağladığı bir ülke konumuna getirmiştir."

-BÜTÇE AÇIĞINDAKİ ARTIŞ MEVCUT ŞARTLARDA MEMNUNİYET VERİCİ-

Türkiye ekonomisinde bütçe açığı ve cari açık sorunu yılın ikinci yarısı itibariyle ağırlığını artırmaya başladığı belirtilen bültende, bütçe açığının bir aylık molanın ardından tekrar artışa geçtiği, Haziran ayında yüzde 10.9 yükselerek 5.4 milyar TL olduğu kaydedildi. Bültende, "Bütçede, açığın artması şeklindeki negatif yönlü gerçekleşme bile, mevcut şartlarda memnuniyet vericidir. Çünkü, faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle azalan faiz giderleri ile Ocak 2010'da artırılan KDV ve ÖTV oranlarının etkisi yüzünden büyüyen dolaylı vergi gelirleri yatmaktadır. Türkiye kısa erimde borçlanma ile ilgili sorun yaşamıyor ise de mevcut borçlanma tablosu kaynakların ülke kalkınması yerine faiz ödemelerine akmasına neden olmaktadır" denildi.

-TÜRKİYE CİDDİ RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİR-

Hazine Müsteşarlığı'nın Temmuz 2010 Kamu Borç Yönetimi Raporu'ndaki verilerin yapılanmanın önümüzdeki dönemde Türkiye'yi ciddi risklerle karşı karşıya bırakacağının açık izlerini verdiği vurgulanan bültene, şöyle devam edildi:
"Türkiye borçlanabilir ve borçlarını ödeyebilir konumda olduğu için başta IMF ve uluslararası derecelendirme kuruluşlarınca krizden çıkmış ülke konumunda görülmektedir. Ancak büyümenin finansmanını yurtiçi tasarruflara dayandıramadığı ve nitelikli doğrudan yabancı sermaye akımını sağlayamadığı için mevcut büyüme trendini sürdürmesi konusunda çeşitli endişeler bulunmaktadır."(ANKA)
(HLY/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.