Son Haberler
29.05.2012 Salı 19:36
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: AB'YE UYUM ÇERÇEVESİNDE 60 MİLYAR EURO YATIRIM ZORUNLU
21.07.2010 15:15
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Avrupa Birliği Entegre Uyum Stratejisi'ne göre, uyum sürecinin yaklaşık 60 milyar euro tutarında bir yatırım zorunluluğunu beraberinde getirdiğini kaydetti. ANKARA (ANKA) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Avrupa Birliği Entegre Uyum Stratejisi'ne göre, uyum sürecinin yaklaşık 60 milyar euro tutarında bir yatırım zorunluluğunu beraberinde getirdiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu ayrıca Türkiye'nin AB katılım sürecinde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği sözleşmesi ve Kyoto Protokolü çerçevesinde, iklim değişikliği konusunda ciddi bir gündemle karşı karşıya oyduğunu vurguladı.
"Kamu ve Özel Sektör İklim Değişikliği Konferansı"nda konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin 21 Aralık 2009 tarihinde, "Çevre" faslında Avrupa Birliği ile müzakereleri başladığını hatırlattı. Hisarcıklıoğlu, "Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan "Avrupa Birliği Entegre Uyum Stratejisi'ne göre, uyum süreci, yaklaşık 60 milyar euro tutarında bir yatırım zorunluluğunu beraberinde getirmektedir. Avrupa Birliği'ne son katılan ülkelerin deneyimlerinden biliyoruz ki, çevre faslında, yatay mevzuat uyumunda olmasa da, maliyetli yatırımları gerektiren alanlarda, iyi geliştirilmiş uygulama planlarına ve sağlam gerekçelere dayanması halinde, geçiş süreleri elde edilebilmektedir" dedi.

-TÜRKİYE EK 1 ÜLKELERİ ARASINDA-

Diğer taraftan, Birlemiş Milletler şemsiyesi altında yürütülen, İklim Değişikliği müzakerelerinin, geçen yıl Kopenhag'da 15.'si gerçekleştirilen Taraflar Konferansı ile aslında bir anlaşma metnine bağlanmak istendiği, fakat bu girişimin başarısız olduğunu anımsatan Hisarcıklıoğlu, "Bununla birlikte, uluslararası bağlayıcılığı olan bir anlaşma metninin oluşturulması için çalışmalar sürdürülmektedir. İlginç olan husus, Türkiye'nin BM çerçevesinde yürütülmekte olan müzakerelerde, teknik deyimiyle Ek 1 ülkeleri arasında yer almasıdır. Bunun anlamı, Türkiye'nin 2012 yılından itibaren karbondioksit emisyonlarında azaltım yükümlülüğünün olması ve kurulması öngörülen "Çevre Fonu'nda, yararlanan ülke değil, "donör' ülke konumunda olma ihtimalini doğurmaktadır" diye konuştu.

-TÜRKİYE KADAR CESUR BİR ÜLKE ÇIKMAMIŞTIR-

Avrupa Birliği ile müzakerelerde, "Çevre" faslındaki kapanış kriterlerinin göz önünde bulundurulduğunda, iklim değişikliğini de kapsayan daha geniş bir çevre gündemi ile karşı karşıya olunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Tarama raporuna baktığımızda, Türkiye olarak Avrupa Komisyonu'na, "Katılım tarihinde, çevre müktesebatını üstlenmede bir zorluk beklemediğimizi' ifade ettiğimizi görüyoruz. Bu yaklaşımı biz doğrusu anlayamıyoruz. Verheugen sanırım bizi teyit edecektir;'çevre faslına' uyum konusunda herhalde Türkiye kadar cesur başka bir ülke çıkmamıştır. Bir kez daha altını çizmek istiyorum ki, telaffuz ettiğimiz uyum maliyeti yaklaşık 60 milyar eurodur" şeklinde konuştu.

-CİDDİ BİR GÜNDEMLE KARŞI KARŞIYAYIZ-

Türkiye'nin AB katılım sürecinde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği sözleşmesi ve Kyoto Protokolü çerçevesinde, iklim değişikliği konusunda ciddi bir gündemle karşı karşıya oyduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Avrupa Birliği'nin iklim değişikliği için belirlediği, 20-20-20 stratejisini katılım müzakerelerimizin dışında tutmak, kuşkusuz mümkün değildir" dedi.

-ENERJİNİN YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN SAĞLANMA ORANI 2020'DE YÜZDE 30 OLACAK-

Hisarcıklıoğlu, Türkiye açısından bakıldığında, enerjinin yüzde 20'sinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması hedefine halihazırda çoktan ulaşmış olduğunu ve 2020'ye kadar yüzde 30 gibi bir orana ulaşılmasının hedeflendiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, "Bu süreç, başta enerji, demir-çelik, madencilik, çimento, cam, ulaştırma, tarım-hayvancılık, inşaat, kağıt sanayi, otomotiv, denizcilik, kimya olmak üzere birçok sektörümüzün geleceğini de yakından ilgilendirmektedir. Enerji verimliliği bu süreçte üzerinde durulması gereken bir diğer önemli konudur. Enerji verimliliği, girdi maliyetlerinde azalmaya, dolayısıyla rekabet gücü artışına katkı sağlayacaktır. Daha yakın çalışmamız, daha kurumsal bir diyalog içinde olmamız, teknik düzeyde sürekli birlikte çalışmamız gerekmektedir. Müzakere pozisyonlarımızda ortak bir anlayış geliştirmek zorundayız. Uyum sürecinin sırasını ve sıralamasını birlikte belirlemeliyiz. Birlikte analiz yapmalıyız" diye konuştu.(ANKA)
(EBR/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.