Son Haberler
30.05.2012 Çarşamba 06:43
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TRABZON - DKİB'DEN GÜMRÜK BİRLİĞİ'Nİ ASKIYA ALALIM ÇAĞRISI
07.07.2010 13:13
TRABZON (İHA) - Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Avrupa Birliği’nin 3. ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) Türkiye’nin AB üyesi olmaması nedeniyle Türkiye’nin ticari menfaatlerinde olumsuz etkilere neden olduğunu belirterek “Gümrük Birliği Anlaşması söz konusu tehditlerin neden olduğu zararlara geçerli bir önlem bulununcaya kadar askıya alınmalıdır” dedi.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Gürdoğan, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki Ortaklık Anlaşmasına göre ortaklığın son dönemini oluşturan Gümrük Birliği’ni (GB) tesis eden 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararının 16. maddesi, Türkiye’nin, AB’nin, Serbest Ticaret Anlaşmaları’nı (STA) da kapsayan tercihli gümrük politikasına uyumunu öngördüğünü hatırlattı. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’ların Türkiye’nin halen AB üyesi olmaması nedeniyle anlaşmaların yapıldığı karar mekanizmasına ve sürecine dahil edilmemesi durumunun çelişkiye neden olduğunu kaydeden Gürdoğan “Bu durum Türkiye’nin ticari menfaatlerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Türkiye her ne kadar gelinen bu noktada AB ile fasıllar anlamında müktesabatı müzakere etmekte olan bir ülke olsa da, GB şartlarında yanlış giden konuları oturup derinlemesine olarak münazara etmek hakkını da gerektiğinde aramak durumundadır. Çünkü, GB görüşmelerinin yapıldığı 1995 yılında AB'nin dış ticaret politikası çok taraflı ticaret anlaşmaları kapsamında yürütülmekte iken yıllar içersinde AB dış ticaret politikasını değiştirmiş ve ikili ticaret anlaşmaları ağırlıklı bir politika izlemeye başlamıştır. AB’nin ikili olarak çeşitli ülkelerle artarda imzalamış olduğu STA’lar ve en son Güney Kore ve Hindistan ile imzalanması planlanan STA müzakerelerinin son aşamaya ulaşması ülkemizi adeta tehdit eder boyutta zarara uğratacak gelişmeler olarak nitelendirilmelidir. Çünkü, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lar ticaret saptırıcı etkiler gösterdiğinde Türkiye pazarında haksız rekabete yol açabilmektedir. AB’nin imzaladığı STA’lar sonucunda, bu üçüncü ülkelere uygulanan gümrüklerin kaldırılmasıyla, üçüncü tarafların malları AB pazarına girip AB üzerinden Türkiye’ye gümrüksüz geçerek ticaret sapmasına neden olabilmektedir. Ayrıca, STA ile AB’nin üçüncü ülkelere vermiş olduğu tavizleri, Türkiye de Gümrük Birliği kapsamında, vermekle yükümlü bulunmaktadır. Durum böyle iken, STA yapılan üçüncü ülkelerce AB’ne verilen tarife ve tarife dışı engellerindeki tavizler AB üyesi olmaması nedeniyle, Türkiye için geçerli olmamaktadır ve bu ülkeler, Türkiye’den olan ithalatlarına yüksek tarifeler uygulamaya devam edebilmektedirler. Özellikle STA akdedilen ülke Türkiye ile aynı sektörlerde gelişim gösteren ve Türkiye’de üretim yapılan belli sektörlerde rekabet gücüne sahip olan bir ülke ise durum Türkiye açısından daha da vahim olabilmektedir” ifadelerini kullandı.

"GELECEKTE TİCARİ AÇIDAN ÇIKMAZLARA GİREBİLİRİZ"
Benzer şekilde Hindistan ve Güney Kore’nin de AB ile STA imzalaması durumunda ülkemiz pazarlarının Asya ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkeleri açısından herhangi bir cazibesinin kalmaması sonucunu da beraberinde getireceğini kaydeden Gürdoğan “Ülkemizin en büyük ticaret partnerlerinden biri olan Rusya Federasyonu ve akabinde de Ukrayna ile AB’nin STA imzalama planlarının olması Türkiye’yi gelecekte ticari açıdan oldukça büyük çıkmazlara sokacak ve bu nedenle Türkiye açısından bu üçüncü ülkeleri STA yapmaya yönlendirmek iyice zorlaşacak hatta imkansız hale gelecektir. Vize konusunda daha önceki yıllarda çok ağır prosedürler uygulayan Rusya Federasyonu’nun dahi ülkemiz işadamlarına vize konusunda muafiyet hakkı tanımasına rağmen AB’nin hala bu konuda GB üyesi ve müzakere eden Ülke pozisyonunda bulunan Ülkemize vize şartı uygulamasını devam ettirmesi çok büyük bir çifte standart ve çelişki olarak nitelendirilmektedir. Sonuç olarak, GB’ne taraf olmamız tek tarafın yararına işleyen bir mekanizma olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak zamanında ve doğru kararlarla AB’nin ilgili üçüncü ülkeyle yürüttüğü görüşmelerle eş zamanlı olarak bahse konu ülke ve Türkiye arasında da paralel müzakereler yürütülmeli ve benzer bir Anlaşmaya varılması sağlanmalıdır. İlgili üçüncü ülke söz konusu benzer Anlaşmayı Türkiye ile imzalayana kadar AB de Anlaşmayı imzalamamalı, böylelikle üçüncü ülkenin Türkiye ile de ticari Anlaşmayı sonuçlandırması temin edilmelidir. Bunların da mümkün olmaması durumunda, Türkiye ekonomisi ve özellikle dış ticaretinde önemli bir derecede artan zararlar ile adeta bir prangaya dönüşen ve bizim için potansiyel arz eden Asya ülkelerine yönelik ekonomik nüfuz gücümüzü zayıflatan, bu potansiyel ülkelerle STA imzalamamızı her geçen gün daha da zorlaştıran GB Anlaşması’nı bu dönemden sonra çok boyutlu düşünerek tekrar müzakere etmek durumundadır. Unutulmamalıdır ki Gümrük Birliği, sonuçta Türkiye için değiştirilmesi mümkün olmayan çıkmaz bir sokak değildir. AB yetkilileri ile oturup 1995-96 şartları ve günümüzdeki şartlar bağlamında ve özellikle son 9 yıldır Türkiye‘ye vermeye başladığı zararlar üzerinde enine boyuna tartışılarak bir ortak yol bulunması artık çok büyük bir gereklilik olarak değerlendirilmeli ve bu vahim duruma zaman kaybetmeden bir ‘dur’ denilmelidir. Hatta GB Anlaşması sözkonusu tehditlerin neden olduğu zararlara geçerli bir önlem bulununcaya kadar askıya alınmalıdır” dedi.
(BK-ÖS-Y)
07.07.2010 13:09 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.