Son Haberler
30.05.2012 Çarşamba 06:47
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TRABZON - İHRACATÇI 2023 İHRACAT HEDEFİ İÇİN DEMİRYOLU TALEBİNİ YİNELİYOR
12.08.2010 15:42
TRABZON (İHA) - Stratejik bir öneme sahip olan Doğu Karadeniz Bölgesi’nin demiryolu ağına bağlı olmayan tek bölge olması, mevcut geniş kapasiteli bölge limanlarının (Trabzon, Rize ve Hopa) atıl kalmasına yol açtığı ve artan taşıma maliyet ve süreleri ile bölge dış ticaretinin önünden bir engel oluşturduğu belirtildi.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Asya coğrafyasından dünya pazarlarına demiryolu uzantısıyla gerçekleştirilen hammadde ve petrol ürünleri başta olmak üzere önemli taşımacılık gelirlerinden bölgenin demiryolu ağına dahil olmaması nedeniyle mahrum bırakıldığını söyledi. Daha önce Trabzon üzerinden yapılan transit ticaretin, demiryolu bağlantıları bulunan Gürcistan’ın Batum ve Poti Limanlarına kaydığını hatırlatan Gürdoğan “Artık Asya kıtasından gelen yükler demiryolu ile Batum ve Poti Limanlarına, buradan da denizyolu ile Avrupa’ya giderek demiryolu bağlantıları bulunan Bulgaristan-Varna veya Romanya-Köstence Limanlarına aktarılmakta, Ortadoğu Bölgesi’ne gidecek yükler ise Dubai veya Suriye limanları üzerinden dağıtılmaktadır. Uluslararası ticarette söz sahibi olabilmek ancak yeterli ve gelişmiş bir ulaşım altyapısı ile mümkündür. Rekabet üstünlüğü sağlamada en önemli husus, muhakkak ulaşım sistemindeki avantajların yakalanmasıdır. Ulaşım sistemleri içinde rekabet üstünlüğü yakalayabileceğimiz en önemli sistem de demiryolu taşımacılığıdır. Dolayısıyla ülkemizin öncelikle yapması gereken demiryolu taşımacılığına hakettiği önemi vererek, mevcut demiryolu hatlarının rehabilitasyonunu sağlamak ve fizibil bulunan demiryolu hatlarının da yapımına bir an önce başlayarak kısa dönemde tamamlamaktır” dedi.
Türkiye’de ihraç edilen ürünlerin yalnızca yüzde 1’inin demiryoluyla taşındığı, taşıma maliyetlerini ve sürelerini 4’te 1 oranında düşüren demiryolunun yeterli oranda kullanılmadığını kaydeden Gürdoğan “Oysa Gürcistan, uluslararası demiryolu ağlarına entegre olması sayesinde bölgenin taşımacılık gelirlerinin önemli bir bölümünü kasasına koymakta ve ülkemizi de bu gelirlerden mahrum bırakmaktadır. Açıkça görülmektedir ki Hopa-Batum demiryolunun sadece Gürcistan’ın işine yarayacağını iddia etmek bilinçsizce ülkemizin ve bölgemizin sadece gümrüklemelerin bile sınırlarımız içinde yapılmasından dolayı oluşacak taşımacılık gelirlerinden yoksun kalmasını savunmakla aynı kapıya çıkmaktadır. Unutulmamalıdır ki Batum Limanı yoluyla Avrupa’ya günlük 200 bin varil petrol ve işlenmiş petrol ürünleri, Poti limanından ise günlük 100 bin varil petrol ve işlenmiş petrol ürünleri taşınmaktadır. Batum-Sarp-Hopa demiryolu projesi sayesinde Orta Asya petrollerinin Avrupa`ya taşınmasından da ülkemizin gerekli payı alması mümkün olacaktır. Ayrıca demiryolu sayesinde pazara erken ürün sunma avantajına sahip olacak olan ülkemizin hedef pazarlarına, örneğin Çin Halk Cumhuriyeti’ne denizyolu ile 40 günde ulaşan mallarımızın demiryolu ile 10 günde ulaşması mümkün olacak, ulaşım maliyetleri düşecek, sonraki aşamada bölgemiz limanlarında denizyolu ile by-pass sistemi olarak adlandırılan demiryolu döşenmiş gemilerle vagon taşımacılığı yapılması bölge limanlarımızı daha da cazip hale getirecektir” ifadelerini kullandı.

HEDEF PAZARLARLA TİCARETİN GELİŞMESİ İÇİN DEMİRYOLUNUN ÖNEMİ
“Hedef pazarımız olan Türk Cumhuriyetleri, Kafkaslar, Rusya Federasyonu ve diğer Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine yönelik taşımalarda karayolu geçiş belgelerinin yetersizliği ve karayolu nakliye maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle ticaretimiz istenilen düzeyde gelişememekte, bu ülkelerle komşu olmamıza rağmen, toplam dış ticaretlerindeki payımız yüzde 5’ler seviyesinde kalmaktadır” diyen Gürdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Ancak, bizden çok daha uzak mesafede bulunan ve sadece demiryolu bağlantısı ve liman avantajını kullanan İran ve Avrupa ülkelerinin bu ülkelerdeki pazar payı yüzde 40’ların üzerindedir. Her geçen gün rakip ülkelerin eline geçen pazar payımızın korunabilmesi ve bu ülkelerdeki pazar payımızın arttırılabilmesi amacıyla 1998 yılından itibaren Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği olarak fikir babalığını yaptığımız ve sürekli gündeme getirdiğimiz 38 km’lik Batum-Sarp-Hopa Limanı Demiryolu Projesi’nin (20 kilometresi Batum-Sarp Sınır kapısı ve 18 Km’si Sarp Kapı-Hopa Limanı); kısa vadede ülkemizi BDT ve Kafkasya demiryolu ağına bağlayacak olması, Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’ne göre daha kısa sürede ve düşük maliyetle tamamlanacak olması ve ihraç yükü taşımalarında nakliye maliyetlerini dörtte bir oranında düşürerek Ülkemiz ve Doğu Karadeniz Bölgesi ihracatının artmasına yapacak olduğu katkılar gibi nedenlerden dolayı ülkemiz açısından stratejik önem taşımaktadır. Gürcistan üzerinden gelip Batum Limanı’na bağlı bulunan ve sadece 38 Km mesafede ve 100 Milyon Dolar gibi çok düşük bir maliyetle tamamlanabilecek demiryolu ağının kısa vadede Hopa Limanı’na bağlanması, uzun vadede de bu demiryolu ağının Rize ve Trabzon üzerinden GAP’a bağlanarak ülkemiz demiryolu ağına entegre olmasının sağlanmasının çok önemli üstünlükleri bulunmaktadır. Türkiye-Kafkasya demiryolu bağlantısı, Trabzon limanı başta olmak üzere, bölgede bulunan limanların daha aktif bir şekilde çalışmasını sağlayacaktır. Ayrıca, Orta Asya'ya mal sevkıyatında problem yaşayan AB ülkeleri Türk limanlarını ve demiryollarını tercih edeceklerdir. Bunun yanında, GAP'ta üretilen ve üretilecek olan ürünlerin demiryoluyla BDT ülkelerine pazarlanması çok daha kolay hale gelecektir. Karayolu, denizyolu ve demiryolu bağlantılarıyla bölgenin en önemli merkezi haline gelen Türkiye'nin bölgedeki stratejik önemi pekişecektir. Bu nedenle, şu andaki konjonktürde Ülkemiz lehine ortaya çıkan fırsatların bir an önce değerlendirilmesi açısından Ülkemizi çok kısa sürede dünyanın en büyük enerji kaynaklarının bulunduğu coğrafyaya bağlayacak ve kısa sürede çok düşük maliyetle tamamlanma imkanı bulanan Hopa-Sarp-Batum demiryolu projesinin hayata geçirilmesi ve buna entegre şekilde Hopa ve Trabzon illerinde birer Lojistik Köy oluşturularak transit ticaret trafiğinin tekrar Ülkemize döndürülmesi gerekmektedir.“
12.08.2010 15:38 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.