TSK SIZ VATAN, VATANSIZ VATANSEVER OLUNMAZ!
Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanında ki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an bile geri kalmasın!
Mustafa Kemal Atatürk
X
Tanrıya şöyle soruyordu gözü tok yoksulun biri:
“Yoksulum bu derdimden hiç mi hiç yakınamam sana. Ama bağışla n’olur, meleklerine izin veren sen misin? Kişiliksiz alçaklara devleti ve zenginliği dağıtmak için!
Muhammet İkbal
X
Şaşkınım dostlar şaşkınım…
Olanlar bitenler karşısında ne söyleyeceğimi bilmiyorum…
Bir yerlerden bir fırtına esti, her şeyi alıp savuruyor…
Ayakta kalan ne varsa kökünden söküp atıyor…
Ne oldu gözbebeğimiz ordumuza?..
Kim düdük çaldı, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırın, sarsın, yıpratın diye…
Gün olmuyor ki, TSK ve üst komutanlar hakkında basında yazılar çıkmasın…
Gün olmuyor ki, emekli bir üst komutan gözaltına alınmasın ya da sözlü saldırılara uğramasın, haklarında iftiralar atılmasın…
Gün olmuyor ki, televizyonlarda film seyreder gibi TSK’ ya ait yalan yanlış haberler çıkmasın…
X
Toplumda çok önemli görevler yapmış, saygın kişilerin evlerinin aranacağı ya da gözaltına alınacağı, daha kendilerinin bile haberi olmadan nasıl oluyor da gazetelere ve televizyonlara aksediyor…
Yıllarca bu devlette müfettişlik, başmüfettişlik ve teftiş kurulu başkanlığı yaptık. Hazırlık soruşturması gizli yapılır, yapılan ön çalışmalar ve raporlar mahkeme önüne çıkana kadar açıklanmaz… Alınan ifadeler noktası ve virgülüne kadar gizlidir. Soruşturmacıdan başkasının bilgisi olmaz…
X
Her şeyi bir tarafa bıraktık, vatan sathı sanki “büyük bir mahkeme”, yaşayan 70 milyonun tamamı, sanki zanlı, tanık veya sanık…
Her sabah gün başladıktan sonra, milyonlarca insan mahkeme kapısından içeriye giriyor, televizyonun son haberleriyle mahkemeden çıkıp yataklarına gidiyorlar…
İşi gücü bıraktık… Geleceğimizi filan unuttuk…
Konumu, görevi, yaşı, cinsiyeti ne olursa olsun, SADECE KİMİ İSTİSNALAR DIŞINDA – ki o istisnaların da kimler olduğu ortada – herkes bugünü atlattıysa, yarınının kendisine ne getireceğinin kuşkusu içinde…
Sen misin Atatürkçü, sen misin laik ve cumhuriyetçi, sen misin AKP’ye karşı olan, bekle sıranı ve hazırlan…
X
Böylesine “korku imparatorluğu” durumuna getirilmiş bir ülkede. İnsanlar güne nasıl rahat, huzur ve neşe içerisinde uyanabilir?..
Ormanın içerisinde birkaç yabani hayvanı ya da canavarı ele geçirmek için ormanda ki bütün ağaçları yakmak mı gerek…
Uzaktan yakından Ergenekon denilen olay ve davayla ilgisi olmayan bir kimse, Atürkçüyüm, laik cumhuriyeti savunuyorum diye, gelip beni de alıp götürecekler endişe ve korkusu içinde yaşar mı hiç? Ne yazık ki bu ülkede yaşanıyor!... Daha doğrusu yaşatılıyor…
X
Ergenokan davasından içeride olanların, zamanında elini sıktık, tokalaştık, kamuoyu önünde sohbet ettik, televizyon programlarımızda konuk olarak ağırladık, yayınladıkları ve bütün kitapçılarda satılan kitaplarını aldık okuduk diye, bizlerde mi “Ergenekon çetesi” içerisinde yer almış olduk…
Son söz:
Başlıkta ki sözlerimizi tekrarlıyoruz.
TSK’sız (ordusuz) vatan olmaz!..
Vatansız da vatansever olunmaz!..
Bitirilmiş, tüketilmiş, yok edilmiş, olmayan bir vatan için nasıl vatansever olunabilir ki?..
Vatan varsa ve dimdik ayaktaysa, o zaman o vatanda yaşayan fertler olarak vatanseversinizdir.
Vatanseversinizdir çünkü, vatan sevgisiyle dolu olduğunuz ve onu her türlü tehdit ve tehlikeden koruyup kolladığınız için vatanınız vardır, var olmuştur…
BURHAN ÖZBEY