TSK YIPRATILMAMALIYDI!
Başbakan’a yakın ve Başbakan’ın damadının genel müdür olarak görev yaptığı, Sabah-Atv’yi, kamu bankalarından tartışmalı kredilerle satın almış olan Çalık grubu içerisinde yer alan Aktüel Dergisi’nin son sayısında, çok önemli bir haber ve yorum var. Belli ki bir yerlerden sızdırılmış.
Zamanın Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök, Genelkurmay Başkanlığı döneminde, astı durumunda olan Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’un yaptığı kimi toplantıları gizlice kameraya aldırmış. Yani gizli gizli onu izlemiş ve izletmiş. Eruygur’da iddialara göre, Özkök’ün telefonlarını dinletmiş.
Hilme Özkök’e soruyorlar, Genelkurmaylık dönemizde ordu bünyesinde darbe teşebbüsü oldu mu olmadı mı?
Özkök’ün yanıtı önce “ne oldu derim, ne de olmadı” türünden…
Bir gün sonrakinde ise, “Eruygur ve Tolon adına çok üzüldüm ama ceza varsa çekilince rahatlatır” türünden..
Siz bu yanıtlardan ne anlarsınız?
Meğer çok güvendiğimiz TSK, Özkök zamanında üst komutanlar nezdinde anlaşmazlığın, birbirine güvensizliğin gayya kuyusu durumuna gelmiş.
Genelkurmay Başkanı, Jandarma Genel Komutanı’nın yaptığı toplantıları gizli kameralarla izliyor ve kayda aldırıyor, Jandarma Genel Komutanı’da üstü konumunda olan Genelkurmay Başkanı’nın konuşmalarını dinletiyor. Tabi iddialar doğruysa…
Özkök, sorular karşısında son verdiği yanıtta, açıkça kendi döneminde Eruygur’un darbe teşebbüsünde bulunduğu imasında bulunuyor. En azından verdiği yanıtlardan biz böyle anlmıyoruz. Biz değil, normal akıl sahibi herkes ayni algılamada bulunuyor…
Ortada bir de hakkında darbe günlükleri tuttuğu iddiasında bulunulan Deniz Kuvvetleri eski komutanı Amiral Özden Örnek olay ve olgusu var. Onun cephesinden durum daha da vahim! Eşi ve oğulları yönünden AKP’ye ve Başbakan’a biat açısından talihsiz bir suçlama içerisinde!.. Olayı artık herkes biliyor. Burada yeniden uzun uzun anlatmaya gerek yok.
Bu satırların yazarı olarak, Amiral Özden Örnek olayında, günlükleri kastetmiyoruz, ailesi ve çocukları açısından ortaya atılanlar itibarıyla bir Türk vatandaşı olarak, son derece rahatsız olduğumuzu belirtmek isteriz. Kısaca, bu aşamada hakkında ki iddialar konusunda Amiral Örnek, bizim vicdanımızda aklanmayan bir şüphelidir. Ne şüphelisi? Kişisel çıkarı uğruna konumunu ve makamını iktidar partisi yanında hiçe saymış bir talihsiz komutan olarak!...
X
Bugünleride mi görecektik?
Başımızın tacı, gözbebeğimiz TSK hakkında, böylesi kurum içerisinde ayrışmalılık yansıtan ve yıpratıcı haberlerde mi duyacaktık?
Sonunda Türk Silahlı Kuvvetleri’ni de yıpratmaya muvvaffak oldular.
Kim diyebilir bugün TSK içinde, kesinlikle bir güvensizlik ortamı yok.
Sivil yaşamda olduğu gibi çok eminiz ki, ordu içindede artık ast üst olarak birbirlerine karşı yoğun bir güvensizlik olayı yaşanmakta…
Kimse, kimsenin yanında normal konularda bile rahat konuşamaz ve fikir yürütemez duruma gelmiş durumda. Telefonlar, pek çok kimse için adeta her an patlamaya hazır bomba ürküntüsü veren lanet teknolojit aletler(!)
Son söz:
Ne söyleyeceğimiz bilemiyoruz.
Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki, yaşananlardan, duyduklarımızdan, ülkesine, vatanına sevdalı bir Türk vatandaşı olarak içimiz yanıyor. Müthiş bir rahatsızlık duyuyor, zaman zaman da ülkenin geleceği açısından yoğun karamsarlık duygularına kapılıyoruz.
Hep şu soru kafamızda!
Ülke nereye gidiyor?
Nereye götürülüyoruz?
Ergeç yeni bir Mustafa Kemal ruhu yaratılacağından
umutsuz değiliz ama birileri yönüden ve bir şeyler adına da tedirginiz!
Her halde bu sorunun yanıtını,
Yakında gelişecek durumlardan net olarak alacağız ve göreceğiz…
Biraz daha bekleyim hele…
BURHAN ÖZBEY