TUĞBA’NIN PARASI ÇALIŞINCA OLUYOR EFSANESİ (!)
“Manken Tuba Özay çeteye yardımdan 11 Ağustos 2007’de tutuklanmış, 8 ay hapis yatıp 24 Ocak 2008’de tahliye olmuştu.
Tuğba’ya hayat hikâyesini ve hapisteki günlerini konu alan bir TV dizisi için 1 milyon YTL teklif edildi.
Tuğba ‘Artık para pulla işim kalmadı. Bugüne kadar kazandığım para 7 sülaleme yeter. Banka hesabım her teklife atlamayacak kadar büyük.” (Hürriyet – 8 şubat 2008)
Kim bu Tuğba Özay?
Manken.
Çete suçlaması nedeniyle tutuklanarak 8 ay hapiste yattı.
Geçtiğimiz günlerde tutuksuz yargılanmak üzere, tahliye edildi..
Tuğba Hanım ne diyor?
O kadar çok param var ki, 7 sülaleme yeter.
Günümüzde 7 sülalesine yetecek denli “korkunç” bir para nasıl kazanılabilir?
Bu denli çok parayı kimler ne yolla kazanabilir?
Tuğba Hanım otuzlu yaşların başlarında olmalı.
Henüz böyle bir parayı kazanabilecek denli yaşı kemale ermiş değil.
O halde nasıl kazanmış?
Çok çalışarak(!)
Hak edilerek, gerçek anlamda ter dökülerek, dürüstlük ve ahlâk çizgisinden ayrılmadan kazanılan paralara kimsenin sözü olamaz!
Bizim de “saygıdeğer” Tuğba Hanım’ın “alın teri dökerek”, “dürüstlük ve ahlâk çizgisinden ayrılmadan” kazanmış olduğu 7 sülalelik “korkunç” para için kendisini suçlayacak yönde söyleyecek ne sözümüz olur ki?
Devinmemiz sadece paranın büyüklüğü karşısında şaşırmamızdandır.
Demek ki bu ülkede, bir manken, beş on senede “iyi çalışırsa (!)” muazzam servet yapabiliyor. Bu kadar süre içerisinde 7 sülalesine bakacak ölçüde büyük paralar kazanabiliyor…
Burası Türkiye “ÇALIŞINCA OLUYOR!)”
Tuğba hanımın kazanmış olduğu paranın büyüklüğünü bir kenara bırakalım.
Şimdi kendisine soralım:
Sayın Tuğba Özay Hanım!
Yedi sülalenize bakacak denli kazanmış olduğunuz bu büyük paranın herhalde devlete ödenmiş bir büyük kazanç vergisi olmalı…
Bu zamana değin ödediğiniz büyük kazanç vergisinin miktarını açıklar mısınız?
Devlete vergi olarak bu zamana değin toplam kaç para ödediniz?
X
Sevgili okurlar;
Devlete 25 yıl hizmet eden bir üst düzey memur, emekli ikramiyesi olarak 35- 40 bin YTL emekli ikramiyesi alırken, bir manken beş on yılda 7 sülalesine yetecek ölçüde “korkunç” paralar kazanabiliyor!
Bu nasıl iştir? Bu nasıl meslektir?
Böylesine adaletsiz ve vicdanları zorlayan bir durum olabilir mi?
Bu durumda, gözü açık anneler babalar kızlarını manken yapmak varken neden okutmaya çalışsınlar?
Zaten öyle de oluyor mu?
Görmüyor musunuz, televizyonlardan canlı olarak yayınlanan mankenlik ve bilmem ne yarışmalarını!.
Yarışmaya katılmak için, bu yarışmaları düzenleyen şirketlerin kapı önlerinde gece yarısından sıraya giden gençlerin durumları tam bir “trajik” Türkiye gerçeği…
Hepsinin tek hayali; Tuğba Özay gibi üç beş yılda 7 sülalelerine yetecek kadar büyük mü büyük paralara ve servetlere kavuşmak!
Hani şu vatana millete hizmet etmek aşkı ile yanıp tutuştuğunu(!) söyleyen, seçildiklerinde bu uğurda fedakârca çalışıp, ülkeye büyük katkılarda bulunan(!) çok değerli siyasetçilerimiz var ya!
İşte onların da pek çoğunun parası; Tuğba Özay’ın parası gibi bereketli mi bereketli…
7 sülalelerine yetecek kadar çok mu çok(!)
Kazandıkları paralar, yatlar, katlar, gemiler vs. alabilecek ölçüde kasalara, bankalara sığmayacak denli hacimli!
Peki, nasıl sahip oluyorlar bu paralara?
O da söz mü canım?
“ÇALIŞINCA OLUYOR (!)”
Niçin olmasın?
Bu memlekette, alnının teriyle, dürüst ve ahlâklı olarak “ÇALIŞINCA OLUYOR.”
Neyse çalınca, pardon çalışınca oluyoru bir kenara bırakalım…
Sahi bizim ülkemizde asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırı ne kadardı?
İşçi memurun emekli aylığı kaç paraydı?
Rakamları söyler ve yazarsak, hükümetimizin başında bulunanların yani ülkeyi yönetenlerin karizması çizilebilir.
Çünkü onlar her şeyi düzeltip “sessiz devrim” yaptılar ya!
Üç yıl bekleyin cebiniz para görecek diye sözler verdiler ya!
Ayıp olur...
O nedenle işi tadında bırakalım.
Açlık, yoksulluk ve sefaletten perişan durumda olan milyonların durumunu da Allah’a havale edelim.
Hapisten yeni çıkmış olan değerli mankenimiz Tuğba Özay hanımefendiye de, kazandığı büyük büyük paraları, 7 sülale boyu hayırlı olarak harcamalarını dileyelim…
BURHAN ÖZBEY