Son Haberler
29.05.2012 Salı 20:55
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TÜRK BÜRO-SEN GENEL BAŞKANI FAHRETTİN YOKUŞ:
06.09.2010 10:51
ANKARA (İHA) - Türkiye Kamu-Sen Teşkilatlandırma Sekreteri ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Anayasa değişikliğinin çalışanların haklarını geriye götüreceğini söyledi.
Yokuş, Anayasa'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını öngören Anayasa Değişikliği paketinin, hükümet tarafından kamuoyuna yansıtıldığı gibi çalışanlara yeni haklar kazandırmayacağını ve 12 Eylül 2010'da halk oyuna sunulacak Anayasa Değişikliği'nde çalışanların haklarının geliştirilmesi bir yana dursun kazanılmış hakları da geriye götüreceğini ifade etti.
Anayasa değişikliğinde memurlar adına dava açma haklarının ortadan kaldırıldığını ve haksızlığa uğrayan memurun, idarenin baskısı nedeniyle dava açmaktan imtina ettiğini anlatan Yokuş, şöyle konuştu: "Çünkü iktidarın hışmından korkmaktadır. Meselenin diğer bir boyutu da, kıt kanaat geçinen memurun pek çok davanın masrafını karşılayabilecek durumda olmamasıdır. Yine pek çok yasal düzenleme, yönetmelik ve genelge çoğu zaman memurların hak kaybına sebep olmaktadır. 4688 Sayılı Yasanın, yürürlüğe girmesi ile
birlikte memur sendikaları bu hususta yüzlerce dava açmış, pek çoğunu da kazanarak on binlerce memurun mağduriyetlerini ortadan kaldırmıştır. Bu Anayasa Değişikliği kabul edilirse, çalışanların açtığı davalar neticesinde kazanımları sadece kendilerine şümul olacak. Emekçilerin haklarını geriye götüren çalışanları idare ile baş başa bırakan sendika güvencesini ortadan kaldıran bu anlayışı kabul etmek mümkün değildir."
Yokuş, Anayasanın 51. maddesinin 4. fıkrasının yürürlükten kaldırılarak çalışanların "birden fazla sendikaya üye olma" serbestisinin getirilmesinin çalışma hayatını kaosa sürükleyeceği, yetkili sendika tespitinde kargaşaların yaşanmasına neden olacağını sağduyu sahibi sendikalar ve hukukçuların ortaya koyduğuna dikkat çekti. "İki farklı sendikaya üyelik, çalışanların örgütlenme hakkını sabote etmektir" diyen Yokuş, "Bu madde ile amaçlananın sendikal örgütlerin önünü kesmek ve çalışanları hak arama
mücadelesinde pasifize etmek olduğunu söyledi. "Eğer bu hak demokratikleşmeye katkı ise, neden siyasi iktidar vatandaşlara aynı anda iki ayrı parti üyeliği için izin vermemektedir?" diyen Yokuş, "Çalışma hayatında işverenin elini güçlendirmeye yönelik bu düzenlemeye TİSK, Türk-İş'e bağlı sendikalar, Türkiye Kamu-Sen ve KESK karşı dururken, Hak-İş ve Memur-Sen'in savunması akıl tutulmasının ya da yandaşlığın, çirkin bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Anayasa değişikliğinde en fazla üzerinde durulan konunun memurlara verilecek olan toplu sözleşme hakkı olduğunu belirten Yokuş, kamu çalışanlarının, toplu sözleşme hakkı anayasa değişikliğine gerek kalmadan, kanuni düzenlemeyle hayata geçirilebileceğini, bu anayasa değişikliği içerisinde memurlar için grev ve siyasete katılma hakkının verilmemiş olmasının toplu sözleşme hakkını işlevsizleştirmek olduğunu söyledi.
Yokuş, bağımsız bir kurum olan Uzlaştırma Kurulu'nun kaldırılarak yerine Kamu Görevlileri Hakem Kurulu gibi tamamen hükümetlere bağımlı bir kurulun oluşturulması ve bu kurulunda kararlarının "kesin" hükmünde olmasının öngörüldüğüne dikkat çekti. Bu uygulama ile hükümetin memurlara teklif ettiği ücret ve sosyal hakların söz konusu kurul tarafından hükümetlerin talimatlarıyla tasdik ettirileceğini anlatan Yokuş, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün, benzer uygulama Asgari Ücret Komisyonu'nda da
yaşanmaktadır. Bilindiği gibi, asgari ücret komisyonunun sayısal çoğunluğunu hükümet oluşturmaktadır. Bu nedenle işçi sendikalarının bu komisyonda hiçbir talebi karşılanmamaktadır. Milyonlarca asgari ücretlinin alacakları maaş, hükümetlerin insafına bırakılmıştır. Maalesef, aynı uygulama Anayasa Değişikliği gerçekleşirse, memurlarında başına gelecektir. Bu hususun başka bir boyutu ise, kamu görevlileri hakem kurulu kararlarının bağlayıcı olması, memur ve sendikaların elini kolunu bağlamakta, böylece
hem eylem hem de hukuki bir mücadele yapmasının önü tıkanmaktadır. Yani, grev hakkı olmadan, pazarlık için hükümetle masaya oturan kamu görevlileri sendikalarına tek bir yol bırakılacaktır. Sendikalar, hükümetin teklifini ya kabul edecekler ya da kabul edeceklerdir."
Hükümet tarafından, muhteşem bir ambalaj içine konularak halka zorla kabul ettirilmek istenen Anayasa değişikliğinin, hükümet yandaşlarını, kalpazanları, bölücüleri, vergi kaçakçılarını koruma adına düzenlenmiş, hukukun siyasallaştırılması, kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırılması amaçlanmış, antidemokratik bir dayatma olduğunu kaydeden Yokuş,
"Biz, hem büyük milletimizin hem memurunun bu oyunu fark ederek, bu oyunu bozacağına inanıyoruz ve oyunu kendi hak ve menfaatleri doğrultusunda kullanacağını ümit ediyoruz" dedi.
(BK-HO-Y)

06.09.2010 10:50:33 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.