TÜRKAN
Yaşamı boyunca her zaman çaresiz insanlar için çare olmaya çalışmış…
Bu uğurda canını dişine takarcasına savaşım vermiş…
Güçsüzler adına iyilikler, güzellikler yaratmak için durmamacasına çaba sarf etmiş… Çırpınmış… Bir abide insan Türkan Saylan’ın yaşam öyküsüdür, ünlü yazar Ayşe Kulin’in son kitabı TÜRKAN!...
X
“Binlerce cüzamlıyı iyileştirdi, hayatın içine kattı… Kız çocukları başta olmak üzere, binlerce çocuğun okullu olmasını sağladı. Her zaman tek başınaydı ama hiçbir zaman yalnız değildi. Kimsenin yanında yer almak adına inançlarından, ilkelerinden ödün vermedi ama yüz binlerce insan onun yanında yer aldı.”
Kitabın arka kapağında bunlar yazılı…
Peki ya içinde yazılanlar?... Her biri ayrı bir onur sayfası… Bir bölümünü okuyalım birlikte…
“…İçlerine kapanıp hayata karışmamayı kendileri tercih etmediler mi yıllardır?
Nihayet topluma karışmaya karar verdiklerinde, başörtülü kadınlar kamu alanları hariç, her alanda çalışmaya başladılar, hiç de küçümsenmiyorlar. Üstelik şimdi çok güçlü ve zenginler. Ne var ki bir zamanlar iyi Müslüman idiyseler, artık değiller. Çünkü Müslüman, zalim olmaz, ezmez, haksızlık etmez, gösteriş merakına, intikam peşine düşmez!
‘Aman, hangi biri gücünden istifade etmeye çalışmadı ki? Kim bu iktidar koltuğuna otursa, kendinden bir öncekilerin canına okudu ve cebini doldurmaya baktı,’ diyor bir başkası.
İşte bu doğru tespit, diye düşünüyorum. Gelmiş geçmiş iktidarların, hangi biri hakkaniyetli davrandı? Hangisinin gözünü hırs bürümedi, hangisi adil kalabildi? Hata yapmadı? Niye bunlar farklı olsun ki? Sağdan sola bütün partileri, liderleri insanlarıyla, bir bozulma yaşıyorsa ülke, eğitim sistemimizde ve ahlak öğretimizde büyük bir yanlışlık olmalı. Hangi iktidar gelirse gelsin, akıl sağlığını ve ahlakını kaybetmekte toplum.
Ama beni en çok üzen, bir kez daha kamplara ayrılıyor olmamız. Bunu hep yaptık hiç ders almadı. Küçücük bir kızdım, evimde Halk Partisi’nden nefret edilirdi, çünkü babam koyu bir demokrat partili, annem ise keskin bir komünist düşmanıydı. 1958 yılına geldiğimizde, ülke ikiye ayrılmıştı, CHP’liler ve DP’liler olarak. Köylerde kahveleri, camileri bile ayırmışlardı. Ne saçmaymış.
(........)
70’li yıllara geldiğimizde bu kez, devrimci, ülkücü diye bölündük. Ne kadar çok insan öldü bu manasız çatışmada. Yine darbe! Sonsuz acılar! Ateşler içinde bir vatan! Alevi – Sünni d iye ayrıldık. Türk Kürt diye ayrıldık. Gencecik çocuklarımıza kıydık, en değerli insanlarımızı yaktık, kül ettik, yerlerini asla dolduramayacağımız.
Şimdi yine ayni şeyi yapıyoruz. Bu kez din üzerinden bölünüyoruz. Türbanlı- türbansız, inançlı-inançsız, dinci-laik! Sürekli intikam peşindeyiz. Ne saçma bir gidiş bu! Ne tehlikeli, ne yaman!”
X
Alfa Yayınları’ndan Kasım 2009 da piyasaya çıkan ve birinci baskı olarak yüz bin adet basılan kitap; halen tüm kitapçılarda en çok satanların üst sıralarında yer alması sebebiyle bir gerçeği ortaya koyuyor; Türk halkı ve okuru, Prof. Dr Türkan Saylan Hoca’yı kalbine gömmüş ve onu her zaman sevgi ve şükranla anmanın duygu ve vefasıyla dolu…
Türkan Saylan’a bu denli asil vefayı gösterdikleri için kitabın yazarı ünlü romancı Ayşe Kulin’e ve kitabın yayınlayan Alfa Yayınları’na vatansever bir Türk okuru ve yazarı olarak içten şükranlarımızı sunuyoruz… Tüm okurlarımıza kitabı mutlaka okumalarını hararetle tavsiye ediyoruz…
X
Sevgili okurlar…
“TÜRKAN”ı yaratan Türkan Saylan’a olan sevgi, saygı ve vefa borcumuzu unutmamak ve sürdürmek adına; çizdiği yolda, bayrağı teslim ettiği süreçte, yaşarken yürüttüğü ve üstlendiği kutsal görevi sürdürmek; yüreğinde çağdaşlık ve Atatürk sevgisi taşıyan her Türk vatandaşına düşmektedir…
Yüreği vatandaşlık ve Türklük sevgisiyle çarpmış olan yeri dolmaz asil Türk kadınana yapılmak istenen haksızlıkları; isnat edilmeye çalışılan anlamsız suçlamaları; nefretle kınıyor aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz…
Sonuç:
Sevgili okurlar…
İçinde bulunduğumuz karanlık ve kahredici dönem de geçecektir!..
Ulu önder Atatürk’ün Türk gençliğine emanet ettiği, kahraman ülkenin sessiz vatandaşları, er geç korkutulmuş ve sindirilmiş ruh hallerinden soyutlanıp, yeniden ülkelerine, vatanlarına, ay yıldızlı bayraklarına sahip çıkmanın coşkulu ve anlamlı savaşımını vereceklerdir. O günlerin geleceğine yürekten inanıyoruz…
Bu güzide vatan ve ülke; hiçbir zaman “emperyalist akbabaların” hain emellerine teslim edilmeyecektir…
BURHAN ÖZBEY