BERN, 15/08(BYE)---
Sonbaharda Türk ve Avrupa elektrik iletim şebekeleri birbirine bağlanacak. Bu, Avrupa'nın yıpranmış elektrik hatlarını daha da sıkıntıya sokacak.
İlk kez 1958'de Laufenburg'da Fransa, Almanya ve İsviçre'nin hatları birbirine bağlanmıştı. O zamanki amaç, ülkelerin birbirine yardım etmesiydi. Günümüzde elektrik borsalarda işlem görüyor ve çok uzun mesafelere naklediliyor.
Türkiye de gelecekte bu elektrik ticareti platformunu kullanmak istiyor. 4 yıl önce Avrupa elektrik sistemine bağlanmak için başvuruda bulundu. Sonbaharda ise Türk ve Avrupa yüksek gerilim hatları birbirine bağlanmış olacak.
Bu, teknik olarak zorlayıcı bir durum. Zira elektriğin ne kadar uzağa nakledilmesi gerekiyorsa, ağı istikrarlı olarak işletmek o kadar zorlaşıyor. Yüksek gerilim hattı daha şimdiden İspanya'dan Polonya'ya, Danimarka'dan Yunanistan'a uzanıyor. Şimdi, oldukça uzun hatlara sahip bir ülke olarak Türkiye de buna ekleniyor. İsviçre iletim ağı işletmecisi Swissgrid'den Walter Sattinger, "Türkiye büyük, verimli hidroelektrik santralleri oldukça uzakta olan doğuda" diyor.
Bu kritik bir durum, çünkü Avrupa elektrik ağı bugün bile limitlerinde işletiliyor. Böylesine büyük bir elektrik ağını işletebilmek için tek yol var: Hidroelektrik santrallerinin üretimlerini tüketimle aynı oranda tutmak. Enerji sağlayıcılar ve ağ işleticiler bu yüzden müşterilerin tüketimiyle hatların yükünü daha önceden mümkün olduğunca tam olarak tespit etmeye çalışıyor. Bu, hava tahmin raporları ve geçmişteki benzer günlerin kıyaslamasıyla mümkün oluyor. Büyük futbol maçları bile dikkate alınıyor.
Türkiye yeni bağlantı üzerinden hemen faaliyet gösteremeyecek. İlk yıl test yılı olacak. Başarılı olunduğu takdirde Türk TEİAŞ Entso-E'ye tam üye olacak. Sonra da enerji değişimi adım adım gerçekleşecek. "Tabii ki ağ istikrarı sağlanırsa" diye ekliyor Sattinger.