TÜRKİYE DE BİRİLERİ KONUŞUYOR
Ülke yaklaşık iki yıldır gittikçe artmakta olan bir karmaşanın içersinde.
AKP iktidarı 22 Temmuz seçimlerinden sonra, kelimenin tam anlamıyla çöküşe doğru gidiyor.
Her yönden önünüze konulacak göstergeler bunu açık açık ortaya koymakta…
Kötü göstergeleri saymaya gerek yok, günlük yaşamımızda durumumuzun ne
olduğu dramatik biçimde ortada…
İktidarlar, Başbakanlar, siyasiler tabi ki en kötü gidişatı bile, güllük gülüstanlık göstermede her zaman mahirdirler…
Bu maharet günümüzde de dört başı mağdur olarak karşımıza çıkıyor…
Söylenenlere bakarsanız, sanırsınız ki, her şeyin mükemmel gittiği, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, yolsuzluğun doruğa çıktığı bir ülke de değil de, milli geliri fert başına 35-40 bin dolar olan ve her şeyi tıkır tıkır işleyen, bir refah ülkesinde yaşıyoruz…
Ama tüm bu umutsuzluk ve tükenişe karşın;
Türkiye de birileri konuşuyor…
Almanya’da ki Deniz Feneri olayı; temiz vicdanlı ancak “Allah ile aldatanlar” ın söylemlerine ve icraatlarına kanmış insanlarımızın yapmış olduğu trilyonlarca maddi yardımın nasıl buharlaştırıldığını ele güne gösterdi.
Bu alçakça işi yapanların yaşamlarına bakarsanız; hepsi, sözümüz ona dininde imanında, namazında niyazında, orucunda zekatında, umresinde Hac’ında…
Ama iş “cukka”ya gelince, namaz, oruç, din iman bir kenara bırakılıyor, garip gurebadan toplanan paralar; birilerinin yalılarına, villalarına, yatlarına, katlarına, gemilerine, ceplerine gidiyor…
Ama tüm bu hazin gerçeklere karşın;
Türkiye’de birileri konuşuyor…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis’i İmar Komisyonu’nda ortalama bir günde 400 dolayında imar tadilatı geçiyormuş.
Bir yılda 4 bin dolayında imar değişikliği onayı geçmiş meclisten.
Meclisin bir üyesi çıkıyor ortaya bu “faciayı” ulusal basında bir gazeteye manşet olacak biçimde anlatıyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor..
Çark bildiği gibi dönüyor.
Ama tüm bu rezaletlere karşın;
Türkiye’de birileri konuşuyor…
Ülkede bir milyon dolar karşılığı aracılık ücretiyle belediyelerde işler bitiriliyor, vaat edilen imar değişiklikleri yapılıyor, paralar ceplere cukkalanıyor, basın bu konuda feryat figan her şeyi açıklıyor, ciddi iddiaları ortaya koyuyor ama bir yerlerden “tıs” çıkmıyor... Millet gerçekleri öğrenmek, suçlular varsa adalet önünde hesap vermenin beklentisi içerisindeyken;
Türkiye’de birileri konuşuyor…
x
Sözü fazla uzatmaya gerek var mı?
Ne demiş ünlü İslâm düşünürü Hz. Mevlana;
Cehalet insanı çirkinleştirir
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek cevabım vardır l
Lakin lafa bakarım laf mı diye
Adama bakarım adam mı diye…
Bu millet hala sabır sebat suskunluk içerisinde adaletin tecellisini bekliyorsa,
Mevlana’nın dediği gibi cehaletinden değil, asaletindendir.
Her lafa verecek cevabı (tavrı) vardır ama lafa bakıyor allahaşkına laf mı (tutarlı mı) diye,
bir de çıkıp ortalara bar bar konuşanlara, yüksek ses tonlarıyla yeri göğü inletenleterek havanda su dövenlere bakıyor, acaba (güvenilecek) adam mı diye…
Daha ne diyelim?
BURHAN ÖZBEY