TÜRKİYE’ NİN DERİN DEVLETİ KİM MİŞ BİLİYOR MUSUNUZ?
Geçen gün siyasete ve ülke meselelerine duyarlı, yaşını başını almış bir tanıdığımız, karşılıklı yaptığımız sohbet sırasında aynen şunları söyledi;
“Sizler bu ülkede derin devlet deyince, önce orduyu, sonra polisi, daha sonra da üst bürokratları anlıyorsunuz ve derin devletin bu üç kanaldan yapılandığını düşünüyorsunuz, öyle değil mi?”
“Bilmem belki öyledir” dedik…
“Oysa gerçek hiç de bildiğiniz gibi değil… Bu ülkenin derin devleti ‘din olgusu’ üzerine oturtulmuştur. Derin devlet; tarikatlardır, şeyhlerdir, müritlerdir ve siyaseten dini istismar edenleridir… Bundan kimsenin kuşkusu olmasın….”
Ve devam etti:
“AKP’nin bugünlerde ki gerçek amacının ne olduğunu biliyor musunuz? “
Nedir? Dedik.
Anlatımına devam etti…
“Neden birdenbire iktidar olarak bir Kürt meselesi ve açılımı ortaya attılar?.. Çünkü iktidar konumuyla ülkenin (cumhuriyet) rejimini ve gidişatını değiştirecek önemli ve ciddi bir adımlar atmanın plânındalar… Gerçek niyetleri bu… Peki bu atılacak adım nasıl bir adım?.. Yeni çıkarılacak anayasaya dikkat çekeriz!.. Neden AKP olarak acilen büyük bir özlemle yeni bir anayasa çıkarmak istiyorlar biliyor musunuz ?”
Ve ara vermeden anlatımına devam etti;
“Öncelikli hedefleri Türk Silahlı Kuvvetlerini pasifize etmek ve etkisiz hale getirmek… Önde gelen en önemli hedefleri bu!.. Orduyu etkisiz hale getirdikten sonra da, gerçek hedeflerine ulaşmakta hiçbir ciddi engel kalmıyor… Bu nedenle öncelikli olarak yapacakları, daha doğrusu yapmak istedikleri Anayasamızın değiştirilemez ilk 4-5 maddesini, bir şekilde izole etmek, sonra da rahatça emelleri doğrultusunda yollarına devam etmek…”
xxx
Tanıdığımızın söyledikleri pek de sürpriz sayılacak ve bilmediğimiz daha doğrusu tahmin etmediğimiz açıklamalar ve değerlendirmeler niteliğinde değildi…
Biz de biliyor ve inanıyoruz ki; AKP’nin yegane amacı; iktidar olarak paçayı kaptırdıkları emperyalist güç ABD’nin ve öbür “emperyalist akbabalar” ın istekleri doğrultusunda; ülkeyi ılımlı İslâm modeline oturtmak… Kısaca Türkiye coğrafyası üzerinde bir din devleti oluşturmak, sonra da çeşitli taktiklerle bölgede kesin egemenliği sağlamak…
Ülkenin başındakilerin ve yakın çevrelerinin giderek Karun gibi zenginleştiği, şanslı kişiler olarak, dünya nimetlerinin doruğuna ulaştıkları bir din devleti mi özleniyor ve plânlanıyor?..
xxx
Sevgili okurlar…
Lütfen şunu içtenlikle ve tarafsız biçimde kabul edin.
İtikatı, inancı, felsefesi, ideolojisi, dünya görüşü ne olursa olsun; şu bir gerçek ki; yeryüzü parçası üzerinde adına insan denilen her canlının ilk ve yegane hedefi; önce kendisini ve ailesini, bu dünyada en iyi ve müreffeh şekilde yaşatmaktır…
Bu amaç doğrultusunda, ne yapılması gerekiyorsa onu gözünü kırpmadan yapar… Tıynetine uyuyorsa… Çalacak mı çalar!.. Soyacak mı soyar!.. Dini istismar mı edecek rahatlıkla eder!... Maddi çıkarları için ikiyüzlülük ve döneklik mi yapacak, rahatlıkla yapar!...
Çünkü gerçek amacı; dünya denilen yeryüzü parçası üzerinde keyifli, sıkıntısız, dünya nimetlerine kavuşmuş olarak rahat ve varsıl yaşamaktır…
Şu sıralar Münevver Karabulut cinayeti ve öyküsü; iktidardan siyaseten korkan ve ürken Türk basını için, tam bir kurtuluş oldu…
Son zamanlarda hemen her gün, gazetelerinin manşetlerinde talihsiz kız Münevver ve işlenen cinayetlerle ilgili haberler yer alıyor… Bunun dışında AKP hükümetinin tepkisini çekecek siyasi haber ve yorumlara hemen hemen hiç yer verilmiyor… Örneğin Deniz Feneri davasıyla haber ve yorumlara gazetelerde rastlamak olası değil…
Kısaca… AKP, kendi devri iktidarında, Türk basınında bir zamanlar medya olarak kendilerini aslan kaplan gören büyük yayın organlarını kuzulaştırıp, morfin yemiş zavallı aslanlara döndürdü… Bunu hepimiz görüyor, ibret ve üzüntüyle izliyoruz…
xxx
Sonuç:
Şimdilerde pek çok duyarlı odaktan ve basın camiasından feryat ve figan sesleri duyulmakta…
“Bizler büyük sıkıntı, baskı ve mücadele içerisindeyiz ama demokrasi ve cumhuriyet yanlısı sizler (aydınlar) nerelerdesiniz? Neden sessiz ve tepkisiz konumdasınız? Niçin ülkede yaşanan demokrasi ve rejim felaketleri konusunda sesleriniz bir türlü çıkmıyor?...” türünde…
Biz de merak ediyoruz…
AKP’den ve AKP’li belediyelerden önemli rantlar sağlayan, sözde demokrat ve Atatürkçü ideolojiyi benimsemiş medya patronları ve onlara bağlı köşe yazarları; sahi bugünlerde sizler nerelerdesiniz?... Sesiniz neden çıkmıyor… Yarınlarda yani hesap gününde, bu sessizliğinizi nasıl açıklayacaksınız, başınız önünüze eğilmeden, hiç bunu düşünüyor musunuz?...
Onu merak ediyoruz…
BURHAN ÖZBEY
Burhanozbey41@gmail.com