Son Haberler
18.09.2014 Perşembe 02:35
USD 2,2246 EUR 2,8634 EUR/USD 1,2872 BIST   78968,1/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 19°C/22°CCuma: 18°C/24°CCumartesi: 19°C/25°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

Türkiye'nin demografik yapısı ve geleceği
Türkiye nüfusunun 2050 yılında 94 milyon 585 bin kişi olması bekleniyor. Dünya nüfusunun ise 2050 yılı nüfus tahminlerine göre 9 milyarı aşacağı tahmin ediliyor. 12.07.2012 11:46

 ANKARA (ANKA) -Türkiye nüfusunun 2050 yılında 94 milyon 585 bin kişi olması bekleniyor. Dünya nüfusunun ise 2050 yılı nüfus tahminlerine göre 9 milyarı aşacağı tahmin ediliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'nin Demografik Yapısı ve Geleceği, 2010-2050 Araştırması sonuçlarını bir bültenle açıkladı. 2012 yılından itibaren özel günlerde, günün önemine atfen yayın veya haber bülteni çıkaran TÜİK, Dünya Nüfus Günü'ne özel hazırlanan bu bülten ile Türkiye'nin mevcut ve gelecekteki nüfus ve demografik yapısı ile üreme sağlığına yönelik hazırlanan bilgilere yer verdi. Bültende, "Bir ülkedeki nüfusun sosyal, demografik ve ekonomik niteliklerine ilişkin bilgi derlemesini sağlayan nüfus sayımları, araştırmalar ve idari kayıtlardan elde edilen istatistikler, toplumun ihtiyaçlarını karşılama ve hayatlarını daha iyi hale getirmeye yönelik politika ve planların oluşturulmasında en önemli unsurdur. Politika ve planların yürütülmesinde; nüfusun günümüz ve gelecekteki demografik yapısı, gençler, üreme sağlığı, göç, yaşlanan nüfus ve aile planlamasına yönelik konularda sağlıklı verilerin elde edilmesi büyük önem taşımaktadır. İlki 1987 yılında olmak üzere, her yıl 11 Temmuz tarihinde, nüfusun önemli konularını ele alan bir tema ile "Dünya Nüfus Günü" kutlanmaktadır. Bu yıl dünyada işlenen ana tema "Üreme Sağlığı Hizmetlerine Tam Erişim" olarak belirlenmiştir" denildi.
TÜİK'in haber bülteninde ve ek tablolarda yer alan Türkiye rakamları ulusal nüfus projeksiyonlarına, diğer ülkelerin rakamları ise Birleşmiş Milletlerin tahminlerine dayalı olarak hazırlandı. Ayrıca üreme sağlığı konusunda, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 5 yılda bir gerçekleştirilen Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'nın sonuçlarına da yer verildi.

-TÜRKİYE NÜFUSUNUN 2050'DE 94.6 MİLYON OLMASI BEKLENİYOR-

Türkiye'nin Demografik Yapısı ve Geleceği bültenine göre 2011 yıl ortası nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu yaklaşık 6 milyar 974 milyon kişi. Nüfus büyüklüğüne göre ülke sıralamasının ilk sıralarında 1 milyar 348 milyon kişi ile Çin Halk Cumhuriyeti, 1 milyar 242 milyon kişi ile Hindistan ve 313 milyon kişi ile Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Dünya nüfusunun yüzde 1.1'ini oluşturan Türkiye nüfusu 74 milyon kişi ile 187 ülke arasında 18. sırada yer aldı.

-2050'DE DÜNYA NÜFUSU 9 MİLYARI AŞACAK-

2050 yılı nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu 9 milyarı aşacak. 2050 yılında Hindistan'ın 1 milyar 692 milyon kişi ile en fazla nüfusa sahip ülke olması bekleniyor. Nüfus büyüklüğü bakımından Hindistan'ı sırasıyla 1 milyar 295 milyon kişi ile Çin Halk Cumhuriyeti ve 403 milyon kişi ile Amerika Birleşik Devletleri izleyecek. Nüfusu 2050 yılında 94 milyon 585 bin kişi olarak tahmin edilen Türkiye'nin 187 ülke arasında 19. sırada yer alması bekleniyor.

-TÜRKİYE'NİN NÜFUS ARTIŞ HIZI DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR-

2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünya nüfusunun artış hızı yüzde 1.1. Bu dönemde, nüfus artış hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında yüzde 3.5 ile Nijer, yüzde 3.1 ile Afganistan ve yüzde 3 ile Yemen bulunuyor. Nüfus artış hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise yüzde 0.2 gerilemeyle Almanya ve Romanya, yüzde 0.6 gerilemeyle Ukrayna, yüzde 0.7 gerilemeyle Bulgaristan yer alıyor. Bu dönemde Türkiye'nin nüfus artış hızı yüzde 1.3 olup 187 ülke arasında 92. sırada bulunuyor.

-DÜNYA NÜFUSU ARTIŞ HIZININ 2045-2050'DE YÜZDE 0.4 OLMASI BEKLENİYOR-

2045-2050 döneminde ise dünya nüfusunun artış hızının yüzde 0.4 olması bekleniyor. Bu dönemde, nüfus artış hızının en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Zambiya yüzde 3, Nijer yüzde 2.7 ve Somali yüzde 2.6 düzeyinde bulunuyor. Nüfus artış hızının en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise yüzde 0.6 gerilemeyle Çin Halk Cumhuriyeti ve Portekiz, yüzde 1 ile Bosna-Hersek yer alıyor. Bu dönemde Türkiye'nin nüfus artış hızının yüzde 0.2 ile 187 ülke arasında 109. sırada yer alacağı tahmin ediliyor.

-TÜRKİYE'NİN 2050'LERDE ORTANCA YAŞININ 40 OLMASI BEKLENİYOR

Ortanca (medyan) yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları, küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşını ifade ediyor. Buna göre nüfusun yarısı bu yaştan küçük, diğer yarısı da bu yaştan büyük buluyor. Ortanca yaşın ileri yaşlarda bir değer alması, o ülkenin daha yaşlı bir nüfusa sahip olduğunu; ortanca yaşın genç yaş grubunda olması, o ülkedeki çocuk ve genç nüfusunun fazla olduğunu gösteriyor. 2010 yılı tahminlerine göre dünya nüfusunun ortanca yaşı 29.2'dir. Ortanca yaşın en yüksek olduğu, diğer bir ifade ile en yaşlı nüfusa sahip ülkeler arasında 44.7 yaş ile Japonya, yüzde 44.3 yaş ile Almanya ve yüzde 43.2 yaş ile İtalya yer alıyor. Ortanca yaşın en düşük olduğu ülkeler arasında ise Afganistan 16.6 yaş, Mali 16.3 yaş ve Nijer 15.5 yaş ile dikkat çekiyor. Ortanca yaşı 28.9 olan Türkiye, 186 ülke arasında 80. sırada yer alıyor.

-2050'DE DÜNYA NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞININ 38 OLACAĞI TAHMİN EDİLİYOR-

2050 yılında dünya nüfusunun ortanca yaşının 38 olacağı tahmin ediliyor. Ortanca yaşın en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında 53.2 yaş ile Bosna-Hersek, 52.3 yaş ile Japonya ve 52.1 yaş ile Portekiz yer alıyor. Ortanca yaşın en düşük olacağı tahmin edilen ülkeler arasında ise 19.6 yaş ile Nijer ve Malavi, 17.9 yaş ile Zambiya bulunuyor. 2050 yılında ortanca yaşı 40.2 olarak tahmin edilen Türkiye'nin 186 ülke arasında 89. sırada yer alması bekleniyor.

-TÜRKİYE'DE KABA DOĞUM HIZI 2050'LERDE BİNDE 11.5'E DÜŞÜYOR-

Genellikle bin nüfus başına düşen doğum sayısı olarak ifade edilen kaba doğum hızı, 2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada binde 19.2 olarak tahmin ediliyor. Kaba doğum hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında binde 47.7 ile Nijer, binde 46.5 ile Zambiya ve binde 45 ile Mali yer alıyor. Kaba doğum hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Almanya binde 8.7 ile Japonya binde 8.5 ve Bosna-Hersek binde 8.2 düzeyinde bulunuyor. Kaba doğum hızı binde 17 olan Türkiye, 186 ülke arasında 109. sırada yer alıyor.

-DÜNYADA KABA DOĞUM HIZI BİNDE 14.2 OLMASI BEKLENİYOR-

2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada kaba doğum hızının binde 14.2 olması bekleniyor. Bu dönemde, kaba doğum hızının en yüksek olacağı tahmin edilen ülkeler arasında Zambiya binde 36.9, Somali binde 33.6 ve Malavi binde 33.2 ile ilk sıralarda bulunuyor. Bu dönemde kaba doğum hızının en düşük olacağı varsayılan ülkeler arasında ise Portekiz binde 7.9, Bosna-Hersek binde 7.4 ve Katar binde 6.2 ile dikkat çekiyor. Kaba doğum hızı binde 11.5 olarak tahmin edilen Türkiye'nin, 186 ülke arasında 106. sırada yer alması bekleniyor.

-TÜRKİYE'DE TOPLAM DOĞURGANLIK HIZININ 2050'LERDE 1.8 OLMASI BEKLENİYOR-

Toplam doğurganlık hızı bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca (15-49 yaşları arasında) yaşayacağı ve belirli yaşa özel doğurganlık hızını takip edeceği varsayımı altında ortalama doğurabileceği canlı çocuk sayısını gösteriyor. Bu değerin 2.1'in altına düşmesi, nüfusun kendisini yenileyememesi anlamına geliyor.

-DÜNYADA KADIN BAŞINA DÜŞEN ORTALAMA ÇOCUK SAYISI 2.5-

2010-2015 dönemi tahminlerine göre dünyada kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı 2.5. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu ülkeler arasında Nijer 6.9, Somali 6.3 ve Afganistan 6 ile dikkat çekiyor. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Japonya ve Avusturya 1.4, Bosna-Hersek 1.1 ile yer alıyor. Toplam doğurganlık hızı 2.1 olan Türkiye, 186 ülke arasında 114. sırada yer alıyor.

-2045-2050 DÖNEMİNDE DÜNYADA KADIN BAŞINA DÜŞEN ORTALAMA ÇOCUK SAYISININ 2.2 OLMASI BEKLENİYOR-

2045-2050 dönemi tahminlerine göre dünyada kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının 2.2 olması bekleniyor. Bu dönemde toplam doğurganlık hızının en yüksek olacağı varsayılan ülkeler arasında Zambiya 4.5, Somali 4.4 ve Nijer 4.2 olarak yer alıyor. Toplam doğurganlık hızının en düşük olacağı ülkeler arasında ise Fas 1.7, İran 1.6 ve Umman'ın 1.5'i bulacağı tahmin ediliyor. Bu dönemde, toplam doğurganlık hızının 1.8 olacağı tahmin edilen Türkiye'nin, 186 ülke arasında 126. sırada yer alması bekleniyor. 

ANKARA (ANKA) - Türkiye'de sezaryen ile doğum yapma oranı annenin yaşıyla birlikte artıyor. Sezaryen ile doğum, 2008 yılında kentsel yerleşim yerlerinde yüzde 42 iken, kırsal yerleşim yerlerinde yüzde 24 olarak belirlendi. Eğitimi olmayan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 19 iken lise ve üzeri eğitime sahip olan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 60 oldu. 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'nin Demografik Yapısı ve Geleceği, 2010-2050 Araştırması sonuçlarını bir bültenle açıkladı. Buna göre anne ve çocuk sağlığına yönelik hizmetlerin kullanımına ilişkin olarak, özellikle doğum öncesi bakım, doğum ve doğum sonrası bakım hizmetlerinde önemli gelişmeler kaydedildi.

-KADINLARIN YÜZDE 90'I DOĞUM ÖNCESİ BAKIMI DOKTORDAN ALIYOR-

1993 yılında, kadınların yüzde 62'si doğumlarında en az bir kez sağlık personelinden doktor, hemşire/ebe doğum öncesi bakım alırken bu oran 2008 yılında yüzde 90'a yükseldi. Bu oran, 1998 yılında yüzde 68, 2003 yılında ise yüzde 81 oldu. 

-DOĞUM ÖNCESİ BAKIM, ANNE YAŞI GENÇ OLAN KADINLARDA DAHA YÜKSEK-

2008 yılında anne yaşı genç olan kadınların yüzde 93'ü, 35 yaş ve üzeri kadınların yüzde 86'sı doğum öncesi bakım aldğ. Ayrıca, kadınların eğitim düzeyi arttıkça doğum öncesi bakım alanların da oranı arttı. Eğitimi olmayan kadınların yüzde 78'i, lise ve üzeri eğitime sahip olan kadınların ise yüzde 99'u doğum öncesi bakım alıyor. 

-KADINLARIN YÜZDE 90'I DOĞUMLARINI BİR SAĞLIK KURULUŞUNDA GERÇEKLEŞTİRİYOR-

1993 yılında, kadınların yüzde 60'ı doğumlarını bir sağlık kuruluşunda gerçekleştirmekte iken 2008 yılında bu oran yüzde 90'a yükseldi. Doğumlarını bir sağlık kuruluşunda gerçekleştiren kadınların oranı 1998 yılında yüzde 73, 2003 yılında ise yüzde 78 oldu. 2008 yılında, kentsel yerleşim yerlerinde doğumların yüzde 94'ü, kırsal yerleşim yerlerinde ise yüzde 79'u bir sağlık kuruluşunda gerçekleşti. 

-DOĞUMLARIN YÜZDE 91'İ EĞİTİMLİ SAĞLIK PERSONELİNİN YARDIMI İLE GERÇEKLEŞİYOR- 

1993 yılında, doğumların yüzde 76'sı eğitimli sağlık personelinin yardımı ile gerçekleştirilmekte iken bu oran 2008 yılında yüzde 91'e yükseldi. Sağlık personeli yardımıyla gerçekleştirilen doğumların oranı 1998 yılında yüzde 81, 2003 yılında ise yüzde 83 oldu. 
2008 yılında, doğumların yüzde 64'ü doktor, yüzde 27'si ise hemşire veya ebe tarafından yapıldı. Kentsel yerleşim yerlerinde, doğumların yüzde 96'sı sağlık personeli yardımı ile yapılırken, kırsal yerleşim yerlerinde ise bu oran yüzde 80 oldu. 

-KADINLARIN SEZARYEN İLE DOĞUM YAPMALARI GİDEREK ARTIYOR-

Türkiye'de sezaryen ile doğum oldukça yaygın. 2008 yılında doğumların yüzde 37'si sezaryen ile yapıldı. Bu oran 1993 yılında yüzde 8, 1998 yılında yüzde 14, 2003 yılında ise yüzde 21 oldu. Sezaryen ile doğum yapma oranı annenin yaşıyla birlikte artıyor. Sezaryen ile doğum, 2008 yılında kentsel yerleşim yerlerinde yüzde 42 iken, kırsal yerleşim yerlerinde yüzde 24 olarak belirlendi. Eğitimi olmayan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 19 iken lise ve üzeri eğitime sahip olan kadınların sezaryen ile doğum yapma oranı yüzde 60 olarak tespit edildi. 

-KADINLARIN YÜZDE 82'Sİ DOĞUM SONRASI BAKIMI SAĞLIK PERSONELİNDEN ALIYOR-

Kadınların yüzde 82'si doğum sonrası ilk bakımını sağlık personelinden (doktor, hemşire veya ebe) alıyor. Doğum sonrası anne ve bebek bakımı, doğumun sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilme oranıyla ilişkili olarak artıyor.
Bebeklerin doğumdan itibaren sağlık kontrollerinin yapılması bebek ölümlerinin önlenmesi açısından önem taşıyor. Türkiye'de bebeklerin yaklaşık yüzde 90'ı sağlık personelinden bakım almakta olup bu bebeklerin yüzde 67'sinin sağlık kontrolü doğumdan sonraki dört saat içinde yapılıyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.