Son Haberler
30.05.2012 Çarşamba 06:54
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

TÜRKİYE'NİN KRİZİNE IŞIK TUTAN "KÜRESEL TEZGAH VE TÜRKİYE" KİTABI ÇIKTI
04.07.2010 09:26
Gazeteci-Yazar Aycan Alp'in "Türkiye'nin krizlerle yoğrulmuş yakın geçmişine ışık tutan" kitabı "Küresel Tezgah ve Türkiye" okuyucularla buluştu. ANKARA (ANKA) - Gazeteci-Yazar Aycan Alp'in "Türkiye'nin krizlerle yoğrulmuş yakın geçmişine ışık tutan" kitabı "Küresel Tezgah ve Türkiye" okuyucularla buluştu.
Karınca Yayınları'ndan çıkan "Küresel Tezgah ve Türkiye" adlı kitapta 2001-2010 yılları arasında Türkiye'de tarım, sanayi, enerji, istihdam, mali ve finansal sektörler ile ekonominin temel üretim alanlarında yasa ve uygulama zemininde gerçekleşen olayların izi sürülüyor ve dünyadaki gelişmelerle ilişkili olarak, yaşananların perde arkası gözler önüne seriliyor.
"BOP, ekonomik krizler ve müktesebat üçgeninde; ulusal ekonomilerin, uluslarüstü şirketlere devri" üst başlığıyla çıkan kitapta Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve bunların yönlendirmesindeki kimi büyük Avrupa devletlerinin yanı sıra uluslararası şirketler ile cisimlenen uluslarüstü nüfuz ve güç odaklarının şekillendirdiği "yeni dünya düzeninin" planlayıcı ve uygulayıcılarının bir etkinlik alanı olarak kendisini gösteren Türkiye üzerindeki mücadeleler anlatılıyor. Kitap, güç odaklarının özellikle 11 Eylül 2001 sonrasında girilen yeni ve olağanüstü dönemdeki plan, uygulama ve hedeflerine ilişkin olarak sadece gerçeklerden ve somut verilerden yola çıkılarak hazırlanmış.
Kitapta dünyayla birlikte Türkiye'nin de yaşadığı ekonomik krize ilişkin tespitler dikkat çekiyor. Türkiye'nin cumhuriyet tarihi boyunca yapmış olduğu toplam iç ve dış borcunun iki katından fazlasının son 6 yıllık dönem içinde gerçekleştiği belirtilen kitapta "Türkiye'nin bir yandan nüfusu artarken, diğer yandan tarımsal üretiminin düşmesi mümkün olabilir mi? Somut veriler, olabileceğine işaret ediyor: Tablodaki somut verilerden anlaşıldığına göre Türkiye artık kendi halkı için değil, uluslarüstü aktörlerin yönlendirmesi ve programları doğrultusunda, çokuluslu şirketlerin pazarlama politikaları dahilinde üretim yapar bir noktaya doğru kaymaktadır" tespitine yer veriliyor.
Kitapta, bankaların vatandaştan aldığı paraya yüzde 9-11 arası faiz vermesine karşın kendi verdiği kredilerden yüzde 20-30 dolayında faiz geliri elde ettiğine de dikkat çekilirken "Dünyanın en büyük 25 şirketinin faaliyet alanları, petrol, enerji, finansal servisler, bankacılık, otomotiv ve perakende sektörleridir. Yani dünyadaki en kârlı sektörler bu sektörlerdir... Ne ilginç bir tesadüftür ki, Türkiye'de hayata geçirilen ve gerçekleştirilmeye çalışılan ekonomik alandaki yasal değişikliklerin neredeyse tamamı, devletlerden daha büyük uluslarüstü güç, nüfuz ve ekonomi aktörlerinin faaliyet gösterdikleri sektörlerle ilgilidir" deniliyor.
Türkiye'deki yabancı sermayenin de analiz edildiği kitapta bir ülkeye kontrolsüz olarak giren ve boyutları o ülkenin öz sermayesinin çok üzerinde olan yabancı sermayenin, söz konusu ülkenin tüm ekonomik kurumlarını zaman içinde dönüştürmesi ve etkisizleştirmesi kadar; o ülkeyi bir anda terk etmesinin yıkıcı bir potansiyel taşıdığı belirtilirken "Bankacılık Kanunu'nun kabul edildiği 2005 yılında yüzde 6.7 olan bankacılık sektöründeki yabancı payı, aradan geçen üç yılda yüzde 42.9'a yükselmiştir. Üç yılda yaklaşık yüzde 36.2'lik, başlangıç-sonuç oranları temel alındığındaysa yaklaşık yüzde 714'lük bir artışı ortaya koyan bu veriler, Başbakan'ın, "finansal sektör, ekonomik büyümenin itici gücüdür ve denetimi ile düzenlenmesi büyük önem arz etmektedir' ifadeleriyle önemine dikkat çektiği finans sektöründeki paylaşımın, yerli bankacılık kurum ve kuruluşlarının elinden çıkarak yavaş yavaş nasıl yabancı kurum ve kuruluşların eline geçtiğinin en açık kanıtıdır" görüşüne yer veriliyor.(ANKA)
(HH/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.