“TUZU KURULAR” ÖLMEZ
“Şehitler ölmez vatan bölünmez…”
Ancak, “Tuzu kurular” hiç ölmez…
Terörist örgüt PKK’nın hain saldırılarıyla yitirdiğimiz ve şehitlik mertebesine uğurladığımız evlatlarımız için yüreğimiz yanıyor… İskenderun’da şehit olan 6 askerimiz bir kez daha ülkeyi yasa boğdu… Allah mekanlarını cennet eylesin, acılı ana ve babalarına sabır versin
Başbakan Yardımcısı AKP Milletvekili Bülent Arınç’ın Antalya’nın Alanya ilçesinde, partisinin ilçe başkanlığını ziyareti sırasında yaptığı basına yansıyan açıklama, son derece önemli… Söylediklerine aynen katılıyoruz… Ne demişti Sayın Arınç? Bir bölümünü aşağıda aynen veriyoruz:
“Elimizi taşın altına koyalım ve birlikte kaldıralım. ‘Akan kan durmasın devam etsin’ olacak şey değil. ‘benim oğlum gitti herkesin oğlu gitsin’…
Hayır kimse böyle bir şey söylemiyor. Zaten gidenler hep Anadolu çocukları. Filan ilçeden filan köyden, filan kasabadan, TUZU KURU OLANLARIN BÖYLE BİR DERDİ YOK TÜRKİYE’DE. Onlar çok rahat. Bir çaresini buluyorlar, evlerine en yakın yerde sevgili çocuklarının askerlik yapmasını temin ediyorlar.
Ama Anadolu çocuğu neresiyse siz onları el üstünde götürüyorsunuz, otobüslere koyuyorsunuz, onları teşvik ediyorsunuz, alkışlıyorsunuz ama bir sene boyunca ‘oğlum acaba sağ gelecek mi’ diye arkasından korkuyla bekliyorsunuz…”
(Vatan – 12 Ekim 20009
***
Bülent Arınç bu açıklamayı yaparken, çevresine hem de en yakınlarına baktı mı? Kimlerin “aslan parçası (!)”, “hanım evladı” çocukları, nerelerde ve hangi koşullarda askerlik yaptı?
Sayın Arınç bunları söyleyebilir mi?
Ya da yaptığı tanım içerisine giren en yakınlarında ki “tuzu kurulardan” kendisine kimi örnekler versek, buna ne der acaba?
“Tuzu kurular” derken kimi/kimleri kastetmekte.?
Kimi görüşlere göre Sayın Arınç; söz konusu açıklamasıyla TSK’yı ve üst komutanları hedef almakta.
Peki yaptığı tanım içerisinde, yani tuzu kurulardan acaba AKP kadrolarında hem de çok önemli mevkilerde olan zatı muhteremler yok mu?
“Torpil var” iddiasını ortaya attığına göre, Bülent Arınç’ın; “tuzu kuruların” kimler olduğu ve oğullarının “torpil” sayesinde nerelerde ve hangi koşullarda askerlik yaptığını da örnekler vererek açıklaması gerekmez mi?
İsteriz ki, önce AKP’den olan “tuzu koruları” saysın, sonra diğerlerine sıra gelsin… Örneğin kısa dönem ya da bedelli askerlik yapanların aileleri tuzu kurular grubundan mıdır? Bülent Arınç önce bunu açıklasın!
***
Gelin bir öneri getirelim.
Madem öyle, örneğin son 7-8 yıl içerisinde ve bundan sonra ki 3-5 yılı da sayalım; cumhurbaşkanlarının, başbakanların, bakanların, milletvekillerinin, parti genel başkanlarının, üst bürokratların, üst düzey ordu komutanlarının önemli ve büyük sivil toplum kuruluşu başkanlarının, büyük işadamlarının ve benzerlerinin çocukları nerelerde, ne kadar süreyle ve hangi branşlarda ve koşullarda askerlik yaptılar ve içlerinde şehitlik mertebesine ulaşanlar var mı? Halkın önünde bir bir açıklansın… Hordu meydan!...
Ne der siniz? Çizmeyi mi aştık?.. Anlamadık, fili zücaciye dükkânına mı soktuk? Tehlikeli bir konuya mı parmak bastık? Olabilir… Doğruları kabullenmek her zaman zordur… Demokrasilerde ve demokrasi ile yönetilen ülkelerde önce ülkeyi yönetenler yani baştakiler, tüm kadroları ile açık ve şeffaf olmalıdırlar…
***
Sevgili okurlar…
Ulu Önder Atatürk, Attan düşmüş üç kaburga kemiği kırılmıştır.
Vücudu sargılar içindedir…
Doktorlar kesin istirahat önerirler…
Atatürk doktorları dinlemez, o vaziyette Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılır.
Giderken de doktorlara ve gitmesine engel olanlara söylediği söz tarihe geçmiştir.
“iyileşmesi gereken ben değil, önce vatandır.”
Büyük kurtarıcının bu sözünü; sabah akşam kürsülerde, televizyon ekranlarında söz ve hamasetle vatanı kurtaran, icraata gelince, sütre gerisinde kalan, başta ülkenin kaderinde rol oynayan sivil asker her konumda ki zatı muhteremlere ithaf ediyoruz…
“Şehitler ölmez vatan bölünmez” feryatlarıyla bir yere varılmaz ve inandırıcı olunmaz! “Öğretmen nasılsa sınıf öyledir” tezinden yola çıkarak, önce öğretmen (önder) konumunda olanların parmağını eylemli olarak taşın altına sokması ve örnek olmaları gerekir…
Sayın Arınç’ın yukarıda konu olan söylediklerine hayal mahsulüdür doğru değildir kim diyebilir?
BURHAN ÖZBEY