Son Haberler
09.02.2012 Perşembe 12:14
USD 1,7490 EUR 2,3220 EUR/USD 1,3276 IMKB100   61561/%0,62
ISTANBUL Perşembe: -2°C/1°CCuma: -2°C/1°CCumartesi: -3°C/2°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Davutoğlu misyonu"
2001 yılında "Stratejik Derinlik" isimli kitabı yayımlanan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ülkesinin potansiyel gücünü, genetik güç hâline getirme yönünde çalışma yürütmekte. Dış politikada Turgut Özal ile başlayan aktiflik, iktidar partisinin önemli bir diplomatı olan Davutoğlu tarafından sürdürülüyor. Dış politikada savunma psikolojisini reddeden Türkiye, bölgesel güç olmak istiyor. 13.03.2010 22:30

BYE - Tirajı günde 2 bin olan iktidar eğilimli Üç Nokta gazetesinin 11 Mart 2010 tarihli sayısında, Rıza Kazımov imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında ve yayımlanan makalenin çevrisi şöyledir:

"Adriyatik'ten Çin Seddi'ne" Özal siyasi çizgisi, "komşularla sıfır sorun" doktrinine dayanarak Davutoğlu misyonu çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Hızla gelişen ekonomik altyapısı, Türkiye'nin aktif dış politika yürütmesine imkân sağlıyor. Türkiye, dünya ekonomisinde 17. sırada.

Davutoğlu'nun, "Globalnaya Politika" dergisinde yayımlanan "Türkiye'nin Dış Politikası ve Rusya; Küresel Barışa Bölgesel Yaklaşım" başlıklı makalesi, aslında Türkiye'nin mevcut dış politika sınırlarını kapsıyor. Makale, siyasi fikri mükemmel bir şekilde geliştirerek bölgesel forum iddiasını ortaya çıkarıyor. Önce BM'nin modern uluslararası ilişkiler sisteminde etkisinin azaldığı, sonra ise AGİT coğrafyasındaki ihtilafların çözülmediği vurgulanan makalede, yeni bölgesel bir kurumun oluşturulması gerektiği ifade ediliyor. Böylece Türkiye, Güney Kafkasya'da üç bölge ülkesinin ve Rusya'nın katılımıyla yeni bir siyasi platformun kurulmasını teklif ederek mevcut ihtilafların çözümü konusunda başlıca rolü üstlenme gücüne sahip.

Uluslararası ilişkilerin oluşmakta olan yeni sistemi, güvenlik konularını ortaya çıkarıyor. Bu prensibe dayanarak bölgesel blokların kurulmasını önemli bulan Bakan Davutoğlu, iş birliğinin geliştirilmesinden yana. Makalede psikolojik engellerin ortadan kaldırılmasından bahseden Davutoğlu, bununla Zürih Protokollerini kastediyor. Bu açıdan Türkiye iktidarının, önümüzdeki dönemlerde Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmesi mümkün.

Son 40 yıldan beri koyu düşmanlar olan Suriye ile Türkiye'nin yakınlaşması, aslında Davutoğlu misyonunun ne kadar etkili olduğunu kanıtlayan bir faktördür.

Bölgesel güç merkezi hâline gelmesi, doğal olarak Türkiye'yi İsrail ile karşılaştırıyor. Erdoğan, dünya halklarına seslenerek Kudüs'ün demografisinin ve statüsünün değiştirilmesine yönelik faaliyetlere karşı çıkma çağrısı yaptı. Filistin-İsrail ve Suriye-İsrail müzakerelerinde ara buluculuk yapan Türkiye, İsrail'in dış politikasına karşı.

Nükleer sorun açısından yalnız kalan İran için Türkiye, rakipten çok bir çıkış yolu. Rusya ile çıkarların çatışması, zaman zaman ilişkilerde gerginlik oluşturuyor. Fakat Davutoğlu misyonunun "karşılıklı ekonomik bağlılık" ana fikri, Rusya ile ilişkileri düzenleyen mekanizma hâline geldi.

Türkiye'nin dış politikasının, tarihî deneyime ve coğrafyaya dayandığını kaydeden Davutoğlu, önemli çıkarlar sınırını "eski Osmanlı coğrafyası" ile belirlemiş bulunuyor: "Bu tarihî sorumluluk, Türkiye'nin, yakın bölgelere, aynı zamanda Kafkasya, Hazar ve Karadeniz havzaları, Balkanlar, Akdeniz'in doğu kıyısı ve İran Körfezinden Kuzey Afrika'ya kadar olan ilgisini gerekçelendiriyor."

Davutoğlu doktrini, "herkes için güvenlik", "üst düzeyde siyasi diyalog", "karşılıklı ekonomik bağımlılık" ve "medeniyetler arası ittifak" prensiplerine dayanıyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.

Share on Facebook