Son Haberler
10.02.2012 Cuma 06:42
USD 1,7550 EUR 2,3310 EUR/USD 1,3282 IMKB100   60162/%0,00
ISTANBUL Cuma: -1°C/3°CCumartesi: -1°C/5°CPazar: 1°C/6°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ÜÇ NOKTA: SÖZDE SOYKIRIM MI YOKSA HRİSTİYAN KÖKTENCİLİĞİ Mİ?
17.03.2010 14:00

BAKÜ, 16/03(BYE)--- Tirajı günde 3 bin olan iktidar eğilimli Üç Nokta gazetesinin 16 Mart 2010 tarihli sayısında, İlham Memmedli imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan makalenin çevirisi şöyledir:

ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin, sözde soykırım yasa tasarısını kabul etmesinin ardından İsveç parlamentosunun da benzer bir adım atması şaşırtıcı değil çünkü Batı ve Avrupa, uzun yıllardır sözde soykırım konusunu siyasi pazarlık aracı hâline getirerek Türkleri siyasi baskı altında tuttular.

ABD Kongresi Dış İlişkiler Komitesinde yapılan son müzakereleri ve kabul edilen kararı yeni bir şov olarak adlandırabiliriz. Her yıl 24 Nisan arifesinde yapılan gösteriler bu kez daha da ileri gitti. Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan baş belası protokollerin mürekkebi henüz kurumamışken Hristiyan dayanışması Türkleri yeniden hedef aldı.

Herhâlde bu, her şeye kendi ismiyle hitap etmekten çekinmenin sonucu ki Türklerin söylediği gibi "işler bu kadar kolaylaştı".

"Modern dünyanın" 1915 yılı olaylarından hâlen habersiz olduğu şeklindeki argümanlar, söz konusu olaylara kayıtsız yaklaşmaktan başka bir şey değil.

Herkesçe bilinen malum gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. ABD'de, aynı zamanda diğer Avrupa ülkelerinde bilimsel-teknoloji o kadar gelişti ki değil dünyanın herhangi bir noktasındaki olaydan haberdar olmak, bundan bin yıl önce yaşanan olaylar bile detaylarına kadar ortaya çıkıyor. Peki o zaman 1915 yılı olayları konusunda ABD ve Avrupalılar neden yeteri kadar haberdar değil.

Hâlbuki o dönemdeki olayların başlıca oyuncularından biri ABD'nin kendisiydi.

Birinci Dünya Savaşı'nda kaybeden Osmanlı Türkiyesi'nin topraklarını parçalamak amacıyla ABD ve müttefikleri, Osmanlı Devletine sadece karadan değil, deniz ve havadan da saldırmışlardı. Eski Osmanlı Devletinin tüm topraklarını kendi aralarında paylaştırmışlardı. O dönemde Türkiye'de yaşanan Ermeni-Türk çatışması da Batı, Avrupa ve Rus istihbarat organlarının katılımıyla hazırlanan uzun süreli stratejinin bir parçasıydı. İslam ve Türk camiasında en güçlü ülke olan Türkiye'yi yok ederek İslam dinini tamamen yok etmeyi amaç edinmiş ve böylece Hristiyan köktenciliğini, politikalarının başlıca çizgisi hâline getirmişlerdi.

Ne yazık ki uzun yıllardır Batı ve Avrupa istihbaratı tarafından hazırlanarak devreye sokulan "İslam köktenciliği" ifadesi, Hristiyan köktenciliğinin ideolojik mücadelesinin bir kanadı. İsmi terör örgütü olarak geçen, İslam'ı küçük düşürmeye yöneltilen ve dünyada korku uyandıran kurumları oluşturanlar da söz konusu ülkelerdir. Herhâlde Washington'un, Afganistan ve Pakistan'ın baş belası hâline gelen Taliban'ı kimin oluşturduğunu küçük bir çocuğun bile bildiğinden haberi yok.

ABD işgalinden sonra Irak'ta öldürülen insanların sayısı çoktan bir milyonu geçti. Afganistan'da öldürülenleri de buraya eklersek korkunç bir rakam ortaya çıkar. Peki, o zaman ABD'yi, 21. yüzyılda Iraklılara karşı soykırım yapmakla suçlamayı neden kimse akıl edemiyor?

Washington yetkililerinden gelen açıklamalarda, söz konusu kararın, ABD'nin resmî tutumu olmadığı bildiriliyor. Ermeni lobisini suçluyorlar. Sanki Ermeniler, ABD'deki seçimlere ve yürütülen politikaya etki gösterme gücüne sahip.

Daha derine inersek bu iddianın da Beyaz Saray'a ait olduğu ortaya çıkar. Doğru, ABD'de çok sayıda zengin Ermeni var ve ciddi lobicilik faaliyeti yapıyorlar. Ancak ABD gibi büyük bir devletin nüfusunun yüzde 2'sini bile oluşturmayan Ermeniler, söz konusu devletin dış politikasını nasıl yönlendirebilir ki?

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.

Share on Facebook