ÜLKEDE TANYERİ AĞARIYOR… ŞAFAK SÖKMEK ÜZERE…
Tolstoy der ki;
“Hayattaki düzensizliklerin en önemli etkenlerden biri şudur:
Herkes, hayatında sadece refaha kavuşmayı ister, fakat hiç kimse hayatı yükseltmek için çalışmaz ve çalışarak hayatını daha iyi şekilde ayarlamak ihtiyacını duymaz.” (*)
“Ne ekerseniz onu biçersiniz!
Ne pişirirseniz onu yersiniz!
Eğer gençliğin ruhunu, ekilmeyen bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada ısırgan otu yetişir.
Anne ve babaların çocuklarının aklını ve kalbini güzel şeyler ekmeden bırakması akla ve vicdana uymaz…
İstediğiniz kadar kusursuz anayasalar yapın, seçim hususunda halka istediğiniz kadar haklar tanıyın; eğer çocuklarınız, olması gerektiği gibi eğitilmezse, hayata bir hiç olarak girerse, parlamentolar ve bütün hukuk düzeni yerli yerinde olsa da sosyal hayat, yine sorunlarla dolacaktır.
Bu kuşaktan gelen memurlar, vurdumduymaz, bakanlar ise siyasi cambaz olur. Milletvekilleri çıkar peşinde koşar.
Okullar, yeni neslin kafasını ve kalbini kurutan, kavuran yerler olur.
Basın sokaklarda kendini satışa çıkaran, allı pulla kadınlara döner.
Aç veya tok halk kitleleri, kendilerine yabancı olan şeye ve bilhassa elit kesimlere mensup kişilere karşı nefret, kıskançlık duyguları beslemeye başlar.” (**)
Değerli okurlar:
Yukarıda okuduğunuz satırlar, bataklıklar ülkesi iken, “Beyaz Zambaklar Ülkesi” ne dönen Finlandiya’nın tarihe geçen bağımsızlık ve kalkınma öyküsünün anlatıldığı kitaptan alınmıştır.
Daha önce de bir yazımızda belirttiğimiz üzere;
“Atatürk kitabı okuduğunda Finlandiya’nın bu destan sayılacak başarısına hayran oldu ve derhal kitabın Cumhuriyet okullarında bir rehber kitap olarak okutulmasını ve özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti.”(***)
Türkiye Cumhuriyeti son on yıllardır nasıl bir yönetim altında Söyler misiniz?
Milli ve manevi değerlerimiz gittikçe erozyona uğruyor?
Manevi değer deyince, sadece “sahte dindarlığı” ön plâna çıkararak, “din simsarlığı” yoluyla kimler acaba neler, neler kazandı ve kazanmayı da sürdürüyorlar?
Peki, suç sadece yönetenlerde mi?
Halk nasıl olmalıdır sömürülmemek ve kullanılmamak için;
Buna yine Tolstoy un değerlendirmesiyle yanıt verelim.
“ Hayatı yaratan, olayların yönünü çizen ve bunların karakter ve rengini veren, tek başına şahıslar, yani Napoleonlar değildir; halkın bizzat kendisidir.”
Diğer taraftan, Thomas Carly’de diyor ki:
“Halk yerde yatan yürüyen saman gibidir, Büyük adamlar yani kahramanlar ise, gökten düşen, samanı tutuşturan, halkı canlandıran ve harekete getiren bir şimşek gibidir”
Bu iki anlamlı söylemi bir arada sentezlemeye çalışırsak:
Büyük adamlar, kahramanlar, gerçek vatansever önderler, Güneş ışığını, var olan ışıkları (halktaki eğer varsa cevheri, mücadele azmini) bir araya toplayıp odaklaştıran ve etkili bir ışık, güç haline getirenlerdir.
Kahramanlar, gerçek toplum önderleri; eğer halkta aradıkları ışığı, cevheri bulamazlarsa ışıkları toplayıp odaklaştıran, etkin hale getiren mercekler olma işlevlerini sürdüremezler.
Nasıl ki bir takımda oyuncularda, yetenek, teknik üstünlük ve kazanma azmi yoksa, dünyanın en iyi teknik adamını da getirseniz; o takımı ateşleyemez ve başarılı sonuçlara götüremezse; bıkmış, bezmiş, sünepeleşmiş, kabuğuna çekilmiş, sömürülmeyi kader sayan insanlardan oluşan milleti de (halkı da) ateşleyemez ve mücadeleye sokamazsınız…
Sonuç olarak
Bu satırların yazıldığı gün ve tarihte basında çıkan bir haberle yazımızı noktalayıp, takdir ve yorumu sizlere bırakalım:
“Hiç bu kadar fakirleşmedik.
Çocukların boğazından kesiyoruz.
TEPAV, UNİCEF ve Dünya Bankası tarafından ortaklaşa yürütülen araştırmaya göre, ailelerin dörtte üçünün geliri düştü.
Yoksul ailelerin neredeyse tamamı, elektrik, su ve gaz parasını ödeyemez duruma geldi.
Gıda tüketimlerinde kısıntıya gidildi.
Ailelerin yüzde 60’ı çocuk harçlıklarında tasarrufa yöneldi.”
Cumhuriyet – 30 Eylül 2009)
Ayni gün ayni gazetede ki bir başka haberde de şöyle deniyor;
Sonar Araştırma Şirketi’nin 1-20 Eylül tarihleri arasında yaptığı araştırmaya göre bugün seçim olsa AKP’nin oy oranı YÜZDE 34.
O halde başlığı tekrarlayalım:
ÜLKEDE TANYERİ AĞARIYOR… ŞAFAK SÖKÜYOR…
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com
(*) Beyaz Zambaklar ülkesi – Grigory Petrov – Alter yay. Syf: 52
(**) “ “ “ “ “ “ Syf: 53
(***) “ “ “ “ “ “ arka kapak